KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ağustos 2025
- Esas no
- 2025/722 Esas
- Karar no
- 2025/680
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 25/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26/08/2025
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı .... Sigorta Poliçesi ile sigortalıya ait ... Mah. ... Sk. No:19 D:7 Merkezefendi/Denizli adresli mahalde, 02.07.2023 tarihinde mutfak tezgah altı dolapta bulunan davalı/borçlu ...
Anonim Şirketi'nin sorumluluğunda olan su arıtma sisteminin su boşunun mukavemetini kaybederek yırtılması sebebiyle akan sular hasara sebebiyet verdiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden meydana gelen hasar 30.240,00-TL olarak tespit edilip muhatabına ödendiğini, bu ödenen 30.240,00-TL tutarındaki tazminatın ödeme tarihi olan 01/08/2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkil sigorta şirketi, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu,
olay sonucu sigortalıya ait mahalde meydana gelen zarara ilişkin müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporuna göre de davalı/borçlu ...
Anonim Şirketi'nin sorumluluğunda olan su arıtma cihazında bulunan borunun patlaması sonucu sızan suların sigortalı mahalde meydana gelen maddi zarara sebep olduğunu, bu sebeple borçlar Kanunu’nun m.49 sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacakları 30.240,00-TL hasar tazminatı bedelinin ödeme tarihi olan 01.08.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar/borçluların yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalılar/borçlular'ın itirazlarının haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olduğunu, itirazın iptali için dava sürecine geçilmek istendiğini ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinin “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü gereğince 16.07.2025 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ...
Arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu, bu kapsamda 31.07.2025 tarihinde yapılan toplantı neticesinde anlaşma sağlanamadığını, sonuç olarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından "... Sigorta" Poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen hasar bedelinin, halefiyete istinaden zarar sorumlusu olan davalı şirketten tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Buna göre, uyuşmazlık; 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın zarar sorumlusundan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Dava halefiyete dayalı olarak açıldığına göre davacının selefi olan dava dışı sigortalı taraf davalı aleyhine hangi mahkemede dava açacak ise o mahkemede dava açması gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. 3).
6502 sayılı yasanın 73. Maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için sözleşmesel ilişkinin bir tarafının tüketici ve diğer tarafının ise satıcı/sağlayıcı veyahut tek taraflı işlemlerde lehine taahhütte bulunulan kişinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; gerçekleşen riziko, gerçek kişi sigortalıya ait konutta davalı şirket tarafından satış ve montajı yapılan su arıtma sisteminin su boşunun mukavemetini kaybederek yırtılması sonucunda ev ve muhtelif eşyaların akan sulardan dolayı hasar görmesine ilişkindir.
Bu itibarla, davacı sigorta şirketinin sigortalısına halef olarak açmış olduğu işbu davanın hukuki sebebi, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki bir tüketici işlemi olan satış sözleşmesinin ayıplı ifasından kaynaklanmakta olup, davalıya karşı tüketici konumda bulunan sigortalıya halef olarak açılan davaya bakmak görevi tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 13.02.2024 Tarih ve 2023/2347 E- 2024/566 K. sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸E-imza Üye ... · ¸E-imza Üye ... · ¸E-imza Katip ... · ¸E-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/722, K. 2025/680, 26 Ağustos 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama