KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2015/924
- Karar No
- 2018/291
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Esas no
- 2015/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
2- VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2- VEKİLİ : AV. 3-
VEKİLİ : AV
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/07/2015
KARAR TARİHİ : 07/03/2018
Mahkememize açılan tazminat davasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 13/11/2014 tarihinde davalı şirkete ait ve ...'un sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın müvekkillerine ait ... plakalı motosiklete çarpması sonucu müvekkillerinin yaralanmasına neden olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusurlu bulunduğu, kaza ile ilgili ...
9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyası ile ceza davasının devam ettiği, söz konusu kazada davacıların ağır şekilde yaralandıkları uzun süre tedavi gördükleri, işlerine gidemedikleri, maddi ve manevi zarara uğradıkları bu nedenlerle öncelikli olarak davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile banka nezdindeki tüm aktifleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 750,00 TL, davacı ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 90.000,00 TL, davacı ... için 9.000,00 TL olmak üzere toplam 99.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN CEVABI
Davalı ...
İnşaat ve ... vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş, olay sebebiyle açılan ceza davasının henüz kesinleşmediğini, ...'a verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi için ...'da olduğunu, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, olayda ...'un kusurlu olmadığını, zira Karayolları tarafından açılan ve şantiye araçlarının kullanması için tahsis edilen yoldan sağa dönmek isterken emniyet şeridi üzerinde seyir eden bir motosiklet üzerindeki davacıların araca çarparak yaralandıklarını, ceza dosyasında olayın oluşu ve kusur konusunda yeterli araştırma yapılmadığını,
karayolundan sağa dönüş için açılan yolda sağa dönüş yasağını gösteren tabela varsa da şantiyeye başka giriş çıkış yolu bulunmadığını, bu durumda Karayolları Genel Müdürlüğünün de kusurlu olabileceğini, emniyet şeridinden gelen davacıların kusurlu olduğunu, davalı aracının sağından geçmeye çalıştıklarını, iddialarının aksine davalı sürücü Eşref'in dönüş sinyalini açtığını, kazadan sonra da yaralılarla da ilgilendiğini, davacıların gelirine ilişkin iddialar ve manevi tazminata ilişkin taleplerin haksız olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest dava trafik kazası sebebiyle destekten yoksunluk tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf maddi tazminatla birlikte ayrı ayrı manevi tazminat taleplerini de ileri sürmüş, sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Haksız fiil sebebiyle tazminat davalarında temel olarak haksız bir fiilin varlığının ve haksız fiilde davalı tarafın kusurununu belirlenmesi gerekir.
İki kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil aynı zamanda bir suç niteliğindedir. Olay sebebiyle davacıların yaralanmasını neden olduğu ileri sürülen davalı ... hakkında ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/ - E.K. sayılı dosyasıyla kovuşturma başlatılmış ve adı geçen sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu kararın kesinleşmesinin beklenmesinde yarar görülmemiştir. Zira kazanın oluşu konuusnda tereddüt bulunmamaktadır.
Ceza dosyasından verilen mahkumiyet sadece olayın oluşu yönünden mahkememizi bağlayacaktır. Kusur oranı yönünden taktir hakkı ve delil araştırma imkanı hukuk hakimine aittir. Anılan ceza dosyasından alınan 17/03/2015 günlü bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğu açıklanmıştır.
Ceza dosyasından alınan bilirkişi raporu hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmamakla beraber raporun dosya içeriğine uygun olması halinde hukuk hakimi tarafından da dikkate alınmasında yasal engel yoktur. Ancak davalı tarafın ileri sürdüğü itirazlar nazara alınarak ve özellikle kusurun oransal biçimde dağılımını belirlemek amacıyla başka bir trafik bilirkişiden rapor alınması uygun görülmüştür.
Trafikçi bilirkişi 10/05/2017 tarihli heyet raporunda ceza dosyasında alınan rapordan farklı bir görüş bildirmiştir. Bu rapora göre davalı sürücü ... %80 ve davacı sürücü ... %20 oranında kusurludur. Bu görüş ve oran oluşa uygun bulunarak mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davalı taraf bu kusur oranını da kabul etmemekle birlikte Karayolları Genel Müdürlüğüne de kusur izafe edilmesi gerektiği görüşündedir. Ancak kusura etki eden temel sebebin davalı sürücünün sağa dönüş yasağına rağmen dönüş yapması değil, dönüş manevrasını uygun biçimde yapmaması olduğu ortadadır. Sağa dönüş yapan ve doğrultu değiştiren araçlar arka sağ taraflarından gelen araçları dikakte alarak tedbirli davranmalıdır.
Davalı sürücünün beyanlarından motosikletle banketten seyir eden iki kişinin varlığından haberdar olduğu anlaşılmaktadır. O halde her ne sebeple olursa olsun bankete girmiş yahut emniyet şeridinden seyir eden araçların varlığını dikkate alarak tedbirli dönüş yapmalıdır. Trafik işaret levhasına riayet etmemiş olması en fazla idari para cezasını gerektirebilir. Kazaya neden olan şey bu uyarı levhasını ihlal etmek değil, sağa dönüş manevrasını usulüne uygun yapmamaktır.
Buna karşılık davacı tarafta bulunan motosiklet sürücüsünün de banketten seyir etmesi, yol sınır ve işaretlerine dikkat etmemesi bir kusur sebebidir. Bu itibarla ceza dosyasından alınan rapor yerine mahkememizden alınan rapor uygun bulunmuştur. Unutmamak gerekir ki motosiklet sürücüsü banketten değil, sağ şeritten ve takip mesafesine uyarak seyir etmiş olsaydı bu kaza yaşanmayacaktı.
Fakat banketten gelen bir aracın varlığını fark eden ve belki de bir süre önce yanından geçmiş olan bir aracın banketteki motosikleti dikkate almaması asıl kusur sebebidir. Delillerin toplanması aşamasında davacıların talep edebilecekleri maddi tazminat miktarları yönünden ve sigorta hukuku açısından bilirkişi raporu alınmıştır. Bu rapor aralarında kusur konusunda görüş bildiren trafikçi bilirkişi ile hazırlanmış 10/05/2017 tarihli heyet raporudur.
Heyette her bir uzmanın kendi alanında görüş bildirdiği nazara alınarak kanaatler ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Anılan raporda kazadan yaralı kurtulan davacı ...'in efor kaybındna kaynaklanan bedensel zararının karşılanmayan kısmının 1.329,88 TL olduğu ve kusur oranına göre talep tavanının 1.063,90 TL olacağı açıklanmıştır.
Kazada daha ağır yaralanan ve meslekte kazanma gücünü %100 oranında kaybetmiş olan davacı ...'in talep edebileceği tazminat miktarı 669.443,71 TL olarak hesaplanmış ve kusur indirimi ile tavanın 535.554,97 TL olduğu belirtilmiştir. Sigorta poliçe limiti ise 268.000 TL'dir. Bundan sonraki hayatını bir destek ve bakıcı yardımıyla sürdürebilecek olan davacı ...'in bakıcı gideri talep etmek imkanı da vardır. Bilindiği gibi bedensel zarar kalemi ile tedavi gideri kalemi ayrıdır.
Sigorta klozları esasına göre bakıcı gideri tedavi giderleri kapsamındadır. Bilirkişi hesabına göre davacı ...'un bakıcı gideri 621.351,52-TL'ye ulaşacaktır. Davalıların bu bedelin yarısından sorumlu olacağı öngörülmüş, kalan yarısından da %20 kusur tenzili yapılarak talep tavanınn 248.541 TL olacağı taktir edilmiştir. Davacıların gelirine ilişkin yeterli delil sunulmadığından asgari ücret üzerinden yapılan bu hesaplama mahkememizce uygun görülmüştür.
Bir motosiklet kazasında yaralanan davacıların her birinin ayrı ayrı ağır manevi zarar ve üzüntüye maruz kalacağı herkesçe malumdur. Olağan hayat tecrübesine uygun olan bu durum ayrıca ispatı gerekmez. Ancak kazanın sonuçları itibariyle her bir davacının ayrı miktarlarda zarara uğrayacağı kabul edilmelidir. Davacılar için makul bir manevi tazminata hükmetmek gerekir.
Nispeten hafif yaralanan ...'in manevi tazminat talepleri kısmen kabul görmüş, buna karşılık ömür boyu tam maluliyet haline düşen davacının istediği manevi tazminat makul görülerek talebi tam kabulle karşılanmıştır. Davalı sigorta şirketi maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumludur ve daha önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmelidir. Diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi faizin başlangıcına esas alınmıştır.
Davalı sürücünün kendi eyleminden kaynaklanan sorumluluğu yanında işleten sıfatını taşıyan ... İnşaat Ltd. Şti.'nin kanundan kaynaklanan sorumluluğu vardır.
Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/924, K. 2018/291, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama