KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/141 Esas
- Karar no
- 2025/136 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2025
Karar Metni
1.114 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili şirketin, 20.03.2024 tarihinde davalı belediye ile .....
(İhale Kayıt Numarası) ile "Erzak Yardım Paket Alımı İşi" konulu mal alımına ait sözleşme imzaladığını, sözleşmede yer alan tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işbu sözleşme gereği ve sözleşmede yer alan koşullara uygun olarak mal teslimleri gerçekleştirildiğini ve 27.03.2024 tarih ..... no.lu ve 16.619.323,76 TL bedelli fatura, 20.09.2024 tarih ..... no.lu ve 7.652.050,88 TL bedelli fatura tanzim edilerek davalı belediyeye gönderildiğini ve müvekkili şirket tarafından sözleşmenin ödeme yeri ve şartlarını düzenleyen 12.2.2 maddesi gereğince yazılı olarak ödeme yapılması talebinde bulunulduğunu,
dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalı belediye tarafından 05.07.2024 tarihinde 2.000.000,00- (iki milyon) TL ve 24.09.2024 tarihinde 500.000,00- (beşyüzbin) TL olmak üzere toplam 2.500.000,00- (ikimilyon beşyüzbin) TL ödeme yapıldığını ve geri kalan kısımla ilgili hiçbir ödeme yapılmadığını, işbu durum üzerine 20.03.2024 tarihli sözleşmenin 12.2.2 maddesi gereği beklenilmesi gereken 60 günlük sürenin dolmasının ardından davalı belediye aleyhinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ......
E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve fakat davalı tarafça haksız ve de kötü niyetle borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu, borçlu/davalı belediye tarafından yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağı olmamakla birlikte davalı yan işbu takibe konu borcun tamamından sorumlu olduğunu, yapmış olduğu itirazın iptali gerektiğini, neticede Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .....
E. sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı/borçlu belediye üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki "Erzak Yardım Paket Alımı İşi" sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Somut olayda: Davacının tüzel kişi tacir olduğu ve alacak talebinin ticari işletmesini ilgilendirdiği; ancak, davalının kamu idaresi olup, tacir olmadığı görülerek, ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.
HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ve mahkememiz yargı çevresinde (Her ne kadar hem görevsizlik hem yetkisizlik kararı aynı anda verilemeyecekse de, Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırlarının Büyükçekmece Adliyesi yargı sınırlarını da kapsaması sebebiyle) bulunan davalının adresi mahkemesi Büyükçekmece Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ..... · ¸e-imzalı · Üye ..... · ¸e-imzalı · Üye ..... · ¸e-imzalı · Katip ..... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/141, K. 2025/136, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama