KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/428 Esas
- Karar no
- 2025/960 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 20/05/2025
- Kararın yazıldığı tarih
- 08/12/2025
Karar Metni
1.429 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...... şirketinin yıllardır düğme ve fermuar sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin öncü firmalarından bir tanesi olduğunu, müvekkili firmanın, davalı firmadan satın almayı düşündüğü mal bedeli olarak 20.01.2025 tarihinde 1.250.000 TL ön ödeme yaptığını, ödeme yapıldıktan sonra malın gönderilmesi ile alakalı davalı firma müvekkilini sürekli oyaladığını, yapılan bu sistematik oyalamaya daha fazla dayanamayan ve malları alamayan müvekkilinin alacağına kavuşmak amacıyla Ankara ....
Genel İcra Müdürlüğünün .....
E. Sayılı dosyasından davalı aleyhine 1.250.000 TL anapara olacak şekilde icra takibi başlattığını, davalı firmanın takibe itiraz ettiğini ve müvekkiline herhangi bir borcu olmadığını iddia ettiğini, TTK hükümleri gereğince ticaret şirketlerinin tacir niteliğinde olduğunu, dolayısıyla yine TTK hükümleri gereği ticaret şirketleri tarafından yapılan her türlü işlemin ticari defter ve kayıtlarında belge ile kayıt altına alınmış olması gerektiğini, yani bir ticaret şirketinin mal satımı ve teslimi yaptığı anda alıcıdan alacaklı hale geldiğini,
davalı firma tarafından müvekkili şirkete yapılmış herhangi bir mal veya hizmet satışı ve tesliminin bulunmadığını, müvekkilinin davalıya ön ödeme yaptığını ama herhangi bir mal satın alamadığını, davalı tarafından da müvekkiline karşı herhangi bir mal veya hizmet satışı yaptığına dair fatura ve irsaliye de tanzim edilmediğini, davalı tarafın herhangi bir karşılığı olmadan sebepsiz bir biçimde zenginleştiğini, davalı tarafın ekonomik durumunun taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığından ve vadesi gelmiş bir borcu da takibe itiraz ederek ödemediğinden haklarının muhtel olmasının olası olduğunu,
işbu nedenle yargılamanın devamı süresince davalıya ait ödemenin yapıldığı banka hesabına ihtiyati tedbir konulmasını ve davaya konu paranın güvence altına alınabilmesi için davalının malvarlığı değerlerine uygulanması için ihtiyati haciz kararı verilmesini, huzurdaki davanın konusu netice itibariyle bir para borcunun ödenmesine ilişkin olduğunu, götürülecek borçların ifa yeri alacaklının yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle huzurdaki dava bakımından yetkili mahkeme müvekkilinin yerleşim yeri olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ilk olarak ihtiyati tedbir ve İhtiyati haciz taleplerinin kabulüne,
netice itibariyle davanın kabulüne, davalı borçlu tarafından Ankara ...... Genel İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, 20/01/2025 tarihli ödenen paranın iadesi nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Ankara Arabuluculuk Dairesinin ..... numaralı dosyasında; 16/04/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Ankara ...... Genel İcra Dairesi ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.250.000,00-TL ödenen paranın iadesi alacağı, (İstenen: Yıllık Reeskont Avans), 64.092,74-TL 20/01/2025-26/02/2025 tarihleri arası işleyen faiz alacağı olmak üzere toplam 1.314.092,47-TL alacak yönünden takibe başlandığı, davalı tarafça 08/03/2025 tarihinde müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığından Takibe konu borca, işlemiş faiz miktar ve oranlarına itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu etiiği "20.01.2025 tarihli ödenen paranın iadesi" nedeni ile davacının alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 20/08/2025 günü mahkememiz duruşma salonunda SMMM bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, inceleme gün ve saati davacı tarafa duruşmada tebliğ edilmiş, davalı tarafa usulüne uygun tebligat ile tebliğ edilmiş; bilirkişi tarafından sunulan 10/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; " Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı,
Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sunulan ticari defterlere göre davacının dava konusu ödemeden dolayı 1.250.000 TL tutarında davalıdan ALACAKLI olduğu, mahkemece duruşmada davalı ticari defterlerinin sunulmasına ilişkin ihtarat yapılmasına rağmen davalı yanın incelemeye katılmadığı, defteri kayıt ve belge ibrazında bulunmadığı, bu nedenle davalı defterlerini incelemenin mümkün olmadığı,
bununla birlikte icra takibinde davalı vekilinin “alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığı” yönünde itirazı bulunmakta ise de dosya kapsamında paranın iadesine ilişkin veya bir hizmet/mal tesliminin yapıldığına ilişkin belge bulunmadığından davalının bu iddiasının bu aşamada ispata muhtaç olduğu, mahkemece davacının talebinin mümkün olduğu yönünde karar verilmesi halinde davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 1.250.000,00 TL asıl alacak ve 64.092,47 TL (talep gibi) faiz olmak üzere toplam 1.314.092,47 TL olabileceği," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 gereği davacı alacaklı olduğunu ispat etmelidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
Davacının defterlerini ibraz etmiş, yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi itibari ile1.250.000,00-TL alacaklı durumda olup HMK 220/3 uyarınca davacının alacaklı olduğunu ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ...... ¸e-imzalı Hakim .... ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/428, K. 2025/960, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama