KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/837 Esas
- Karar no
- 2025/792 Karar
- İş
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Talep tarihi
- 29/09/2025
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025
İlgili tarafından mahkememizde açılan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) çekişmesiz yargı işinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İlgili vekili talep dilekçesinde. Müvekkili ...'in, ...
İTH İHR VE TİC LTD ŞTİ firmasının yetkilisi olduğunu, şirkete ait .... bankası ... şubesi tarafından tahsis edilen ... ve ... numaralı çeklerin müvekkiline teslim edildikten sonra kaybolduğunu, şirket adına düzenlenen çekleri keşide etmek için imzaya yetkili kişinin müvekkili ... olduğunu, şirkete ait çek yapraklarının kötü niyetli insanların eline geçip kullanmaları ihtimaline binaen ... ve .... numaralı çek yapraklarının iptali için mahkemeye başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, zira söz konusu çekleri imzaya yetkili tek kişinin müvekkilinin olmasına rağmen başkası tarafından da imzalanma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu,
zira bilindiği üzere ticari hayatta bir kimse şirkete ait çek vermek için borçlusuna imzalama aşamasında kimse gerçek yetkilinin kim olduğunu araştırmadığını, şirket yetkilisi müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğunu, ...
Bankasına çeklerin kaybolduğu ve ödemeneden men prosedürü işletilmesi için başvuru yapıldığını ancak bankada mahkeme kararının talep edildiğini, ileride telafisi güç ve imkansız zararların oluşmaması için ... bankası .... şubesi tarafından tahsis edilen ..... ve ... numaralı çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve çeklerin iptaline karar verilmesini, ödemeden men yasağı kararıyla birlikte bankaya müzekkere yazılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstem; 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir.
6100 sayılı HMK'nun 320. maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında, somut olayın belirginliğine bağlı ve çekişmesiz yargı işi de olması sebebiyle duruşma açılmadan, Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olarak yargılama sonlandırılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır.
Çekin zayi edildiği durumlarda, 6100 sayılı TTK'nın 651/2. maddesinde iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil olduğunun belirtildiği; hamile bu hakkın tanınmasındaki amaç, kambiyo senedi vasfını haiz ve henüz ibraz edilmemiş çekten doğan hakkın, çekin elinde bulunması ihtimalinde hak sahibi olmayan üçüncü kişilerce kullanılmasının önüne geçmektir.
Her ne kadar talep eden ilgili mahkememize sunmuş olduğu talep dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; talep eden ilgilinin, iptali talep edilen boş çek yapraklarının keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğu, ilgilinin meşru hamil (alacaklı) sıfatının bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptali istem hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu,
keşideci-hesap sahibinin böyle bir talepte bulunamayacağı, yine iptali talep edilen imzasız çek yapraklarının kıymetli evrak niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmakla ilgilinin meşru hamil (alacaklı) sıfatı olmadığından ve imzasız çek yapraklarının kıymetli evrak niteliği de bulunmadığından dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle ilgilinin böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla talebin 6100 sayılı HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/837, K. 2025/792, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama