KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/798
- Karar No
- 2018/1360
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Ticari Şirket
- Dava tarihi
- 19/04/2016
- Karar tarihi
- 17/10/2018
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde özet olarak davacının ...
Orman Ürünleri Dış Ticaret Ltd.Şti'nin %25 oranında hissedarı olduğunu, aile şirketi olan bu şirketin üç ortaktan oluştuğunu, davacı ile davalı ...'in kayınpeder-damat olduklarını, üçüncü ortağın ise davalını yiğeni olduğunu, davalının baştan beri şirketi tek başına yönetmek istedğini, davacıyı saf dışı bırakmak istediğini, hisselerini devretmek için baskı yaptığını, hisselerine yanaşmayan davacının hisselerini ele geçirmek için taklit imza kullanarak çeşitli işlemler yaptığını, sermaya artışına gittiğini, bu şekilde davalının paylarının arttığını, davacının hisse senetlerinde değişim olmadığını,
sermaye arttırımlarının kötü niyetli ve davacıyı zarara uğratmaya yönelik olduğunu, sahte imzalı işlemleri sebebiyle Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, yapılan kovuşturma sonucunda davalı hakkında ceza verildiğini ancak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, yine davalının sahte imza ile şirket müdürü konulu ortaklar kurulu kararı aldığını, buna ilişkin davanın ...
3.Asliye Ceza Mahkemesinde derdest olduğunu, yapılan tüm sahte işlemlerin yok hükmünde olduğunu, hisse devri için aile tarafından yapılan baskılara dayanamayan davacının sermaye arttırımlarından habersiz olarak 20/07/2012 tarihinde hisse-devir sözleşmesi imzalamayı kabul ettiğini, bu iş için davacıya şirkete ait 5.000.000.-TL bedelli bir çek verildiğini, ancak çekin icra takibine konulması aşamasında haksız biçimde imza inkarı yapıldığını, ancak ödenmiş sermayesi 7.500.000.-TL olan şirketteki davacı payının sermaye oranı nazara alındığında hisselerinin 1.871.250.-TL olduğunu, ancak ...
4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/... esas sayılı dosyasından alınan şirket aktif varlıklar toplamına ilişkin rapora göre davacı payının 9.057.046,18.-TL olacağını, davalı tarafından gerçekleştirilen usulsüz sermaye artışları sebebiyle davacı payının düşürüldüğünü ileri sürerek yok hükmündeki sermaye artışları sebebiyle davacı hisse paylarının azaltılmasından kaynaklanan zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi tarafından yapıalacak hesaplar neticesinde arttırılmak kaydıyla şimdilik 1.000.-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının şirketteki hisslerini devretmesi sebebiyle davada taraf ehliyeti bulunmadığını, ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/... esas sayılı dosyasının bu gerekçe ile reddedildiğini, sermaye arttırımları için sahte imza içeren işlemler yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, sermaye arttırımının oybirliği gerektirmediğini, sahte imzanın herhangi bir yarar sağlamayacağını, sermaye artışlarından hisse devri sırasında haberdar olunduğu iddiasının doğru olmadığını, genel kurul kararlarının iptali için ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyasından vazgeçtiğini, sermaye arttırımlarından 14 yıl sonra haberdar olunduğu iddiasının makul olmadığını, davacının 2003 tarihinde bir ihtar çekerek şirket hisselerinin devredeceğini bildirdiğini, bu aşamada sermaye ve pay durumlarından haberdar olması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava şirketteki payları ne devrederek ayrılmış olan eski Ortağın açtığı sermaye artırımının iptali ve alacak davasıdır. Kural olarak şirket ortaklığından ayrılmış bir kişinin daha önceki sermaye artırımlarının iptaline ilişkin dava açması mümkün değildir. Bu hak yalnızca şirket ortakları tarafından kullanılması mümkün olan bir haktır.
Ancak davacı taraf şirketteki hisselerini devrederken bu sermaye artışlarından haberdar olmadığını bu sebeple paylarını olması gerekenden daha düşük bir bedelle devrettiğini ileri sürmektedir. O halde davanın temelinde hile ve gabin iddiası yatmaktadır.
Davacı taraf hileli sermaye artışları ile payı oranının düşürüldüğünü, şirketteki payını çok daha düşük bir bedelle devretmek zorunda bırakıldığını iddia etmektedir.Dava başlangıçta kismî dava biçiminde açıldığından dava değerinin belirlenmesi öncelikli görülmüştür. Bu amaçla bilirkişi incelemesi yaptırılarak sermaye artışlarına göre davacının şirketteki payı oranı ve satışa esas değerin ne olması gerektiği konusunda rapor alınmıştır.
Alınan raporlara göre sermaye artırımları nazara alınmadan davacının %25 pay sahibi olduğu kabul edilirse devir tarihindeki pay değeri asgari 5.831.633,98.TL olmalıdır. Davacı taraf bu değere göre davasını ıslah etmiş ve talebini 831.632.TL’ye yükseltmiştir.
Dava değerinin yükseltilmesi üzerine dava heyet tarafından görülmesi gereken miktarın üzerine çıktığından dosya heyete tevdi edilmiştir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede davanın baştan beri haksız olduğu sonucuna varılmıştır. Öncelikle belirtelim ki şirketteki paylarını devrederek ayrılmış bulunan bir kişinin geçmişteki sermaye artışlarının iptalini talep etmesi mümkün değildir.
Davacı da temelde bu artışların iptalini istememiş ancak sermaye artışlarıyla pay oranının düşürüldüğünü ve şirketin gerçek değeri hakkında bilgi verilmediğini bu sebeple payını gerçek değerden daha az bir bedele devretmek zorunda kaldığını belirtmiştir. Davacının bu iddiası en başından basiretli tacir ilkesine aykırıdır.
Zira uzun yıllar şirket ortaklığı bulunan bir kişinin şirketin işleyişi, sermaye artışları, genel kurul toplantıları gibi temel faaliyetlerden habersiz olması beklenmez. Basiretli bir tacirin en azından şirket paylarını devrederken şirketin mali durumu ve paylarının gerçek değeri hakkında yeterli bilgi sahibi olması gerekir. Her tacir sattığı malın fiyatının ne olması gerektiği konusunda yeterli araştırmayı yapmış olmalıdır.
Basiretli bir tacir böyle bir durumda hile ve gabin iddiasına dayanamaz. Nitekim davacının da paylarının değeri ve şirketteki sermaye oranı konusunda yaklaşık bilgi sahibi olduğu ortadadır. 2012 tarihinde yapılan devir işlemleri sırasında sermaye artışları sebebiyle davacının hissesi %0’05 oranına düşmüş olup bunun maddi karşılığı 7.826,39 TL’dir. Halbuki davacı dahi paylarını 5.000.000. TL karşılığında devir ettiğini beyan etmektedir.
Başka bir deyişle davacı şirketteki pay oranı ve pay değerine göre çok daha yüksek bir bedelle devretmiştir. O halde şirketin mali durumu, pay oranı, payların değeri konusunda bilgi sahibidir. Sermaye artırımlarına da katılmayan davacı yatırdığı sermayeye göre çok yüksek bir devir bedeli almıştır.Üstelik davacı devir esnasında şirketin mali durumu hakkında bilgi almak istediği halde bunun engellendiğini ileri sürmüş değildir.
Sattığı malın değerini kendi hatası ile düşük takdir eden tacir bundan yararlanamaz.Bunun yanı sıra davacının iddiası temel dürüstlük kuralına da aykırı görülmüştür. On beş yıla yakın bir süre şirketin işleyişi konusunda hiçbir katkı sağlamayan pay sahibi, paylarını devrettikten sonra sermaye artışlarından habersiz olduğunu ileri sürerek bu işlemlerin geriye dönük biçimde ve sattığı payların değerini etkileyecek şekilde geçersiz sayılmasını isteyemez.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/798, K. 2018/1360, 26 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama