KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2016/990
- Karar No
- 2018/1152
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
2- VEKİLİ :Av.
DAVALI
VEKİLİ :Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 26/07/2016
KARAR TARİHİ : 19/09/2018
Mahkememize açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/... esas sayılı dosyası ile dava dışı ...’ın davacı şirketten azlini talep ettiklerini, dava açarken ... isimli kişinin şirket hesaplarındaki paraları çekmesini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir istediklerini ancak tedbir kararı verilmeden önce ...’ın şirket hesaplarında bulunan 1.043.766,70 6 TL ile 418.600,60 Euro’yu kendi hesaplarına geçirdiğini, bunun üzerine mahkemenin ...’ın hesabındaki paraların çekilmemesi yolunda tedbir uyguladığını, Bu şekilde paraların ...’ın hesabında blokeli kaldığını,
paraların şirket hesabına geri aktarılması için bu kez ... birinci asliye hukuk Mahkemesi’nın 2013/... esas sayılı dava dosyasını açtıklarını, Her iki davanın birleştirildiğini, ancak dava sürerken blokeli paraların davalı ... bankası tarafından salihcan isimli kişiye ödendiğinin ortaya çıktığını, ...’ın müdürlükten azline iliskin davanın kabul edildiğini, ancak tazminata ilişkin davanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedildiğini, davada alınan bilirkişi raporlarının davacının haklı olduğunu ortaya koyduğunu, davalı ...
Bankası’nın haksız biçimde ödediği paraları halen iade etmediğini, ortada bir haksız fiil olduğunu, banka çalışanlarının eylemlerinden bankanın kusursuz sorumlu olacağını, bankanın hangi belgelere istinaden ödeme yaptığını açıklamadığını, davacının paralarının kusurlu biçimde ... isimli kişiye ödendiğini, blokeli hesaptan ödeme yapan bankanın ağırlaştırılmış özen sorumluluğu bulunduğunu, telefonla teyit almadan ödeme yapan bankanın haksız biçimde ödediği 1.043.766,76TL ile 418.600,60 Euro’nun dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmekte,
... birinci asliye hukuk Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını istemektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı banka davanın reddi gerektiğini savunmuş, davanın ...
Turizm İnşaat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin hesabındaki paraların dava dışı ... tarafından çekilmiş olduğu iddiasına dayandırıldığını, davacının ...’in davadaki konumunun anlaşılamadığını, bu davacının taraf sıfatının araştırılması gerektiğini, zararın henüz gerçekleşmediğini bu sebeple bekletici mesele tele plerinde haksız olduğunu davanın sahte belgelerle işlem yapan ... ve onunla işbirliği içinde olanlara yöneltilmesi gerektiğini, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/... esas sayılı dosyasından konulan tedbir blokesinin bankaya posta yoluyla 14/07/2015 tarihinde gönderildiğini, 2012/... esas sayılı dosyası ile konulan tedbir blokesinin ise 19.08.2015 tarihinde ... tarafından mahkeme mührü taşıyan zarf ile elden takipli biçimde getirildiğini, mahkemenin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığını blok yenin genel müdürlükçe kaldırıldığını, yazılardan şüphe duyulmasını gerektiren bir durum bulunmadığını, Banka açısından olağan işleyişin sürdüğünü, Şüphe oluşmadığı için mahkemeyi arayarak teyit alma ihtiyacı hissetmediklerini, böyle bir yasal zorunluluk da bulunmadığını,
sahtelik ve hile söz konusu ise davanın bu kişilere karşı açılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest dava İhtiyati tedbire aykırılık biçimde tanımlanabilecek nitelikteki haksız fiil sebebiyle alacak davasıdır. Davacılar ile davalı banka arasında herhangi bir mevduat sözleşmesi yahut bankacılık kokuna ilişkin bir sözleşme mevcut değildir. Bu itibarla davanın bankacılık sözleşmesinden kaynaklandığı söylenemez. Davalı banka dava dışı ... isimli kişiyle bankacılık sözleşmesi akdetmiştir.
Para çekim işlemi de davacıların hesaplarından değil ...’ın hesabından yapılmıştır.Uyuşmazlığı daha iyi anlayabilmek için olayların özetlemesinde yarar vardır. Dava dışı ... ile davacı ...’in ortak oldukları ... Ltd. Şti. aynı zamanda diğer davacıdır. ...’in ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ...’ın müdürlük görevinden azli talebiyle dava açtığı ve tedbiren şirket hesaplarındaki paraların şirket müdürü ... tarafından çekilmesinin önlenmesini istediği anlaşılmaktadır.
Mahkeme davacının isteğini yerinde görmüş ve şirket hesabındaki paralara tedbir koymuştur. Fakat davalının erken davrandığı ve şirket hesabındaki paraları şahsi hesabına aktardığı anlaşıldıktan sonra bu kez ...’ın davalı banka nezdindeki hesaplarına tedbir uygulanmış ve şirket hesabından aktarılan paralara bloke konmuştur.
Süreç içinde ...’ın kendi hesabının bulunduğu banka şubesine elden takipli bir müzekkere getirerek tedbirin kaldırıldığını beyan ettiği, davalı bankanın da bu yazıya istinaden blokeyi kaldırıp paraları ...’a ödediği anlaşılmaktadır. Özetlenen bu süreçte uyuşmazlık yoktur. Ancak bankaya gönderilen ve tedbirin kaldırıldığına dair bilgi içeren müzekkerenin sahte olduğu, aslında tedbirin hiç kaldırılmadığı, sahte belge ile işlem yapıldığı ortaya çıkmıştır.
Mahkememizce çözülmesi gereken temel hukuki sorun, bankanın yaptığı ödemenin haksız fiil kapsamında kalıp kalmadığını belirlemekden ibarettir. Ancak ondan önce bir usuli meselenin ortaya konmasında yarar vardır. Dikkat edilirse dava hem ... hem de ... Turizm Limited Şirketi tarafından birlikte açılmıştır. Şirket ortağı ...’in taraf sıfatı tartışmalıdır.
Bu kişinin şirketi temsil yetkisi bulunsa bile kendi nam ve hesabına alacak talep etmesi mümkün değildir. ...’in taraf sıfatı yoktur. ...’ın hesabına aktarılan paralar, davacı şirketin hesabında iken şirketi temsil yetkisine istinaden tasarruf edilen paralardır. Yapılan tasarruf işleminin hukuka aykırı olup olmadığının belirlenmesi ayrı bir yargılamanın konusudur. Ancak paraların ortaklardan herhangi biri de ait olduğu iddia edilemez.
Bu itibarla davanın ... yönünden reddi gerekecektir. ... isimli kişinin şirket müdürlük yetkisine dayanarak yaptığı para çekme ve havale işlemlerinin hukuka uygunluğu ve bu işlemler sebebiyle şirket lehine bir alacak doğup doğmadığı eldeki davanın konusu değildir. Her şeyden önce davacı şirketin söz konusu paralar üzerinde mülkiyet hakkı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Bu amaçla ... birinci asliye hukuk Mahkemesi’nın 2015/... esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır. Ancak süreç içerisinde anılan dosyanın beklenmesinde yarar görülmeyerek bu ara kararından rücu edilmiş ve dosya kapsamına göre karar verilmesi uygun bulunmuştur.Öncelikle belirtelim ki dava dışı ... hakkında ... ...
Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatılmış ancak soruşturma 25.07.2016 gün ve 2015/... sor.2016/... karar sayılı takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştır. Takipsizlik kararının mahkememizin kanaatini doğrudan etkilemeye yeterli olmadığını zikretmekte yarar vardır. Zira ... Savcılığı güveni kötüye kullanma suçu yönünden zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı vermiştir. Elbette hukuk davası için bir haksız fiilin varlığı yeterlidir.
Eylemin ayrıca suç oluşturması yahut haksız fiil sahibinin ceza alması gerekmez. Hukuka ve sözleşmeye aykırı biçimde hareket etmiş olan herkes tazminat sorumluluğu altındadır. ... şirket hesabından haksız biçimde para çekmişse sonucuna katlanmak zorundadır. Üstelik savcılık soruşturmasında yalnızca zimmet yahut güveni kötüye kullanmak suçlarından değerlendirme yapılmıştır.
Halbuki somut olayda sahte belge tanzimi de söz konusudur.Eldeki dava ... isimli kişinin yaptığı ... ve eylemlere ilişkin olmadığından uzun uzun tartışılmasında yarar görülmemiştir. Mahkememiz açısından önemli olan davalı bankanın ... isimli kişiye ödeme yaparken hukuka, teamüle, sözleşmeye ve ihtiyati tedbirlere aykırı hareket edip etmediği, başka bir deyişle haksız fiil işleyip işlemediği hususudur.
Mahkememizin kabulüne göre üçüncü kişinin sahte belge düzenleyerek yaptığı eylem, bankanın sorumluluğu açısından illiyet bağını kesecek mahiyettedir. Tedbirin kaldırıldığına ilişkin sahte müzekkereler bankaya mahkeme mührünü taşıyan kapalı zarf içinde gelmiştir. Yazının kendisi de mahkeme mührünü ve hakim imzasını taşımaktadır. Bu evrakın iğfal kaabiliyetinin bulunduğu belirlenmiştir. Yazının teyidi için mahkemenin telefonla aranmaması kusur teşkil etmez.
Zira böyle bir teamül yoktur. Yazılardan biri posta yoluyla gelmiştir. Diğer yazı elden gelmiş olsa da önceki yazıyı teyit eder mahiyette olduğundan şüphe duyulmasını gerektiren bir sebep yoktur. Bankaya izafe edilecek bir kusur bulunmadığından davanın bu yönden de reddi gerekir.
Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/990, K. 2018/1152, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama