KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2019
- Esas no
- 2015/320 Esas
- Karar no
- 2019/383
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
2- ... - ... Mirasçıları:
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... -
DAVALILAR
1- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... 2-
VEKİLİ : Av. ... -
3- ... - ...
DAVA
Trafik Kazası Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 06/03/2015
KARAR TARİHİ : 01/04/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde sürücüsü ..., maliki ... olan davalı ...Ş.'ye sigortalı 16 ... 63 plaka sayılı aracın 08/11/2014 tarihinde Ankara istikametinden Bursa yönüne giderken kaldırım üzerinde seyyar satıcılık yapan müvekkili ...'a çarparak hayati tehlike doğuracak şekilde yaralanmasına ve konuşma yeteneğini yitirmesine, bedensel kazanma gücü kaybına neden olduğunu, bundan dolayı fazlaya ait hakları saklı tutularak şimdilik 500. TL maddi tazminatın, davacı ... için 50.000. TL ve eşi ... için 15.000. TL toplam 65.000.TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, manevi tazminat yönünden sigorta şirketi dışında kalan davalılardan maddi tazminatın ise tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI ... CEVABINDA
Davalı ... vekili ise, müvekkili ... 16 ... 63 plakalı aracın ruhsat maliki ise de, aracı uzun süreli olarak ...'a kiraladığından 2918 SK nun 85. maddesi gereğince aracı işleten sıfatının uzun süreli kiracıya geçtiğini, yargı kararlarına göre aracı işletenin ... olduğunu, ayrıca aracın ...'dan hırsızlık yoluyla ele geçirilip diğer davalı ... tarafından kullanıldığı nazara alınarak kendileri yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmaktadır.
DAVALI ...Ş. CEVABINDA
Davalı ... vekili dava konusu kazaya karışan 16 ... 63 plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, bu nedenle poliçe sorumluluklarının bulunmadığını, dava açılmasına sabebiyet vermediklerini, temerrütlerinin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhinde masraf, faiz ve avukatlık ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini savunmaktadır.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün kusurunu, meydana gelen zararı, zararla kusur arasındaki illiyet bağını ve uğradığı zararın miktarını ispat etmelidir.
Davacı ...’ın bir trafik kazasında ağır yaralandığı sabittir. Olay aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem olduğundan davalı sürücü hakkında ceza kovuşturması başlatılmıştır. Olayın meydana geliş biçimine bakıldığında taşıt yolunun dışında yol kenarında duran yayaya çarpan sürücü ...’nın tam kusurlu olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Kazada yaralanan ve yolun dışında kokoreç satmakta olan ...’ın kusurlu bir hareketi yoktur. Ceza kovuşturması sırasında alınan rapor da bu yöndedir.
Kazada ağır yaralanan ve dava sürerken vefat eden ...’ın tedavi süresince çalışamayacağı sabittir. Vefatına kadar geçen sürede çalışamayan ... gelir elde etmekten mahrum kalmıştır. Vefatından önce dava açtığı nazara alındığında, hem maddi hem de manevi tazminat hakları mirasçılarına intikal edecektir.
Bu sebeple eldeki dava sadece ...’ın yaralanmasından ölümüne kadar geçen süreyi kapsayacak biçimde ele alınmıştır. ...’ın kazadan kaynaklanan yaralanmaları sebebiyle ve daha iyileşemeden vefat ettiği adli tıp raporu ile sabit olmuştur. Daha açık bir ifade ile ...’ın ölümü ile trafik kazası arasında yeterli illiyet bağı vardır. Fakat eldeki dava ölüm sebebiyle mirasçılar tarafından açılan bir dava değildir.
Yukarıda da açıklandığı üzere yaralanması sebebiyle birlikte yaşayan ve eşine bakmak zorunda kalan ... ile, tedavi süresince çalışamayan ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava sürerken vefat gerçekleştiği için dava ile elde edilecek hak ve talepler mirasçılara geçmiştir. Nitekim davacı ...’un vefatından sonra mirasçıları davaya devam etmiştir. Veraset ilamının bir örneğinde yeni vekaletname dosya arasındadır.
...’ın yaralanma sebebiyle ağır manevi zarara uğradığı, büyük bedensel ve ruhsal acılar çektiği olağan hayat tecrübesi ile sabittir. Bunun ayrıca ispatı gerekmez. Davacının manevi tazminat isteği haklı ve yerindedir. Hükmedilen tazminat mirasçılarına verilecek ise de bu tazminat müteveffa ile birlikte yaşayan kişilerin isteyebileceği ve bizzat kendi manevi zararlarından doğan manevi tazminat değildir. Murisin kendi manevi tazminat hakkının mirasçılarına intikalinden ibarettir.
Keza ...’ın manevi zararı da dava tarihindeki duruma göre değerlendirilmiştir. Açık bir ifade ile hükmedilen tazminat Ayben’in eşinin ölümünden kaynaklanan tazminat değil, ölümü öncesinde yaşanan acı ve üzüntüye istinaden verilen ve eşinin bakım ve tedavisi ile ilgilenmek zorunda kalan birinin uğrayacağı manevi zarar gözetilerek takdir edilen bir tazminattır.
Bu sebeple tazminat miktarı takdir edilirken ölüm olgusuna göre değil yaralanma olgusuna göre değerlendirme yapılmış, kısmen kabul kararı verilmiştir.
Keza ...’ın kazadan vefatına kadar geçen sürede çalışmadığı ve bir gelirden mahrum kaldığı sabittir. Bu maddi tazminat aktüerya hesabından anlayan bir bilirkişiye hesaplattırılmış, 17.10.2018 tarihli rapor alınmıştır. Rapora göre kazadan vefatına kadar en az %80 oranında malul olan, yatalak biçimde evde bakılan ... toplam 26.426,28₺ kazançtan mahrum kalmıştır.
Davacı taraf talebini bu miktar üzerinden ıslah etmiştir. Islah miktarı ve başlangıçta istenen miktar nazara alındığında maddi tazminata ilişkin davanın 26.426,18₺ üzerinden kabul edilmesi gerekir. Ancak kısa kararın okunması sırasında sehven ıslahla artırılan miktar zikredilmiş, bu durum bir maddi hata da olsa, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak kaygısıyla düzeltme yapılmamıştır.
Davalı ... aracın maliki ise de işleten sıfatı yoktur. ...’un vergi kaydına bağlı olarak araç kiralama işi yaptığı, aracı da dava dışı ... isimli kişiye kiraladığı anlaşılmaktadır. Kira bedeli için fatura kesilmiş, sözleşme yapılmış ve hatta teminat senedi dahi alınmıştır. Aracın ez az altı aylık bir dönem için kiralandığı dikkate alınarak, uzun süreli kiralama sebebiyle malikin işleten sıfatının ortadan kalktığı, işleten sıfatının kiracıya geçtiği kabul edilmiş ve ... yönünden maddi ve manevi tazminat davası reddedilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/320, K. 2019/383, 1 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama