KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1417
- Karar No
- 2018/1416
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/11/2016
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine 28/10/2016 tarihinde 10/01/2014 düzenleme tarihli 10/11/2014 vade tarihli 21.108,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/12/2014 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/01/2015 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/02/2015 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 15/10/2015 düzenleme tarihli 25/01/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli, 15/10/2015 düzenleme tarihli 25/02/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli altı adet bonoya dayalı olarak ...
6. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takip alacaklısı şirkete icra takibine konu edildiği miktarca bir borcunun bulunmadığını, davacının davalı şirketten inşaat malzemeleri satın aldığını, yapılan bu ticaret kapsamında taraflar arasında cari hesap oluşturulduğunu, müvekkili ile davalı tarafın satın alınan inşaat malzemeleri bedelinin ödenmesine ilişkin olarak 15/10/2015 tariinde adi yazılı şekilde sözleşme imza edildiğini,
bahsi geçen bu sözleşmede müvekkilinin davalı şirkete olan borçları karşılığında 140.000,00 TL değerindeki " ... ili ... ilçesi ..." dairenin devrini ve 25/01/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 25/02/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli iki adet bono vereceğini taahhüt ettiğini, davalı tarafın da bu sözleşme gereği geriye dönük olarak müvekkilinin borcunun kalmayacağını kabul ettiğini, sözleşmenin hükümlerinde bu şekilde mutabık kalındığını, iş bu sözleşmenin aslının davalıda olduğunu,
davalı tarafın müvekkilinin borçlu olmadığı 4 adet senetle birlikte sözleşme aslını müvekkiline iade edeceğini de taahhüt ettiğini ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğini, söz konusu taşınmaz davalı tarafa teslim edilerek protokol gereği müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, ayrıca sözleşmede bahsi geçen senetlerin davalıya verildiğini ve bu senetlerin de icra takibine konu edildiğini, ancak davalı tarafça sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini,
davalının kötü niyetli olarak aradaki bu sözleşmeye ve taahhüdüne aykırı olarak protokolden önce yine aynı borca ilişkin vermiş olduğu elindeki eski tüm bonoları da icra takibine konu ettiğini, 25/01/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 25/02/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli iki adet bono bakımından borçlu olduklarını kabul ettiklerini ve bedellerini ödemeye hazır olduklarını, ancak 10/01/2014 düzenleme tarihli 10/11/2014 vade tarihli 21.108,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/12/2014 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/01/2015 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli,
07/11/2014 düzenleme tarihli 20/02/2015 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli bonoların taraflar arasındaki sözleşme gereği bedelsiz kaldığını belirterek bu bonolar yönünden boçlu olmadıklarının tespitine ve davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olması sebebiyle alacağın %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı tarafın davaya cevap vermediği anlaşıldı.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava kambiyo senedinden kaynaklanan ve takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır.
15/10/2015 tarihli sözleşme gereğince belirtilen taşınmazın davalı adına tescilinin sağlandığı, yine 15/10/2015 tarihli adi sözleşmenin bir sureti davalı şirkete gönderilerek sözleşme altındaki imza konusunda davalı şirket beyana davet edilmiş, imzanın şirket yetkilisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı sorulmuş, süresinde beyanda bulunulmadığı takdirde imzanın kendilerinden sadır olmuş sayılacağı hatırlatılmış, yapılan ihtara rağmen davalı şirket tarafından mahkemeye bir beyanda bulunulmamıştır.
Bu suretle usulen imzaların davalıya ait olduğunu kabul etmek gerekir.
Yine davacı vekili; bir uzlaşı arayışı çerçevesinde taraflar arasında 11/11/2016 tarihli protokol şartlarında anlaştıklarını ve imza altına aldıklarını, bu protokol gereği 10/01/2014 düzenleme tarihli 10/11/2014 vade tarihli 21.108,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/12/2014 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/01/2015 vade tarihli 50.000,00.-TL bedelli, 07/11/2014 düzenleme tarihli 20/02/2015 vade tarihli 50.000,00.-TL, 25/01/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 25/02/2016 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli altı adet bonoya dayalı olarak ...
6.İcra Dairesinin 2016/... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle asıl alacak, vekalet ücreti ve icra dosyasından kaynaklanan tüm fer'i alacaklar karşılığında davacı müvekkili tarafından 90.000,00 TL ödeneceğini, bu miktar ödendiğinde müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu kalmayacağını, ...
6. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden harçları da yatırarak feragat edeceğini davalı şirketin kabul ettiğini, protokol gereği davalı şirkete 90.000,00 TL ödemenin de gerçekleştirildiğini beyan etmiştir.
11/11/2016 tarihli protokol ve 11/11/2016 tarihli tahsilat makbuzu davalı şirkete tebliğine ve bu protokolün geçerli olup olmadığı, gönderilen tahsilat makbuzu uyarınca tahsilatın gerçek olup olmadığı ile protokol altındaki imzanın kendilerinden sadır olup olmadığı konusunda beyana davet edilmesine karar verilmiş; aksi halde davacı iddialarında olduğu gibi taraflar arasındaki protokolün geçerli kabul edileceği ve bu protokol gereğince tahsilatın yapıldığının kabul edileceği hususu bildirilmiştir.
Bu ihtar davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı süresi içerisinde beyanda bulunmamıştır. Bu suretle usulen imzaların davalıya ait olduğunu, taraflar arasındaki protokolün geçerli ve bu protokol gereğince tahsilatın yapıldığını kabul etmek gerekir. Davacı taraf senetlerin bedelsizliğini yukarıda açıklandığı suretle ispatlamış olmasına rağmen davalı yapılan tüm ihtarlara cevap vermemiştir.
Davalı elinde protokol olduğu halde ve protokol gereği bedeli tahsil ettiği halde senetleri takibe koymasında kötüniyetli kabul edilmiş ve aleyhine kötüniyet tazminatına da karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1417, K. 2018/1416, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama