KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/1460
- Karar no
- 2019/113
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... YEMEK SANAYİ SU ÜRÜNLERİ GIDA TEMİZLİK ÜRÜNLERİ İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TAAHHÜT VE TİCARET A.Ş.- Yeni Mah. Atatürk Cad. 4A Kestel/BURSA
- Vekili
- Av. ... - Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. Banuşoğlu Adalet Apt. A Blok No:23 K:2 D:3 16000 Osmangazi/BURSA
- Davalı
- ... - ...
- 2.Sakarya Mah. Bademli Sk. No
- 30 İç Kapı No:2 Karesi/BALIKESİR
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/11/2017
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu bu ilişki kapsamında davacı iş yerine hazır yemek teslim edildiğini ancak 8 adet fatura toplamı olan 7.653,47 TL nin ödenmediğini, bunun üzerine Bursa 14.İcra Dairesinin 2016/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Buna karşılık davalı taraf icra dosyasına yaptığı itiraz sırasında alacağın vadesinin henüz gelmediğini vadesi gelenler için sözleşme gereğince çek hazırlandığını, Buna karşılık davacı tarafın çeki teslim almayarak vadesi gelmeden takip başlattığını ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İspat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf fatura içeriğindeki mal ve hizmetleri davalıya satıp teslim ettiğini ispat etmelidir. Ancak yukarıda özetlendi üzere davalı taraf takibe konu edilen faturalardaki malları teslim almadığını ileri sürmemiş, buna karşılık alacağın vadesi gelmediğini, sözleşme gereğince her ay sonra oluşan bakiyenin takip eden ayın 10’unda 120 günlük çeki ile ödeneceğini savunmuştur. Bu itibarla davacı tarafın mal teslim iddiasını yeterince ispat ettiği kabul edilmelidir.
Davacı iddiasını ispat için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi deliline dayanmıştır. Bunun üzerine mahkememizce defter incelemesi için gün tayin edilerek taraflara ticari defter ve kayıtlarını inceleme gününde hazır etmeleri için süre verilmiş ve bunun sonuçları hatırlatırmıştır.
Davacı taraf inceleme gününde kayıt ve defterlerini hazır etmiş buna karşılık davalı taraf incelemeye gelmemiş ve defter ibraz etmemiştir ancak davalı taraf icra dosyasına bir hesap özeti sunmuştur. Bilirkişi tarafından davalının sunduğu hesap özeti ile davacı defterleri mukayese edilerek rapor hazırlanmıştır. 20.12.2018 tarihli bilirkişi raporu’nda davacı defterlerinin açılış ve kapanış Tastyklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı belirlenmiştir.
Raporda davacının kestiği satış faturaları ile davalının ödemelerine ilişkin kayıtlar değerlendirmeye alınmıştır. Takip tarihi itibarıyla davalı kayıtları ile davacı kayıtları birbiriyle uyumludur. Ancak takip tarihi olan 2.08.2016 tarihinden sonra davalı kayıtlarına 7653,47 TL tutarında bir çek çıkışı kayıtlıdır. Yani davalı takipten bir gün sonra dilekçesinde belirttiği çekleri cari hesabına işlemiş ve dolayısıyla borç sıfırlanmıştır.
Raporda da belirtildiği üzere davacı tarafından bu çekler kabul edilmeyerek davacı defterlerine işlenmemiştir.
Bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ödeme düzeni değerlendirilmiştir. Rapora göre Nisan 2016 sonu itibari ile oluşan 1500,70 TL'lik alacak için 10 Mayıs tarihinde 10.09.2016 vadeli çek verilmeli ve Mayıs sonu bakiyesi olarak belirlenen 5374,20 TL için 10 Haziran tarihinde 10.10.2016 vadeli çek teslim edilmelidir. Keza Haziran sonu alacak bakiyesi olan 778,57 TL için de en geç 10 Temmuz tarihinde 10.11.2016 tarihli çek verilmiş olmalıdır. Takip tarihi olan 02.08.2016 tarihinde faturaların henüz ödeme vadeleri gelmemiş olmasına rağmen davalının kararlaştırılan tarihlerde çekleri hazırlayıp davacıya teslim etmediği de açıkça ortadadır. Davacıya çeklerin teslim edilmesi halinde davacının da bu çekleri kendi ödemelerinde kullanma imkanı olacaktır.
Her iki tarafın kayıtlarındaki faturaların birbiriyle uyumlu olduğu, davalının mal teslim olgusunu inkar etmediği nazara alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlık irdelendiğinde anlaşmazlığın ödeme vadesinden kaynaklandığı anlaşılacaktır. Her ne kadar davalı tarafın mal bedellerini ödemesi için belirlenen vade gelmemişse de, davalının sözleşmeye aykırı davranarak ödeme zamanında teslim etmesi gereken çekleri belirlenen günlerde teslim etmediği ortadadır. Bu durumda davalı artık ödeme vadesinin gelmediği savunmasına dayanamaz. Bu itibarla takip tarihi itibari ile alacağın muaccel olduğu kabul edilmiş, ödeme vadesi gelmediği dikkate alınarak takip öncesi işlemiş faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmeye aykırı davranarak zamanında ödeme çeklerini vermeyen davalı için alacak miktarı muayenedir. Takibe itiraz alacağın tahsilini geciktirmeye yöneliktir. Bu sebeple davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1460, K. 2019/113, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama