KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2016/750
- Karar No
- 2018/1278
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İflasın Ertelenmesi
- Dava tarihi
- 02/06/2016
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememize açılan İflasın Ertelenmesi davasının açık yargılamasında,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dilekçesinde özetle, davacı şirketin ... Ticaret Siciline kayıtlı olarak faaliyet gösterdiği, şirketin mali durumunun dışarıdan tayin edilen ... ... tarafından rapor edilmesi konusunda ortaklar kurulu kararı alındığı, alınan rapora göre şirketin borca batık olmadığı halde kefalet sebebiyle borca batık duruma düşeceği, bu sebeple İİK. 179. ve TTK. 377.
Maddeleri gereğince iflasın ertelenmesi yoluna başvurulmasının uygun görüldüğü, 2008 yılında kurulan şirketin kısa sürede yüksek ciro hedeflerine ulaştığını, ... ... tarafından düzenlenen rapora göre şirketin aktiflerinin pasiflerinden fazla olduğunu, ancak grup şirketlerinden ... Teks. Ltd. Şti'ne olan kefaletinden ve ... Teks.'in ödeme güçlüğüne düşmesinden dolayı ve piyasa koşulları nedeni ile aktif ve pasif dengesi bozularak huzurdaki dava açıldığını, ...
Teks. tarafından da ...
2.ATM nin 2016/ Esas sayılı dosyasında iflasın ertelenmesi davası açıldığını, şirketin 2016 yılının sonunda ciro hedefine ulaşacağını ancak kefalet riski sebebiyle bu yapının bozulacağını, kefalet borçlarıyla birlikte şirketin 952.759,72 TL borca batık göründüğünü, iflasın ertelenmesi halinde durumun düzeltilmesinin mümkün olacağını ileri sürerek şirkete bir kayyım atanarak ve gerekli tedbirler alınarak iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest dava borca batık durumundaki sermaye şirketinin iflasını isteme şartları oluşmasına rağmen durumun düzeltilebilme ihtimalini ileri sürerek açtığı iflasın ertelenmesi davasıdır. Bu dava hasımsız dava niteliğinde olduğundan ve bu nedenle hasımsız olarak açıldığından alacaklılar vekilleri katılma dilekçeleri sunarak iflasın erteleme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davanın açılmasına müteakip derhal bir bilirkişi heyeti görevlendirilerek şirketin borca batıklık halinin ve durumun düzelme ihtimalinin değerlendirilmesi açısından bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti 22/06/2016 tarihli raporunda şirketin mali durumunu analiz etmiş, tüm aktiflerin ve borçların bir arada değerlendirilmesi gerektiği ve davacı tarafın suni bir borca batıklık hali yaratmasını engellemek amacıyla mevcut borçların incelenmesi gerektiği anlatılmıştır.
Bu çerçevede davacı şirketin kayıt ve defterleri incelenmiş, kasada 31/03/2016 tarihinde 55.630 TL olduğunun bildirildiği, buna karşılık mizanda bu kalemin 468.489,05 TL olduğu, bilançodaki bu tutarın düzeltilmesi gerektiği, gerçekte maliyet unsuru olmalarına rağmen belgelendirilemeyen giderlerin ortaklara borçlar hesabında yahut kasa mevcudunda gösterilmesinin de doğru olmadığı belirtildikten sonra olması gereken kasa tutarının 1.430 TL olduğu açıklanmıştır.
Şirketin çekle düzenlenen borçları ve alacakları ile birlikte banka hesapları da incelenmiştir. Tahsil kabiliyeti olmayan senet ve çeklerin bilançodan çıkartılması durumunda bakiye senetli alacak miktarı 3.063.611,96 TL'dir. Bankalar hesabı toplamı 140.698,72 TL olarak belirlenmiş, diğer hazır değerler bakiyesinin 4.387,03 TL olduğu alıcılar hesabında da 2.529.547,10 TL bakiye bulunması gerektiği belirlenmiştir.
Bilirkişilerin görüşüne göre stok kalemi de 2.749.324,28TL, verilen sipariş avansları 1.171.367,21 TL'dir. Raporda duran varlıklar da hesaba katılmıştır. Buna göre şirketin varlıkları toplamı 10.125.418,72 TL, kısa ve uzun vadeli borçlar toplamı 10.414.382,53 TL'dir. Bu durumda şirket 288.963,81 TL borca batık durumdadır. Raporda iyileştirme projesinin uygulanabilirliği de denetlenmiş, kefil olunan ...
Limited Şirketinin borçlarının büyük ölçüde tamamlanacağı, 2016 yılı sonunda her iki şirketin birleştirilmesi yoluyla bir bütünlük sağlanabileceği, projenin samimi ve uygulanabilir bulunduğu, tüm olumsuz durumlara rağmen şirket satışlarının düşmediği, banka borçlarının uzun vadeye yayılması gerektiği açıklanmıştır. Yukarıda özetlenen rapordan anlaşılacağı üzere şirket esasen diğer grup şirketinin borçlarından kaynaklanan kefalet sebebiyle borca batık hale gelmiştir.
Batıklığın yüksek oranda olmaması ancak şirketin bir süre nakit akışında sorunlar yaşanabileceği nazara alındığında tedbirler verilerek davanın devamının uygun olacağı taktir edilmiş ve şirkete bir kayyım atanmıştır. Şirketin mali durumunun ve üçer aylık periyotlarla raporlanması ve bu suretle şirketin durumunun takip edilmesi uygun olacaktır. Kayyım tarafından hazırlanan 02/09/2016 tarihli ilk raporda şirketin borca batıklığının, 454.602,20 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda şirket borçluluğunun arttığı görülmektedir. Davacı taraf bu artışın ortaklara borçlar hesabından kaynaklandığını, bir kredi geri ödemesi için ortakların şahsi mallarının borç tasfiyesinde kullanıldığını, ortaklarında 208.000 TL tutarında sermaye artışı yaptığını, borçların ödenmesi için çalışmaların sürdüğünü, bir kısım alacaklılarla protokoller imzalandığını açıklamıştır.
Dava sürerken 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sebebiyle ... şartları devreye girmiş ve iflasın ertelenmesini yasaklayan kanun hükmünde kararname devreye girmiştir. 669 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapan 673 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 10/3-A maddesi gereğince duruşmanın ertelenmesine karar verilmiştir.
Bu erteleme işlemleri ...'in devamı müddetince tekrarlanmış ve bu arada şirketin mali durumu üçer aylık raporlar halinde hazırlanan kayyım raporundan denetlenmeye devam edilmiştir.İlk bakışta şirketin ciddi bir borca batıklığı bulunmadığı ve şirketin bir yıllık erteleme sonucunda durumunun düzelebileceği görülmektedir. Ancak şirket faaliyetine devam etmekle birlikte süreç içinde durumunda ciddi ve nitelikli düzelme yaşanmamıştır.
Yalnızca 29/08/2017 günlü kayyım raporunda da anlaşılacağı üzere bir önceki döneme göre gözle görülür bir iyileşme yaşandığı belirtilmiştir. Şirketin durumu zaman içerisinde yaşanan iyileşme oldukça sınırlı bir düzeyde kalmıştır. Umulan nitelikli iyileşme sağlanamamıştır.
Kayyım tarafından hazırlanan 31/08/2018 tarihli raporda 2018 yılında ciddi bir iyileşme bulunmadığı, sadece işletme giderlerini ve çalışan ücretlerinin ödendiği, geçmiş yıllara yönelik geri ödeme için ciddi bir tasarruf sağlanmadığı borca batıklığın yükseldiği, iyileşmenin devam edemediği, kefalet borçlarının şirketi zora düşürdüğü, bir önceki döneme göre ciddi bir gerileme yaşandığı açıklanmıştır.Tüm bu hususlar mahkememizce bir arada değerlendirildiğinde şirketin iflas ertelemesi tedbirlerinin korumasından istifade ederek iki yıla yakın bir zaman kazandığı, iflas ertelemesiyle elde edebileceği imkanı fazlasıyla kullandığı,
ancak borca batıklıktan kurtulamadığı ortaya çıkmıştır. Kural olarak davacının talebi kısa sürede kabul edilmiş ve iflas ertelenmiş olsa idi, şirkete uzatmalarıyla birlikte en fazla iki yıllık erteleme süresi sağlanabilirdi. Bu süre mahkememizce verilen tedbirlerin devamıyla birlikte değerlendirildiğinde fazlasıyla kullanılmıştır. Şirket iyileştirme projesini başarıyla tamamlayamamıştır.
Karar tarihi itibariyle kalkmış ve yukarıda zikredilen kanun hükmündeki kararnamenin getirdiği kısıtlamalar da ortadan kalkmış olduğundan davanın esastan karara bağlanması uygun görülmüş, aktif/pasif dengesine göre küçük sayılabilecek bir miktar dahi olsa borca batık durumunda görülen sermaye şirketinin iflasının ertelenmesi talebinin reddi ile iflasına karar verilmesi uygun bulunmuştur.
Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/750, K. 2018/1278, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama