KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/1421
- Karar no
- 2018/489
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... TC : ...
- Vekili
- Av. ...
- Ulubatlı Hasan Bulvarı Hanedan Apt.No.65 Kat
- 2 D:3-4 16240
Karar Metni
1.211 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Osmangazi/Bursa
DAVALI
S.S 65 NOLU MUDANYA MOTORLU TAŞIYICILAR KOOP. VEKİLİ : Av. .... Balat Mah. Sıhhiye Cad. 54. Sok. Offıce-4200 İş Merkezi No:2 K:3 D:37 16110 Nilüfer/Bursa
DAVA
Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ : 07/11/2017
KARAR TARİHİ : 10/04/2018
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında özetle ; davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu, davacının 2017 Nisan aidatını ödedikten sonra kendisine nakliye işinin verilmemesi üzerine nedenini sorduğunda kooperatif yetkililerince kendisine üyelikten çıkartıldığı bilgisi verildiğini ancak nedeni konusunda bir açıklama yapılmayıp yeniden üyeliğe alınma talebinin kesin bir dille reddedildiğini, ancak yasal hiçbir işlem yapılmadığını ve üyelikten çıkarılma işleminin ise yok hükmünde olduğunu, ancak davalı kooperatif yetkililerinin davacının üye olduğunu kabul etmeyip iş vermemek suretiyle mağduriyetine neden olduklarından işin mahiyet, önem ve aciliyetine binaen davacının üyelik durumunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, kendisine nakliye işinin verilmesini talep etmesi üzerine nedeni sorulduğunda kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını ancak üyelikten çıkarılma işleminin keyfi olduğu ve hiçbir karara dayanmadan alındığını, iade ederek hala üye olduğunun tespiti ve tescili amacıyla işbu haksız davayı ikame ettiğini ancak davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, davacının kooperatif sırasının kendisinde olduğunu ancak sıranın kendisine kullandırılmadığını belirtmiş ise de davacının kooperatifte bir sırası bulunmadığını,
davacının kullanmakta olduğu 54 nolu sıranın müvekkili kooperatif üyelerinden ...'ya ait olduğunu ...'nun sırasının kullanımının geçici bir süreliğine şarta tabi olarak devredilmesine karar verildiğini, söz konusu kullanım devirlerinin kooperatif üyesi ...'nun talepleri doğrultusunda müvekkil kooperatif yönetiminin bir takdir hakkı olmadan yapılmış olduğunu bu hususta müvekkilinin bir sorumluluğu bulanmadığını, bu nedenle somut olaya konu davanın muhattabının müvekkili kooperatif olmadığını, davanın reddi ile davalının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava kooperatif üyeliğinin tespiti davasıdır. Davacı dava dışı ...'dan 17/12/2012 tarihinde devraldığını ve kooperatifteki 54 nolu sırayı bu şekilde kullandığını, 2017 Nisan aidatını ödedikten sonra kendisine herhangi bir nakliye işi verilemesi nedeniyle üyelikten çıkarıldığının kendisine bildirildiğini ancak üyelikten çıkarılmasına ilişkin mevzuat hükümlerine riayet edilmeden işlemin yapıldığını, anılan kararın üyenin üç ay içinde itiraz hakkı olduğunu ,
üç ay içerisinde itiraz edilmediği takdirde kararın kesinleştiğini dolayısıyla davalının yaptığı işlemin yok hükmünde olduğunu bu sebeple davacının kooperatife üye olduğunun tespiti ile üyelik kaydı silinmiş ise üyeliğinin yeniden kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı bir dönem denetim kuruluna da üyelik yaptığını ileri sürmüştür.
Eldeki dava kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin bu karara yönelik itiraz davası değildir. Davacı eldeki dava ile kooperatife üye olduğunun tespiti ile üyelik kaydı silinmiş ise kayıt ve tescilini talep etmektedir. Dolayısıyla 5231 sayılı Yasa madde 5/3'e giren dava türlerinden olmadığından dosyaya tek hakim olarak bakılmıştır.
Davalı kooperatif ise savunmalarında özet olarak davacının kooperatife üyeliğinin olmadığını, kooperatif üyesinin dava dışı ... olduğunu, ...'nun söz konusu kooperatifteki 54 nolu sırasının kullanımını davacıya vermiş olduğunu yine bu kullanımının başka bir yazılı beyanla dava dışı ...'ya devretmiş olduğunu, davacının kooperatife üyeliğinin söz konusu olmadığını belirtmiştir.
Davalı kooperatife ait ana sözleşme dosya arasına celp edilmiştir. Ortaklığın devri 17.madde de düzenlenmiştir. Buna göre "Ortaklık yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10.madde de ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan kişiye ortaklığa kabulden kaçınamaz. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer. Kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez."
Davacının kooperatif yönetim kurulu üyeliği yaptığına ilişkin savunmaları değerlendirildiğinde ana sözleşmenin 52.maddesine göre denetim kurulu asil ve yedek üyeleri ortaklar arasında veya dışarıdan seçilebileceği ön görülmüştür. Burada önemli olan husus davacının denetim kurulu üyeliği yapmış olması değildir. Zira üye olmayan dışarıdan bir kimse de denetim kurulu üyeliğine atanabilir. Dolayısıyla davacının denetim kurulu üyeliği yapmış olması başlı başına onun kooperatife üye olduğu sonucunu doğurmayacaktır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kooperatif ana sözleşmesinin 17.maddesi ile kooperatif üyesi olduğu anlaşılan ...'nun gerek davacıya gerekse dava dışı diğer kimselere kullanım hakkını devrettiğine ilişkin kooperatife yönelik yazılı ve imzalı beyanları nazara alınarak çözümlenmesi gerekmektedir.
Ana sözleşmenin 17.maddesine göre devirler yazılı bir şekilde yapılabilecektir. Dosya arasına ...'nun kullanım sırasını devrettiğine ilişkin 17/12/2012 tarihli 11/04/2017 tarihli kooperatife yönelik vermiş olduğu yazılı ve imzalı beyanları ile bu yazılar neticesinde kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 19/12/2012 tarihli ve 12/04/2017 tarihli kararlar dosya arasına alınmıştır.
...'nun söz konusu verdiği beyan dilekçelerinde kooperatifteki sırasının kullanım hakkını mı devrettiği yoksa kooperatif üyeliğini mi devrettiği hususunun açıklığa kavuşması gerekmektedir. Zira ana sözleşmeye göre yazılı olarak kooperatif üyeliği devredilebilecektir. ...'nun vermiş olduğu dilekçelerden üyeliği mi devrettiği yoksa üyelikte mevcut olan 54 nolu sırasının kullanım hakkını mı devrettiği bu konuda önemlidir.
Kooperatif ana sözleşmesinde kooperatif ortak ve üyelerinin kooperatifte bulunan sıralarını
bir başkasına kullandırıp kullandırmayacaklarına ilişkin engelleyici bir düzenleme yoktur. ... tüm vermiş olduğu beyan dilekçelerinden de anlaşıldığı üzere 54 nolu sırasının kullanım hakkını kendisi araç alana kadar üçüncü kişilere devretmiştir. Bu bir üyeliği devir değildir.
Davalı kooperatif Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi olup üyeleri sahip olduğu sıralarda bu dava dosyamız bakımından 54 nolu sıra olup üyeler yada kullanıcıları nakliye ve ortaklık sözleşmesindeki benzeri konularda bu sıradan faydalanmaktadırlar.
Dolayısıyla üye ve kullanım hakkını devrettiği kişi arasında var olan bu kullanım hakkının devir ilişkisi bu devir ilişkisinde aidatların sırayı kullanan tarafından ödenmiş olması üyeliğin devredildiği sonucunu doğurmayacaktır. ...'nun her bir kullanım hakkını devirden sonra kooperatifçe alınan kararlarda irdelendiğinde açıkça bunun ortaklığı devir olmayıp kullanım hakkını devir niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Zira 2012 yılında ortaklığını devretmiş olan bir kimsenin daha sonradan ortaklığını bir başkasına devredemeyeceği kuşku götürmez bir gerçektir. Zira kullanım hakkı davacıya devredilirken de verilen dilekçede davacıdan önce üyeye ait sırayı kullananın ... olduğu, kullanım hakkı davacıya devredilirken de 54 nolu sıranın araç alana kadar ...'dan ...'na devredildiği açıkça belirtilmiştir.
Aksi düşünce ...'nun ...'UA ilk yaptığı devir ile üyelik hakkı sona ermiş olacağından davacıya yapılan devir de hüküm ve sonuç doğurmayacaktır. Bu haliyle dahi davacı zaten kooperatif üyeliğine hak kazanamayacaktır. Kısacası ... üyelik hakkını devretmeyip üyeliğe bağlı olan sırasının kullanım hakkını davacı ve dava dışı kişilere çeşitli tarihlerde devretmiştir.
Davacı taraf ...'ya yönelik onun üyelik hakkını kendisine devrettiği iddiasıyla zaten
eldeki davayı da açmamıştır. Yani ...'ya yönelik açılmış mevcut bir davada bulunmamaktadır. Dahili dava müessesesi zorunlu dava arkadaşlığı olan hallerde mümkün bulunduğundan davacının bu ...'ya yönelik dava açma iradesini de hem dava dilekçesinde hemde hasım olarak gösterdiği davalılarda belirtmediğinden ...'nun davaya dahil edilmesi gibi bir yola da gidilmemiştir. Uyuşmazlık davacının talep ve iddiaları kapsamında çözümlendiğinde davacının kooperatife hiç üye olmadığı, başka bir üyeye ait kullanım hakkını devraldığı, ...'ya da husumet yöneltip dava açmayarak da bu sonucun ortada olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1421, K. 2018/489, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama