KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/75 Esas
- Karar no
- 2025/78 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/09/2024
Karar Metni
1.292 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ....
E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 70.000,00 TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, öncelikle senet fotokopisine çıplak gözle bakıldığında dahi yazı karakterlerinin farklılıklar arz ettiğini, senedin gelişi güzel doldurulduğunu, bedelin malen mi yada nakten mi olup olmadığının da belirtilmediği ve müvekkilinin haberi olmadan düzenlendiği ve doldurulduğunun açık olduğunu,
müvekkili tarafından kiralanan araç ile ilgili olarak tarafına imzalattırılan araç kiralama sözleşmesinde araç sahibinin ... vergi numaralı şirket olduğu yazılı olsa da müvekkilinin kiraladığı araç ruhsatında araç sahibinin .... isimli şahıs olduğunu, bu durumun dahi davalının başkasına ait bir aracı gerçek dışı bilgilerle düzenleyerek kiralama yaptığının ve kayıt dışı vergisiz gelir elde ettiğinin de ispatı durumunda olduğunu,
ancak müvekkili tarafından araç kiralanması ve kiralanan aracı teslim etmesinden sonra davalı tarafça haksız ve dayanaktan yoksun bir şekilde müvekkilinin bilgisi olmaksızın aleyhine düzenlenmiş olan 15.06.2024 düzenleme tarihli 03.07.2024 vade tarihli ve 70.000,00 TL. tutarındaki Sahte Senet ile kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla başlatılan icra takibi müvekkilinin annesinin oturduğu adresine, annesi tarafından tebliğ alınması ve bu durumdan müvekkilinin annesinden ayrı ...
Mah. ... Yolu .... Sok ... Sitesi E Blok Kat 2 Daire 51 Esenyurt/İstanbul adresinde yaşıyor olması sebebiyle bihaber olarak takibin kesinleştiğini belirterek, öncelikle teminatsız olarak veya müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Dava konusu takip dayanağının kambiyo senedi olması sebebiyle göreve ilişkin hususlar her zaman incelenebileceğinden görevli mahkeme TTK hükümleri gereğince Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olup mahkemenizce görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini, taraflarınca Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu ...'ya karşı 15.06.2024 tanzim ve 03.07.2024 vade tarihli 70.000,00.-TL. bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haklı alacağını tahsil etmek amacıyla kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurduğunu, akabinde borçluya karşı başlatılan icra takibinin davacı borçlu yönünden kesinleştirildiğini ve icra işlemlerine devam edildiğini, taraflar arasında olduğu iddia olunan temel borç ilişkisini kabul anlamına gelmemek kaydıyla temel borç ilişkisinin bu davanın konusu yapılmasının mümkün olmadığını,
davacı tarafın senette yer alan imzaya ilişkin itirazı bulunmasına rağmen; davacının, mahkeme dosyasına sunulan vekaletnamesinde yer alan imza ile senette yer alan imzası tamamen aynı olduğunu, çıplak gözle dahi imzaların aynı olduğunın kolaylıkla tespit edilebildiğini, imzanın etkin incelenmesi ve davacıya ait olduğunun tespiti adına Bilirkişi marifetine başvurulmasını, davacının kötüniyet tazminatının taraflarınca kabul edilebilir bir tarafı olmadığını, müvekkilinin takibe girişmekte kötü niyetli olmadığını,
kötü niyetle huzurdaki davayı ikame eden davacı-borçlu tarafın takip alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddine, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde kötüniyetli olan davacı hakkında alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2024 Tarih, .... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 27/01/2025 tarihli ara karar ile;"Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," hususunda davacı vekiline ihtaratlı davetiye çıkartılmıştır.
Davacı vekili 30/01/2025 tarihli uyap üzerinden sunduğu beyan dilekçesinde. Davanın Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) dava olduğu bir başka ifadeyle ticari nitelikteki menfi tespit davasına ilişkin ikame edilen dava olduğu, dava dilekçemizin sonuç kısmında da Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması ve ayrıca alacaklıya da müvekkilimin herhangi bir borcunun olmaması gerekçeleriyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğun zorunluluk arz etmemesi hasebiyle arabuluculuk başvurusu yapılmadığının değerlendirilmesi ve Yargıtay kararlarının da gözetilmesi ile ile sayın mahkemenin 27.01.2025 tarihli ara kararının rücu edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür.
Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır.
Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı)
5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekilinin arabuluculuk aslını mahkememize sunmadığı görülmüştür.
6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir.
Davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, davacı vekili sunduğu dilekçesinde "dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğun zorunluluk arz etmemesi hasebiyle arabuluculuk başvurusu yapılmadığının değerlendirilmesi" şeklinde beyanda bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, bu nedenle işbu dosyada arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/75, K. 2025/78, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama