KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/964 Esas
- Karar no
- 2024/239 Karar
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 09/08/2024
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/07/2024 tarihinde kendi kullandığı otobüs ile davalı ...'ın yönetimindeki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, taraflar arasında aynı tarihli kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, davalı tam kusurlu olmasına rağmen tramerde bütün kusurun kendisine yüklendiğini beyanla kusurun davalıya ait olduğunun tespiti ile kaza tespit tutanağının iptaline, aracındaki hasarın tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/10/2024 tarih, ... Esas, ....yılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; meydana gelen trafik kazasına ilişkin düzenlenen 29/07/2024 tarihli kaza tespit tutanağının iptali ve meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereği hâkim, bir davada sadece tarafların ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonuçları ile bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların hukuki nitelendirmeleriyle sınırlı olmaksızın, kanunları resen uygulayarak iddia ve savunmadaki talepleri karara bağlamakla yükümlüdür. Tabi olacakları kurallar ile etki ve sonuçlarının belirlenmesi yönünden, taraflarca dile getirilen taleplerin hukukî nitelendirmesi büyük önem arz etmektedir. Başka bir ifadeyle, bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme ile uygulanacak kanun hükümlerini belirlemek hâkime aittir.
Somut olayda; davacının talebinin 29/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan araçların kusur oranlarının tespiti istemi olduğu, taraflar arasında tutulan tutanak yönünden belirlenen kusur tespitine ilişkin işlemin iptali için meydana gelen trafik kazasında kaza taraflarının kusurlarının tespitinin zorunlu olduğu göz önüne alındığında, davacı tarafça açılan davanın bir "tespit davası" olduğu sonucuna varılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 114/1-h maddesinde hukuki yararın bulunması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 115/1. maddesine göre de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracak, taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilecektir.
Yine 6100 sayılı HMK’nun 106. maddesinde tespit davasının açılabilmesi için gereken şartlar belirlenmiştir. Buna göre; tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği belirtilmiş, tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Davacının tespit davasına konu yapılan hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır. Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu, tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma diğer dava çeşitlerinden biri ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının dava açmada hukuki yararı yoktur.
Buna göre eda davası açması mümkün olan davacının, aynı konuda tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Yargıtay içtihatlarına göre; tek başına hüküm kurmak için yeterli olmayan ve yalnızca ispat vasıtası olan kaza tespit tutanağının tutulması ancak aksi ispat edilemediği sürece maddi durumu belirleyen kanıt olduğu kabul edilmektedir. Başka bir deyişle, kaza tespit tutanağı mahkemelerce çözümlenecek uyuşmazlıkların görümü sırasında o mahkemelerce değerlendirilecek olduğundan, kaza tespit tutanaklarına karşı kanunda doğrudan bir itiraz yolu ve iptal yolu düzenlenmiş değildir.
Uygulamada, tazminat davası açılması veya ceza soruşturmasının başlatılması durumunda kaza tespit tutanağına itiraz hâkime veya Cumhuriyet savcısına yapılmaktadır. Ayrıca doktrinde, henüz dava söz konusu değilse, kaza ile ilgili delillerin tespiti maksadıyla delil tespiti isteyerek, kaza yerindeki maddi deliller ile varsa tanık anlatımlarının tespiti ve kusur durumunun belirlenmesinin istenebileceği kabul edilmiştir.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde.
2918 sayılı KTK'nun “Trafik kazalarına el koyma ve bilirkişilik” başlığını taşıyan 83. maddesine göre kaza tespit tutanağının kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir belge olduğu, aksinin her zaman her türlü delille ispat edilebileceği, tutanaktaki bilginin aksinin tanık anlatımları ve diğer delillerle kanıtlanmasının mümkün olduğu, kaza tespit tutanaklarına karşı kanunda doğrudan bir itiraz yolu ve iptal yolu düzenlenmemiş olması,
aksi her zaman ispat edilebilecek belge niteliğinde bulunması ve mahkemelerce çözümlenecek uyuşmazlıkların görülmesi sırasında o mahkemelerce değerlendirilecek olması ve uygulamada tazminat davası açılması veya ceza soruşturmasının başlatılması durumunda kaza tespit tutanağına itiraz edilebileceği, davacının tespitini istediği 29/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu yönündeki iddiasını kendisinin açacağı ya da aleyhine açılacak bir davada ileri sürmesinin mümkün olduğu gözetildiğinde 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/1. maddelerine göre davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır (Bkz.
Aynı yönde Yargıtay 4. HD'nin 21/05/2024 tarih ve 2023/2148 E. - 2024/4992 K. sayılı. 25/05/2021 tarih ve 2021/956 E., 2021/1643 K. Sayılı ilamı ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 Tarih ve 2022/2209 E. - 2024/2113 K. sayılı ilamı).
6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi gereğince, dava şartı eksikliği nedeniyle taraflar davet edilmeden de dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/964, K. 2024/239, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama