KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Esas no
- 2024/985 Esas
- Karar no
- 2025/206 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
1.831 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. numarasına kayıtlı takip başlatıldığını, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilininin böyle bir borcu bulunmadığını, şöyle ki; müvekkili ... İran vatandaşı olup kendisi İran'da ikamet ettiğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ....
E. sayılı dosyası ile aleyhinde icra takibi başlatıldığını haricen öğrendiğini, söz konusu icra takibine dayanak olarak 2.500.000,00 TL bedelli, lehtarı davalı ... bulunan ve keşidecisi müvekkili görünen senet gösterildiğini, takip konusu senetin, müvekkili tarafından daha önce 07.03.2020 tarihinde davalıya emanet olarak bırakılan bir kısım vekalet, tapu, şahsi ve ailevi sözleşme ve belgeler ile birlikte boş ve imzalı 52 adet senedin arasında teslim edildiğini,
söz konusu belgelerin ve müvekkilinin imzası bulunan boş senetlerin müvekili tarafından davalıya emanet olarak teslim edilmesinin asıl sebebinin ise Türkiye ve İran arasında ticaret yapmak isteyen müvekkilininin Türkiye'ye çok sık gidip gelememesinden dolayı ortak arkadaşları vasıtasıyla tanıştığı ve bu arkadaşlarıyla ticari ilişkileri bulunduğunu bildiği davalıyla zamanla aralarında güven ilişkisi oluşması ve müvekkilinin Türkiye'de aynı dili konuşabileceği ve güvenebileceği başkaca bir tanıdığının da olmaması olduğunu, hatta davalının, müvekkilini yönlendirerek Türkiye'de kazançlı ticaret yapmak istiyorsa,
müvekkili İran'da bulunduğu zamanlarda hızlı hareket edilmesi ve fırsatların kaçırılmaması için kendisine vekâlet verilmesi gerektiğini müvekkiline empoze ettiğini ve İran'dan yapılan para transferleri sırasında resmi nedenlerle engeller ortaya çıktığından Türkiye'de sözde mal alımı ya da ticaret yapılacak kişilere teminat olarak verilmek üzere emaneten kendisine boş ve imzalı senetler bırakılmasını istediğini, müvekkilinin de bahse konu senetle birlikte yer alan belgede belirtilen evrakları davalıya iyi niyetli ve saf duygularla teslim ettiğini ancak söz konusu senet,
davalı tarafından doldurularak kötü niyetli olarak takibe konu edildiğini, zaten söz konusu senetteki yazılar incelendiğinde bu durum açıkça ortaya çıkacağını, bu noktada özellikle müvekkilin söz konusu belgeleri davalıya verme sebebi onunla bir ticaret yapma amacı taşımamakta olup tamamen güven ve arkadaşlık ilişkisine binaen emanet olarak bırakmak istemesinden kaynaklandığını, dolayısıyla takip konusu senet, bir para mal, hizmet karşılığı veya ticari nedenlerle davalıya verilmediğini ve müvekkilinin davalıya karşı hiçbir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle uyarınca haklı davanın kabulüne ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ....
E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20 az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davalı müvekkili tarafından davacı aleyhine 23.06.2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile Küçükçekmece İcra Müd.'nün ....
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe konu bono 2.500.000,00 TL değil 2.000.000,00 TL bedelli olduğunu, davacının dava dilekçesinde takip konusu senedin 07/03/2020 tarihinde davalı müvekkiline emanet olarak bırakıldığından ve buna ilişkin olarak davacı yan ile davalı müvekkil arasında düzenlenen ve taraflarca imzalanan bir teslim yazısının varlığından söz etmişse de mahkeme dosyasına sunulan evrakın üzerinde bulunan imzanın davalı müvekkiline ait olmadığını, davacının dava dilekçesinde çelişkiler bulunduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber dava dilekçesinin 2.bölümünde "Hatta davalı,
müvekkili yönlendirerek.
Türkiye'de kazançlı ticaret yapmak istiyorsa, müvekkil İran'da bulunduğu zamanlarda hızlı hareket edilmesi ve fırsatların kaçırılmaması için kendisine vekâlet verilmesi gerektiğini müvekkile empoze etmiş ve İran'dan yapılan para transferleri sırasında resmi nedenlerle engeller ortaya çıktığından Türkiye'de sözde mal alımı ya da ticaret yapılacak kişilere teminat olarak verilmek üzere emaneten kendisine boş ve imzalı senetler bırakılmasını, istemiştir." demesinin hemen ardından "müvekkilin söz konusu belgeleri davalıya verme sebebi onunla bir ticaret yapma amacı taşımamakta olup,
tamamen güven ve arkadaşlık ilişkisine binaen emanet olarak bırakmak istemesinden kaynaklanmaktadır. " dediğini, aynı paragrafın içinde hem davalı müvekkilin davacıya ticaret yapması için senet vermesi gerektiğini hem de davacının bu senedi herhangi bir ticari amaç taşımadan davalıya verdiğini iddia ettiğini, söz konusu iddiaların mesnetsiz beyanlardan ibaret olduğunu ayrıca dava dilekçesinde davacının Türkiye ve İran arasında ticaret yapmak isteyen bir tacir olduğundan, davalı müvekkili ile arkadaş ortamında tanıştıklarından ve aynı dili konuşmaları sebebiyle davaya konu senedi davalı yana verdiği iddia edildiğini,
söz konusu iddialar hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ayrıca davalı müvekkiline sayılan tapu, senet, sözleşme ve vekalet gibi belgelerin teslim edildiği bir an için bile düşünülecek olursa davacı tarafından sunulan altındaki imza davalı müvekkile ait olmayan evrak teslim yazısında söz konusu belgelere ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmediğini, davacı her ne kadar takibe konu senedin davalı tarafından sonradan doldurulduğunu iddia etmiş olsa da söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında senedin sonradan doldurulduğu iddiasının yazılı olarak delillendirilmesi gerektiğinin kabul gördüğünü,
ilgili senedin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna ilişkin davacı yan tarafından herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, bu sebeple davacının ilgili senedin sonradan doldurulduğuna ilişkin iddiasının yersiz olduğunu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle davanın, öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması hasebiyle dava şartı noksanlığından kaynaklı usul yönünden reddine, mahkeme aksi görüşte olması halinde ise esasa ilişkin yapılacak inceleme neticesinde davanın esastan reddine,
işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı aleyhine İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu belgeleri davalı tarafa bırakma sebebi onunla bir ticaret yapma amacı taşımadığını, tamamen güven ve arkadaşlık ilişkisi doğrultusunda emanet olarak bırakmak istemesinden kaynaklandığını, dolayısıyla takip konusu senet, bir para, mal, hizmet karşılığı veya ticari nedenlerle davalıya verilmediğini ve müvekkilinin davalıya karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir para alışverişinin de olmadığını, işbu gerekçelerle huzurda açılan dava doğru şartlar altında açıldığını, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli değil,
Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, takip konusu senedin, ticari gerekçelerden dolayı değil, müvekkili tarafından daha önce 07.03.2020 tarihinde davalıya emanet olarak bırakılan; bir kısım vekalet, tapu, şahsi ve ailevi sözleşme ve belgeler ile birlikte boş ve imzalı 52 adet senedin arasında teslim edildiğini, bu sebeplerle davalı tarafın iddiasının soyut ve asılsız olduğunu, uzman bilirkişilerce yapılacak incelemeler sonucu imzanın davalı tarafa ait olduğunun açıkça anlaşılacağını, davalının imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz durumda olduğunu, bir diğer husus ise.
Türkiye ve İran arasında ticaret yapmak isteyen müvekkilinin Türkiye'ye çok sık gidip gelememesinden dolayı ortak arkadaşları vasıtasıyla tanıştığı ve bu arkadaşlarıyla ticari ilişkileri bulunduğunu bildiği davalıyla zamanla aralarında güven ilişkisi oluşması ve müvekkilinin Türkiye'de aynı dili konuşabileceği ve güvenebileceği başkaca bir tanıdığının da olmaması olduğunu, tarafların birbirlerine referans olan kişilerin yakın arkadaşları olması sonucu güven ilişkilerinin ilerlediğini, bu sürecin davalı tarafın bahsettiğinin aksine alelade ve bir anda oluşan güven ilişkisi olmadığını,
zamanla ve aradaki güvenilir kişiler vasıtasıyla meydana geldiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, güveni kötüye kullanmasının yanı sıra haksız, hukuksuz ve dayanaksız iddiaları ile müvekkilinden haksız kazanç elde etme gayreti içerisinde olduğunu, neticede davanın kabulüne ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ....
E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle.
Davacı yan dava dilekçesinde takip konusu senedin 07/03/2020 tarihinde davalı müvekkiline emanet olarak bırakıldığından ve buna ilişkin olarak davacı yan ile davalı müvekkili arasında düzenlenen ve taraflarca imzalanan bir teslim yazısının varlığından söz etmişse de mahkeme dosyasına sunulan evrakın üzerinde bulunan imzanın davalı müvekkiline ait olmadığını, huzurdaki davaya ilişkin delil olarak sunulan teslim yazısı üzerindeki müvekkile ait olduğu iddia edilen imzaya açıkça itiraz ettiklerini, davacı yan her ne kadar takibe konu senedin davalı tarafından sonradan doldurulduğunu iddia etmiş olsa da söz konusu iddia gerçeği yansıtmadığını,
ayrıca Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında senedin sonradan doldurulduğu iddiasının yazılı olarak delillendirilmesi gerektiğinin kabul gördüğünü, ilgili senedin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna ilişkin davacı yan tarafından herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, bu sebeple davacı yanın ilgili senedin sonradan doldurulduğuna ilişkin iddiasının yersiz olduğunu, davacının davaya konu senet üzerindeki imzasına itiraz etmediğini,
davacı yanın yegane amacının davacı yan adına kayıtlı taşınmazın cebri icra yoluyla satışını geciktirerek alacağın tahsilini akamete uğratmak ve müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek olduğunu, zira asıl amacın söz konusu taşınmazın satışının geciktirilerek davacı yanın Türk vatandaşlığı kazanmasını sağlamak oluğunu, öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması hasebiyle dava şartı noksanlığından kaynaklı usul yönünden reddine, mahkemenizin aksi görüşte olması halinde ise esasa ilişkin yapılacak inceleme neticesinde davanın esastan reddine,
işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı aleyhine İİK md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/05/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İİK' nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava konusunun; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibe esas 2.000.000,00-TL bedelli senetten ve ilgili icra dosyasından kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu görülmüştür. Yine, dava dilekçesinin neticeyi talep kısmında da, icra takibinin iptali de talep edilmiştir.
Dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.000.000,00-TL asıl alacak ve 85.400,00-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 2.085.400,00-TL alacağının % 15,75 avans faiziyle tahsili talep edilmiştir.
Dava konusu miktar 2.500.000,00-TL' dir.
Takibe konu bononun incelenmesinde; keşidecinin davacı, lehdarın davalı olduğu, 15/03/2022 vade tarihli, 15/01/2022 düzenleme tarihli ve 2.000.000,00-TL miktarlı olduğu görülmüştür.
Somut olayda: Takibe konulan senedin, bono niteliğinde olup tüm yasal unsurları barındırmakta olduğu; davalının davacının iddia ettiği hususları kabul etmediği, senet metnini talil etmediği, davalının lehdar olduğu, herhangi bir ceza soruşturması bulunmadığı, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir kanıt sunmadığı, kıymetli evrak niteliğindeki bononun illetten mücerret olduğu; davacının hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmadığı da görülerek, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının teslim yazısı üzerindeki imzaya itirazı mevcutsa da, senetten kaynaklı borcunun olmadığını davacı taraf ispat edemediğinden, ispat yükü üzerinde olmayan davalının bu iddiası kapsamında mahkememizce bu aşamada değerlendirme yapılmamıştır.
Davacının talebi üzerine verilen tedbir kararı uygulanmadığından, davalının yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/985, K. 2025/206, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama