KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/694
- Karar No
- 2018/1279
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2018
- Esas no
- 2015/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
2- 3- 4- VEKİLLERİ :Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ :Av 2- 3- VEKİLİ :Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/12/2015
KARAR TARİHİ : 10/10/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 25/09/2015 tarihnide meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracı kullanan sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle davacılar murisi ...'ın vefat ettiğini, diğer davalı ...'ın malik sıfatıyla sorumlu olduğunu, aracın sigortası bulunmadığından ... da sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, her bir davacı için 50.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın sürücü Volkan ile araç sahibi ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı ... davanın reddi gerektiğini, pazarlarda günlük ücretle çalıştığı için istenen tazminatları ödeyecek gücü olmadığını, ceza dosyasında kusurlu sayılmışsa da bunu kabul etmediğini, zira karanlık bir ortamda koyu renk giysi giyen ...'ın yeterince görünür olmadığını, yaya geçidi bulunmadığını, yayanın fark ettiğinde geç olduğu için fren yapamadığını, direksiyon manevrasıyla kurtulmaya çalıştığını, sert bir biçimde çarpmamasına rağmen yayanın yaşlı olması sebebiyle hastanede vefat ettiğini, olay yerinde bulunanlardan korkarak kaza yerini terk ettiğini ileri sürmüştür.Davalı ... davanın reddini istemiş ,
istenen tazminatları ödeyecek gücü olmadığnı, aracı bir haftalığına eski eşine ödünç olarak verdiğini, sigortayı da eşinin yaptıracağını, kazanın oluşu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığın ıbeyan etmiştir. ... kendilerine başvru şartı yerine getirilmediğinden davaınn reddi gerektiğini , belgelerin tebliğ edilmediğini, kusurla sınırlı biçimde sorumlu olduklarını, ... tarafından yapılan ödemelerin tazminattan tenzilini , faiz ve yargılama giderleri isteklerinin haksız olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: davalı ... yetkiye ilişkin ilk itiraz ileri sürmüştür. Ancak kazanın meydana geldiği yer itibariyle mahkememizin yetkili bulunduğu nazara alınarak yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil sebebiyle tazminat davasıdır. Bilindiği gibi trafik kazalarında kimi zaman müterafik kusur söz konusu olabilmektedir. Kazanın oluşumuna tesir eden asli kusurlu hareket yanında karşı tarafın da tali bir hareketle zararın doğumuna yahut ağırlaşmasına sebep olması mümkündür. Bu durumda tazminatlar belirlenirken müterafik kusurlar nazara alınmalıdır. Somut olayda da her iki taraf kusurun karşı tarafta olduğunu ileri sürmektedir.
Olayın aynı zamanda bir suç teşkil eden haksız fiil niteliğinde olması sebebiyle davalı ... aleyhine ceza kovuşturması başlatılmıştır. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sonucunda davalı ... tali kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kusurun niteliği bu şekilde belli olmuş ancak oranı konusunda bir rapor bulunmadığı nazara alınarak hem ceza dosyasında tespit edilen kusur durumları esas alınarak kusura dair oranların tespiti hem de davacıların talep edebileceği destekten yoksunluk maddi tazminat tutarları konusunda dosya bir makine mühendisi- trafik güvenliği uzmanı , bir sigorta uzmanı ve bir aktüer bilirkişiden oluşan heyete tevdii edilerek 07/03/2018 tarihli rapor alınmıştır.
Bu raporda davacılar murisi müteveffa yaya ...'ın %60 oranında asli kusurlu ve davalı sürücü ...'in %40 oranında tali kusurlu olduğu açıklanmıştır. Bu rapor esas olarak mahkememizin değerlendirme ve kanaatine de kısmen uygundur. Ancak olayın meydana geliş biçimi itibariyle davalı sürücüye atfedilen kusurun fazla olduğu kabul edilmelidir. Davalı sürücüye atfedilen temel kusur tedbirsiz dikkatsiz araç kullanmak ve hız sınırlarını aşmaktır.
Halbuki olayda hız sınırlarını aşıldığına dair hiçbir delil yoktur. Hızın aksi ispat edilmekdikçe sınırlar dahilinde olduğu öngörülmelidir. Öte yandan sürücünün aniden gelişen olay karşısında ne tür bir tedbir alması gerektiği halde almadığı için tedbirsiz ve dikkatsiz olduğu açıkça gösterilmemiştir. Kaldı ki asıl kusurlu hareket dikkatsizce karşıya geçen davacıların murisi müteveffa yayadadır. Yol üstünlüğü davalı sürücüdedir.
Kanaatimizce olayda davalı taraf daha cüzi bir oranda tali kusurlu kabul edilmelidir. Bu nedenle bilirkişinin %40 oranında verdiği kusur oranına iştirak edilmemiştir.
Mahkememizce davacılar murisi müteveffa yaya ...'ın %80 oranında asli kusurlu ve davalı sürücü ...'in %20 oranında tali kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Mahkememizce seçilen bilirkişi heyeti ayrıca davaya konu kaza tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı talep eden ...'ın ... yaşında, ...'ın ise ... yaşında bulunması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerini, ... maddi ve manevi tazminat sorumluğunun bulunmadığını belirtmişlerdir.Dosyadaki tüm deliller bir arada değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede müteveffa yaya, kazada ağır biçimde asli kusurludur. Davacıların kaza tarihi itibariyle yaşları dikkate alındığında destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri gibi davalı araç sürücüsünün kusuru tek başına zararlı neticeyi doğurmaya el verişli bir hareket olmadığı da gözetilmiş, davacıların cenaze ve tedavi masraflarına ilişkin maddi tazminat talepleri de yerinde görülmeyerek maddi tazminata ilişkin talep reddedilmiştir.
Ancak davalının kazadaki müterafik kusuru yanında tarafların ekonomik ve sosyal durumları itibariyle manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü uygun görülmüştür. Davacının çocukları bu manevi zarardan etkilenecektir. Bu durumda onlar yönünden çok yüksek olmayacak bir manevi tazminata hükmetmek hakkaniyete uygundur.
Katip · e-imzalı Hakim · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/694, K. 2018/1279, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama