KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/377
- Karar No
- 2019/1117
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Esas no
- 2016
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/03/2016
Karar Metni
1.341 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde 27/03/2008 tarihinde meydana gelen ... plakalı ve ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında davacı ...'nın yaralandığını, kazada ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, bununla ilgili ceza soruşturmasının Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile karara bağlandığını, davalı Çınarcık Belediye Başkanlığının işleten sıfatı ile, diğer davalının da zorunlu sigortacı sıfatı ile sorumlu olduğunu, yaralanan davacının bir dizi ameliyat geçirerek yoğun bakımda tedavi gördüğünü, bedensel hasarlarının halen ve tamemen iyileşmediğini, kaza anında 1.000-TL olan maaşının halen 1.800-TL olduğunu, bedensel kazanma gücündeki kayıp ve hasar kaybı sebebiyle şimdilik 150.000-Tl maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini, sigorta şirketinin poliçe limiti olan 80.000-TL ile sınırlı sorumlu tutulmasını, sigorta şirketi açısından dava tarihinden,
diğer davalı açısında kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, olayda ağır manevi zarara uğrayan davacı ve bakım ve tedavisi sırasında hamile olan eşi ve çocuğu için manevi tazminat hükmedilmesi gerektiğini, bu sebeple ... için 80.000-TL, eşi ... için 40.000-TL ve müşterek çocuk ... için 30.000-Tl olmak üzere toplam 150.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediye başkanlığından tahsilini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı sigorta şirketi davanın reddi gerektiğini savunmakta, dava hakkının zaman aşımına uğradığını, sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, maluliyet oranın da heyet raporu ile belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı Çınarçık Belediye Başkanlığında davanın zaman aşımın uğradığını, bunun bir hizmet kusuru olması sebebiyle davanın idari yargı yolunda görülmesi gerektiğini, ambulansın Belediye Başkanlığına ait olmasına rağmen ... Sağlık A.Ş. tarafından kullanıldığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, işleten sıfatını taşınmadıklarını, çünkü araç üzerinde fiili hakimiyetlerinin bulunmadığını, araç sürücüsünün belediye çalışanı olmadığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE:Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunduğundan görevli mahkeme ticaret mahkemesidir.
Bu tür davalarda ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı trafik kazasını, davalının kusuru ile kaza arasındaki illiyet bağını, kazadan kaynaklanan zararın miktarını ispat etmelidir. Davacının yaralanmasına neden olan bir trafik kazasının varlığı konusunda tartışma yoktur. Üzerinde durulması gereken ilk mesele kusur dağılımıdır. Davalının kazada kusurlu olup olmadığı ve kusur oranı ispat edilmelidir. Ancak somut olayda davacı kazaya karışan araçlardan biri olan ambulans içinde yolcu konumundadır ve ambulanstaki hastaya hizmet veren sağlık teknikeridir. Kazaya tesir edecek bir hareketi bulunmadığından davacı yönünden kusur araştırmasına gerek yoktur.
Olay aynı zamanda bir ceza soruşturmasının konusudur. Olay sebebiyle Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinde ceza kovuşturması yapılmış, ... E. .............. K. sayılı ilamla kazaya karışan ambulansın sürücüsü tam kusurlu bulunmuştur. Ceza dosyasındaki bilgilere göre ambulans sürücüsü kırmızı ışık ihlali yapmış olup kaza anında siren ve tepe lambası yakmadan süratle kavşağa girerek diğer sürücüleri uyarmamış olmakla tam kusur takdiri yerindedir.
Davalı tarafın zamanaşımı def’i konusunda bir değerlendirme yapmak gerekir. Davaya konu haksız fiil 27.03.2008 tarihinde meydana gelmiştir. Haksız fiil zamanaşımı fiile ve faile ıttıla tarihinden itibaren iki yıl ve her halükarda on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak fiil aynı zamanda suç teşkil etmekteyse ve ceza zamanaşımı daha uzunsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Karayolları Trafik Kanununda da buna paralel bir düzenlenme yapılmıştır.
Somut olayda trafik kazası 27.03.2008 tarihinde meydana gelmiş, dava da 18.03.2016 tarihinde açılmıştır. Yani Karayolları Trafik Kanununda ön görülen on yıllık azami süre dolmamıştır. Kaldı ki olayda bir kişinin öldüğü ve davacının da ciddi biçimde yaralandığı nazara alındığında eylemin T. C. K. 85’inci maddesi kapsamında kalacağı ve ceza zamanaşımının yine T. C. K. 66/1-d maddesi gereğince on beş yıl olacağı açıktır.
Her iki davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def’i haksız olduğundan mahkememizce dikkate alınmamıştır.
Keza Karayolları Trafik Kanununun 110’uncu maddesi çerçevesinde davalı Çınarcık Belediye Başkanlığı vekilinin yargı yoluna yönelik itirazı da yerinde değildir.
Bu aşamadan sonra tüm tedavi evrakları da getirtilerek Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor alınmak istenmişse de, Bursa ATK Şube Müdürlüğü yaralanmanın kapsamına göre raporun İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınmasının daha doğru olacağını bildirmiştir. Bunun üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan davacının bedensel kazanma gücü kayıp oranı konusunda rapor alınmıştır. 28.11.2018 tarihli rapora göre davacının bedensel kazanma gücü kaybı %18’dir. İyileşmesi ise on iki aya kadar uzayabilir.
Bu husus da tespit edildikten sonra bu kez aktüerya hesabından anlayan bir bilirkişiden davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı konusunda rapor alınmıştır. 01.04.2019 tarihli rapora göre davacının maddi zararı 247.499,23.TL’dir. Ancak bundan SGK tarafından ödenen rücua tabi ödemeler tenzil edilmelidir. Ancak getirtilen kayıtlara göre rücua tabi bir ödeme yoktur. Bu konuda bilirkişiden 06.05.2019 tarihli ek rapor da alınmıştır.
Davacı taraf bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarını esas alarak maddi tazminat talebini ıslah etmiştir. Bu aşamada da ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı tartışması gündeme gelmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere ıslah tarihi itibariyle halen on beş yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Davalı sigorta şirketinin ıslaha karşı beyanında ileri sürdüğü zamanaşımı def’i haksızdır.
Davalı Çınarcık Belediye Başkanlığı vekili işleten sıfatları olmadığını ileri sürerek davanın husumet yönünden reddini istemişse de bu savunma yerinde görülmemiştir. Çınarcık Belediyesi aracın malikidir. Mülkiyet işleten sıfatına karinedir. Bunun aksi ispat edilmelidir. Yani Çınarcık Belediyesi aracı uzun süreli bir kiralama yoluyla başkasına devrettiğini, işleten sıfatının bu kişiye geçtiğini belgelemelidir. Ambulansın bir özel bir sağlık kurumuna uzun süreli bir sözleşme ile devredildiğine dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Bir tahsis yapılmış olabilir ancak tahsisin süresi ve mahiyeti, malikin araç üzerindeki yetkilerinin ne oranda kısıtlandığı belli değildir. O halde malik durumundaki davalı Belediye bu kurtuluş beyyinesinden yararlanamaz.
Davacının SGK tarafından çalışabilir bulunması ve maluliyet sebebiyle özel işleme tabi tutulmaması eldeki dava yönünden belirleyici değildir. SGK malul saymasa ve herhangi bir ödeme yapmasa bile davacının maluliyeti sağlık kayıtları ve adli tıp raporu ile sabittir.
Toplanan tüm deliller mahkememizce değerlendirilmiş, özellikle maddi tazminat açısından bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hakkaniyete uygun bulunmuştur.
Davacının yaralanması sebebiyle acıya ve manevi zarara uğradığı kabul edilerek manevi tazminata da hükmedilmiştir. Olağan hayat tecrübesi ile sabit olan bu hususu davacının ayrıca ispat etmesi gerekmez. Keza davacı birlikte ikamet eden, onun bakımı ile ilgilenen, gerektiğinde uykusuz kalan, kendi hayat konforundan fedakarlık eden ve sevdiği bir yakınının acısını hissederek kendisi de acı çeken aile bireylerinin manevi zarara uğrayacağı izahtan varestedir. Mahkememizce davacıların olaydan etkilenme derecelerine, olayın ağırlık ve mahiyetine uygun görülen bir manevi tazminata hükmedilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/377, K. 2019/1117, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama