KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/162
- Karar No
- 2018/1703
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2018
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 3-
- Vekili
- Av.
- İhbar olunan
- —
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 05/05/2014
Karar Metni
1.540 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 18.09.2012 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın, yol sınır çizgisinin dışında ve banket üzerinde park halinde duran ... plakalı araca çarparak ......................'nun yaralanmasına sebep olduğunu, ...'ın hastanede hayatını kaybettiğini, ... mirasçılarının destekten yoksun kaldıklarını, ... ...nun yaralanıp uzun süre tedavi gördüğünü, mülkiyeti ...'ye ait aracın da hurda olacak şekilde hasar gördüğünü, kasko sigortasının ödediği tazminatın zararı karşılamaya yetmediğini,
davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek mahkemece tespit edilecek maddi tazminat için şimdilik toplam 51 Bin TL maddi tazminatın ve 230 bin TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini, tazminata ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalılar ...ve ... vekili davanın reddini istemiş, kısmi dava açılamayacağını, kazada davalı tarafın kusuru bulunmadığını, davacılara ait aracın yolun sağında duraklama kurallarına aykırı biçimde durduğunu, uyarıcı işaret konulmadığını, sürücünün tedbir almasına rağmen kazayı önleyemediğini, istenen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalıların ekonomik yıkımına neden olacağını, zarar kalemlerinin açıkça gösterilmediğini, ölüm nedeniyle elde edilen yararların tazminattan düşülmesi gerektiğini, anne babanın destek aldığının ispat edilmesini, araç hasarının kasko sigortası tarafından karşılandığını,
kusurlu tarafın tazminat isteyemeyeceğini, tazminatın sigorta şirketinden istenmesi gerektiğini, ticari faiz istenemeyeceğini ileri sürmüştür. Bu davalılar davanın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye de ihbarını istemişlerdir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili de davanın reddini istemiş, poliçe limiti ve kusur oranıyla sınırlı biçimde sorumlu olduklarını, bedeni zararlarda poliçe limitinin 225.000.TL ve araç zararlarında poliçe limitinin 22.500.TL olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, araç hasarı için kasko sigortacısına 21.249.TL ödeme yaptıklarını, davacı ...'nin maluliyetine ilişkin belge ve başvuru olmadığından ödeme yapılmadığını, kusurun, bedensel maluliyetin ve tazminat miktarının bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, desteklik hallerinin ispatı gerektiğini, ancak davacı tarafa kendi aktüerya hesaplarına göre 136.210.TL ödeme yapıldığını, bakiye poliçe limitinin 88.790.TL olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası sebebiyle destekten yoksunluk tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf maddi tazminatla birlikte ayrı ayrı manevi tazminat taleplerini de ileri sürmüş, sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Bu dava başlangıçta Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, anılan mahkeme bir kısım delilleri toplamış, kusur raporu aldırmış, tedavi kayıtlarını, nüfus ve SGK kayıtlarını celbetmiş, ekonomik sosyal durum araştırması yaptırmış, ve tanıklar da dinlenmiştir. Tekrarında yarar görülmeyen işlemler usul ekonomisi gözetirlerek tekrar edilmemiş, görevsiz mahkemede toplanan delillerle yetinilmiştir.
Haksız fiil sebebiyle tazminat davalarında temel olarak haksız bir fiilin varlığının ve haksız fiilde davalı tarafın kusurunun belirlenmesi gerekir. Ölümle sonuçlanan trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil aynı zamanda resen kovuşturulan bir suç niteliğindedir.
Olay sebebiyle davacılar murisinin ölümüne neden olduğu ileri sürülen davalı ...hakkında Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasıyla kovuşturma başlatılmış ve adı geçen sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Anılan dosyada sürücünün kusur durumunun araştırılması amacıyla alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/05/2013 günlü raporunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacılar murisinin kusursuz bulunduğu açıklanmıştır.
Ceza dosyasından alınan bilirkişi raporu hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmamakla beraber raporun dosya içeriğine uygun olması halinde hukuk hakimi tarafından da dikkate alınmasında yasal engel yoktur. Ancak kusurun hem kusurun oransal biçimde dağılımını belirlemek hem de ceza dosyasına daha önce alınan 28/09/2012 tarihli raporla adli tıp raporu arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla başka bir trafik bilirkişiden rapor alınması uygun görülmüştür.
Bilirkişi 21/10/2013 tarihli raporunda asli ve tali kusura ilişkin adli tıp raporuna bağlı kalmamış, davalı sürücünün %75, davacılar murisinin %25 oranında kusurlu olduğunu bildirmiştir. Bu görüş ve oran oluşa uygun bulunarak mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı ... ...'nun bedensel kazanma gücü kaybı iddiaları da araştırılmış, tüm tedavi kayıtları getirtilmiş ve Adli Tıp kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmıştır. 01/12/2017 tarihli raporda davacı ...'nin trafik kazasında yaralanması sebebiyle sürekli maluliyete uğramadığı, yaralarının araz bırakmadan iyileştiği, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Keza davacı ... ...'nun araç hasarına ilişkin iddiası da değerlendirilmiş, bu hususta makina mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. 22/03/2018 günlü rapora göre araçta meydana gelen hasarın toplam bedeli 28.333,00-TL dir. %75 kusura denk düşen davalı tarafın sorumluluk miktarı ise 21.249,75-TL tutarında olacaktır.
...'dan destek aldığı iddia edilen davacıların zararlarına ilişkin olarak davacıların talep edebilecekleri destekten yoksunluk tazminat miktarları yönünden bilirkişi raporu alınmıştır.
Aktüerya hesabından anlayan bilirkişi heyeti sigorta tarafından ödenen bedelleri güncelleyerek tazminat hesaplarından tenzil etmek suretiyle hazırladığı 09/04/2018 tarihli ek ve nihai raporunda denkleştirme sonrasında davacı annenin talep tavanının 80.100,26-TL, babanın talep tavanının 38.256,44-TL, çocuk Melike'nin 40.062,28-TL, çocuk ...'in 53.399,68-TL, dul eş ...'in 51.011,21-TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Davacı eş ile çocukların murisin desteğinden yararlandıkları konusunda bir tereddüt yoktur. Çocukların yaşları ve halen öğrenci olmaları nazara alındığında babalarından maddi destek görecekleri izahtan varestedir. Murisin gelirine ilişkin yeterli delil sunulmadığından asgari ücret üzerinden yapılan bu hesaplama mahkememizce uygun görülmüştür. Keza anne babanın da destekten yararlandığı kabul edilmiştir.
Raporda diğer davacı ... ...'nun tazminat talebine de yer verilmiş, maluliyeti bulunmayan davacının üç haftalık tedavi süresine göre 470,66-TL zararı olduğu, kusura göre zarar miktarının 352,99-TL olacağı, ayrıca 75,00-TL de yol masrafından tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Bu davacıya ilişkin zararlar sigorta şirketi tarafından daha önce ödenen kısımlar mahsup edilerek hesaplanmıştır.
Dava sürerken davacı taraf ...Sigorta A.Ş. Hakkında davadan feragat ettiğini bildirmiş ve bir sulh protokolü sunmuştur. Sulh protokolünde ... ...'nun araç hasarına ve bedensel zararına ilişkin kısımlar da zikredilerek toplam 162.091,05-TL ödeme yapıldığı yazılıdır.
Davacı taraf sigorta şirketinden aldığı kısımlar sebebiyle şirket hakkındaki davasındaki davasından feragat etmişse de sürücü ve işleten (malik) hakkındaki davasını sürdürmüştür. Dolayısıyla sigorta şirketi hakkındaki feragat diğer davalılara sirayet etmemiştir. Ancak sulh aşamasında ödenen kısımların masraf ve ücret-i vekaletleri de bulunduğundan bu husus mahkememizce dikkate alınmıştır.
Davacı tarafa sigorta şirketinden aldığı toplam ödemenin hangi davacının hangi talebi yönünden mahsup edileceği konusunda süre verilmişse de davacı taraf bu konuda net bir açıklama yapmamış, bu sebeple davacıya yapılan uyarı çerçevesinde herbir davacının alacak miktarı ile tahsil edilen toplam alacak miktarı oranlanmak suretiyle hesap yapılmıştır. ... ...'nun zararının tamamı bu ödeme içinde zikredildiğinden onun yönünden dava konusuz kalmıştır.
Çocuklarını, eşini ve babalarını kaybeden davacıların her birinin ayrı ayrı ağır manevi zarar ve üzüntüye maruz kalacağı herkesçe malumdur. Olağan hayat tecrübesine uygun olan bu durum ayrıca ispatı gerekmez. O halde davacı ile aynı evde yaşayan ve birinci derece hısımlık ilişkisi bulunan davacılar için makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekir. Manevi tazminat kararlaştırılırken hem davalı tarafın olaydaki kusuru hem de tarafların ekonomik durumları dikkate alınmıştır. Ölüm gibi ağır bir sonuç sadece eş ve çocukları etkilemez. Anne ve babayı da etkilediği malum olduğundan, ... mirasçıları lehine manevi tazminata hükmedilmiştir.
Manevi tazminat hükmedilirken sehven davacı ... ...'nun manevi tazminat talebi konusunda hüküm kurulması unutulmuştur. Kazada kendisi yaralanan ve yakınını kaybeden davacı ... ... yönünden de manevi tazminatın kabulü gerekir. İstenen manevi tazminat makul oranda olduğundan buna ilişkin kısım tam kabul ile sonuçlanması gerekirken mahkememizca yapılan hata sonucunda bu hususta hüküm kurulmamıştır.
Masraf ve vekalet ücretleri hesaplanırken Sigorta şirketince yapılan ödemeler içinde bunların da bulunduğu gözetilerek sorumluluk sadece davalılara yüklenmiş, kabul edilmeyen kısımlar yönünden dava konusuz kalmış olsa bile davacıların haklı olduğu gözetilerek masrafların tamamından davalılar sorumlu tutulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/162, K. 2018/1703, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama