KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2017/1447
- Karar No
- 2018/1153
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/11/2017
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflara arasında 22/08/2016 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince davalı şirketin inşa ettiği iki ayrı sitenin sıhhı tesisat, yerden ısıtma ve vitrifiye montaj işleri için ayrı ayrı sözleşme imzalandığını, davacı şirketin sitelerden birini %52 imalat oranı üzerinden devralarak %100 seviyesine getirdiğini, diğer sitedeki işi de sıfırdan başlayarak %74,50 seviyesine kadar imalatları tamamladığını, ancak davalı şirketin sözleşme gereğince yapması gereken ödemeleri yapmayıp kendilerini şantiyeden çıkardığını, işi başka bir şirkete verdiğini,
bunun üzerine fiilen fesih edilen sözleşmenin bir ihtarla davacı tarafça da fesih edilerek bakiye alacağın ödenmesi konusunda ihtar gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ...
16. İcra Dairesinin 2017/... sayılı dosyası ile ilamsız takibe başlandığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, işin tamamlanması konusunda mahkemeden tespit raporu alındığını, davalı şirketin görevlileri tarafından hazırlanan raporların da kendilerini doğrular mahiyette olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, yokluklarında yapılan tespiti kabul etmediklerini, davacının yaptığı bir çok imalatın eksik ve ayıplı olduğunu, yarım bırakılan işlerin davalı tarafça tamamlattırıldığını, tespit raporundaki ölçüm ve hesaplamaların hatalı olduğunu, takipteki alacak miktarının da doğru olmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek davacının haksız takip tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Derdest dava eser sözleşmesi sebebiyle alacak davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Tarafların beyan ve kabullerinden ortaya çıkan sonuca göre taraflar arasında bir eser sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafın inşaa ettiği bir yapının bazı kısımlarının imalatının davacı tarafından üstlenildiği hususunda tartışma yoktur. Çözülmesi gereken temel sorun davacı tarafça tamamlanan ve Ayıpsız biçimde teslim edilen iş miktarının ne olduğundan ibarettir.
Çünkü davalı taraf bir kısım işlerin yapıldığını ve karşılığında bir bedel ödendiğini kabul etmiştir.Somut olayda davacının yapıp teslim ettiği işlerin parasal karşılığının belirlenmesi ve davalı tarafça yapılan ödemelerle davacının yaptığı iş miktarının mukayesesi sonucunda uyuşmazlığın çözülebileceği değerlendirilmiştir.
Bu amaçla mahallinde keşif icra edilerek inşaatçı bilirkişilerden sözleşmenin başladığı tarihten davacının şantiyeden uzaklaştırıldı ve sözleşmenin fes edildiği tarihe kadar yapılan İmalatların toplam bedeli, birinci etap iş kısmında davacının işe başlamadan önce tamamlanan kısımların toplam işe oranı, davacı dışında başka taşeronlar tarafından yapılan iş miktarı araştırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişiden de davacı tarafa bu akdi ilişki sebebiyle yapılan ödemelerin toplam tutarı ve davalının başka taşeronlara ödediği toplam bedelin ne olduğu hususu sorulmuştur. Bu suretle davacının işe başlamadan önce tamamlanmış olan iş miktarı ve davacının ayrıldığı tarihe kadarki imalatlar belirlenecek, yapılan ödemelerle mukayese edilmek suretiyle davacının bakiye alacağı tespit edilecektir.
Mahallinde yapılan keşiften sonra düzenlenen 19/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından toplam 285.000 TL tutarında fatura kesildiği ve bedelinin banka yoluyla tahsil edildiği, defter kayıtlarına göre taraflar arasında borç alacak bakiyesi kalmadığı, taraf defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, teknik yönden yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin şantiyeden uzaklaştırıldığı ve sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar yapılan imalatların toplam bedelinin 716.595 TL olduğu,
Bu tutara KDV ilavesiyle alacağın 845.582,10 TL’ye ulaştığı, defter kayıtlarına göre 285.000 TL’lik imalatın faturalandırıldığı ve bedelinin tahsil edildiği, buna göre 560.582,10 TL alacak bakiyesi kaldığı, imalatın davacıya yaptırılmamasından dolayı davacı tarafın net kar kaybının 14.862,90 TL olacağı bildirilmiştir.Bu rapor mahkememizce değerlendirilmiş ve hükme esas alınmaya yeterli görülmüştür.
Rapor içerik itibariyle denetime elverişli olup, keşif tarihinde inşaat işleri tamamlanıp taşınmazlar kullanılmaya başlandığından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ D. İş sayılı dosyasındaki rapor ve verilerden yararlanılmıştır. Her iki rapor arasında büyük oranda uyum söz konusudur. Davacının hem takipte hem de davada talep ettiği miktar bilirkişilerce belirlenen tutarın altındadır.
Davalı taraf açık, yeterli, makul ve hukuki bir gerekçe ortaya koymadan, gecikme ve ayıplarla ilgili yeterli ihbar ve girişimde bulunmadan sözleşmeyi tek taraflı feshetmekte kusurludur. Davacıyı şantiyeye sokmayarak işin tamamlanmasını engellemiş, kalan iş yönünden davacının kâr kaybına neden olmuştur.
Bu itibarla davanın reddine karar verilmiştir.Ancak alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak muayyen olmadığından, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için yeterli şartlar oluşmamıştır. Hüküm kurulurken bir hata yapılmış, davacı taraf takipte istediğinden daha az miktar üzerinden talepte bulunduğu halde " ...takibin 560.581.TL üzerinden devamına" karar verilmesi gerekirken sadece "takibin devamına" biçiminde hüküm kurulmuştur.
Bu ifade talepten fazlaya hüküm kurulmuş gibi etki yapmaya müsait olmasına rağmen kısa karar okunduktan sonra bu hatanın düzeltilmesine imkan kalmamıştır.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1447, K. 2018/1153, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama