KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Esas no
- 2025/266 Esas
- Karar no
- 2026/161
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/03/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 31.03.2026
Karar Metni
1.262 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı tarafın davacı taraf aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığını, takibin 27.12.2024 tarihinde kesinleştiğini, icra tehdidi altında 30.12.2024 tarihinde 407.345,77 TL ödediklerini, davalı tarafa herhangi bir borçları olmadığını, takibinin vade farkı faturalarına dayandığını, ödedikleri bedelin şimdilik 10.000,00 TL tutarının ödeme tarihi olan 30.12.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle:Taraflar arasında doğan ticari ilişki kapsamında davacıya kesilen satış faturalarının zamanında ödenmediğini, akabinde vade farkı faturaları düzenlediklerini, taraflar arasında teamül olduğu, dava konusu ödemenin icra baskısı altında yapılmadan ödendiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasından asıl alacak, faiz, takip masrafları dahil olarak 316.707,18-TL üzerinden icra takibi başlatılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle;.
Davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı taraf davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davalı tarafın takibe konu ettiği alacağın vade farkı faturalarına dayandığını, takip dosyasına haciz tehdidi altında 30.12.2024 tarihinde 407.345,77 TL ödeme yapıldığını, iş bu tutarın ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte istirdadını talep ettiği,
Davalı tarafın davacı taraf hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 229.209,00 TL asıl, 87.498,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 316.707,18 TL üzerinden 10.12.2024 tarihinde takibe geçtiği, dosya muhteviyatına sunulan 30.12.2024 tarihli takip dosyası kapak hesabında takip dosyasının bakiye borç miktarının 404.141,77 TL olduğu ve 30.12.2024 tarihli dekontta davacı tarafın takip dosyasına 407.345,77 TL ödediği, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı tarafa 229.209,10 TL borçlu olduğu,
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı taraftan 229.209,10 TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defteri defter ve kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini teyit ettiği ve her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacı taraftan 229.209,10 TL alacaklı olduğu, aşağıdaki tabloda takibe konu alacağın nasıl ortaya çıktığının belirtildiği,
Takibe Konu Alacak Özet Tablosu satış faturaları-tl | vade-fiyat farkı faturaları-tl ödeme-tl takibe konu alacak-tl 1.606.319,70 500.000,00 1.877.110,60 229.209,10 Netice itibariyle, Davacı taraf takibe konu alacağın davalı tarafın düzenlediği vade farkı faturalarına dayandığını iddia ettiği, Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2024 yılı mart ayına ait KDV dahil 500.000,00 TL tutarlı 2 adet vade-fiyat farkı faturasının olduğu, iş bu faturaların açıklama kısmına vade farkı-fiyat farkı diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği,
faturaların KDV dahil 300.000,00 TL olanın vade farkı, KDV dahil 200.000,00 TL olanın fiyat farkı faturası olduğu, Davalı tarafın düzenlediği iş bu vade-fiyat farkı faturalarına istinaden davacı tarafın 2024 yılı aralık ayına ait KDV dahil 500.000,00 TL tutarlı 2 adet vade-fiyat farkı iade faturası düzenlediği, Tarafların birbirine düzenlediği iş bu faturalardan sonra davalı tarafın 2 defa, davacı tarafın 1 defa daha olmak üzere aynı içerik ve tutarlar üzerinden 2024 yılı aralık ayında iade faturası düzenlediği, İş bu faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı,
imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği ve taraflarca BS-BA Formu ile beyan edildiği, Tarafların 2024 yılı ticari defter. ve kayıtlarında davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2024 yılı düzenlenen herhangi bir vade /fiyat farkı faturasının olmadığı ancak davalı tarafın 2024 yılı mart fiyat farkı f fin il 2024 ayında vade/fiyat farkı iade faturaları düzenlediği, Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın lı tarafa 229.209,10 TL nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, aleyhine icra takibi yapılan davacının icra tehdidi atında ödemek zorunda kaldığı bedelin davalıdan istirdadı davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü davalı üzerindedir. Zira esasında davacı borçlu olmadığından bahisle ödediği bedelin istirdadını talep etmektedir. Bu durumda davalı, alacaklı olduğunu iddia ettiğinden, alacak iddiasını ispat etmekle mükelleftir.
İddia ve savunmalar dikkate alınarak taraf defterleri incelenmiş ve inceleme neticesinde davacının kendisine düzenlenen vade-fiyat farkı faturalarının davalıya iade ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça defterlerine kaydedilen 2 adet toplamda 500.000,00 TL bedelli faturalar kendisine teslimden yaklaşık 9 ay sonra kendisince iade edilmişse de, bu faturalara itiraz süresinin kaçırılmış olması davalının davacıya bu konuda hizmet verdiğine karine teşkil etmeyecektir.
Zira söz konusu faturalar hizmet verilmesine ilişkin olmayıp vade-fiyat farkı faturaları olduğundan davalının bu hususu yan delillerle ispatlaması gerekmektedir. Dolayısıyla ispat yükü hala davalı üzerinde olduğundan kendisine yemin delili hatırlatılmış, yemin deliline dayandığından davacı şirket yetkilileri yemini edaya davet edilmişlerdir.
Davacı şirket yetkililerinin yemini eda duruşmasında eda ettikleri yemine göre, 300.000,00 TL'lik faturayı kabul etmedikleri fakat 200.000,00 TL'lik faturayı kabul ettikleri anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından davalının davacı aleyhine yapmış olduğu takibin cari ilişkiden kaynaklı toplam 500.000,00 TL'lik 2 adet faturadan bakiye kalan 229.209,00 TL üzerinden yapıldığı, söz konusu bilirkişi raporunun 11. sayfasındaki tespite göre satış faturaları toplamı olan 1.606.319,70 TL ile vade-fiyat farkı faturaları toplamı olan 500.000,00 TL'nin toplamından, davacının yapmış olduğu 1.877.110,60 TL'nin mahsubu neticesinde davacı borcunun 229.209,10 TL olarak kaldığı, bu durumda davacının esasında 270.790,90 TL'lik ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Bu aşamada davacı tarafça 200.000,00 TL 'lik fatura kabul edilmiş olmasına rağmen, bu fatura bedelinden daha fazla bir bedel olan 270.790,90 TL'lik ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu fazla ödemenin neden yapıldığına yeterli açıklık getiremediği dikkate alındığında söz konusu ödemenin kabul edilmeyen 300.000,00 TL'lik faturaya da ilişkin olduğu kanaatine varılmıştır.
Yine davacı tarafça dava dilekçesinde bir bütün olarak her iki faturaya da itiraz edilmesine rağmen yemini eda duruşmasında faturalardan birini kabul edilmesi dikkate alındığında yeminin bu aşamada ispat açısından bölünmesinin de mümkün olamayacağı, somut olay açısından davalının toplam cari ilişki içerisinde bakiye alacak için takip yaptığı gözetildiğinde davacının kabul ettiğinden daha fazla ödeme yapmasının da hukuki dayanaklarının ortaya konulamaması nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiği ve davacının esasında cari ilişki nedeniyle söz konusu faturalardan ötürü bakiye alacağının olduğu anlaşıldığından dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imza Hakim ... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/266, K. 2026/161, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama