KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1650
- Karar No
- 2018/917
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 18/12/2017
KARAR TARİHİ : 25/06/2018
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, dava dışı ... ile davacı arasında adi ortaklığı bulunduğunu, bu ortaklığın tasfiyesi sırasında ...'ya ödenmek üzere her biri 12.000 TL tutarında beş ayrı bono düzenlenip teslim edildiğini ancak ... tarafından kabul görmeyen bu bonolar için aynı tarih ve miktarlarda yeni beş adet bono daha düzenlenip verildiğini, ilk düzenlenen bonoların iade edilmediğini, bonodan kaynaklanan borçlar ödenerek bonolar teslim alındığı halde daha önce teslim edilip iade edilmeyen bonoların lehtar kısmına davalı ...'in ismi yazılarak takibe konulduğunu, davalıya herhangi bir borçları bulunmadığını,
bonolarda malen kaydı bulunduğunu, davalı tarafın mal verdiğini ispat etmesi gerektiğini, kaldı ki bonoların o dönem davacı şirketin yetkilisi olmayan biri tarafından imzalandığını, şirket temsilcisi Halil Şahin'e ait olmadığını ileri sürerek Bursa 16.İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğunu, alakasız ve dayanaksız belgelerle menfi tespit ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava esasen kambiyo takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı tarafı üzerindedir. Zira davacı taraf bonolar üzerinde imzalarını inkar etmemiş, bonoların kısmen boş olarak imzalanıp dava dışı ... isimli kişiye gönderildiğini ancak iade edilmeyen bonoların daha sonra anlaşmaya aykırı bir biçimde doldurulmak suretiyle takibe konulduğunu ileri sürmüştür. Davanın bu niteliğine göre davacı taraf iddialarını yazılı belge yahut kesin delillerle ispat etmelidir. İmzası ikrar edilmiş bir bono karşısında bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatı ancak yine imzası ikrar edilmiş yazılı bir belge ile mümkün olur. Bunun dışında yemin gibi kesin delillere dayanmak da mümkündür.
Davacı taraf dava dilekçesi ekinde yazılı belge sunmamış sadece dava dışı ...'ya yapılan ödemeleri gösterir dekont ve tahsilat makbuzları yanında bir ibraname örneği sunmuştur. İbraname içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla davacı ve ... arasında düzenlenen beş bono ödenerek borç kapatılmıştır. İbranamede aynı alacak için düzenlenen aynı tarihli beş senedin geçersiz olduğu, bir alacak içermediği, bu alacağa ilişkin ödemelerin tamamen yapıldığı ifadeleri yer almaktadır.
Davacının dayandığı bu belge ancak işlemin tarafları açısından geçerli olabilir. Senet üzerinde lehtar görülen ...'e teslim edilen bonoların iş bu ibranamede sözü edilen bonolar yahut bono taslakları olduğuna dair hiç bir delil yoktur. Ödeme dekontlarının da dava konusu bonoya ilişkin olduğunu gösteren hiçbir emare olmadığı gibi bilakis, ödeme dekontlarının sonradan düzenlediği söylenen beş bonoya yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla davacının sunduğu belgeler davanın ispatına yeterli değildir.
Davacı taraf davanın ispatı için taraf defterlerinin incelenmesi yoluyla bir ticari ilişkinin yokluğundan yola çıkarak bonoların bedelsiz olduğunu ispat etmek istemiş ise de yazılı belge karşısında ticari defterlerin yeterli delil olamayacağı, ticari ilişkinin defterlerde kayıtlı olmamasının borcun da yokluğuna işaret etmeyeceği nazara alınarak bu talepler yerinde görülmemiştir.
Öte yandan davacı tarafın çelişkili görülen bir beyanı da imzaların o dönem şirket yetkilisi olmayan birine ait olduğu yolundadır. Başlangıçta ...'ya ödenmek üzere beş adet senet düzenlendiğini kabul eden, daha sonra bu senetler yerine başka senetler verdiğini iddia eden davacı tarafın buna çelişik biçimde imzaların şirket temsilcisine ait olmadığını ileri sürmesi kabul edilemez. Üçüncü kişileri yanıltacak biçimde şirket adına hareket ediyor izlenimi veren yetkisiz kişilerce düzenlenen bonolar şirketçe kabul gördüğü takdirde geçerlidir. Dava konusu bonolardaki imza da şirket yetkilisine ait olmasa bile şirket tarafından bu bonoların düzenlendiği ve bir borç karşılığında lehtarına gönderildiği ileri sürülüyorsa bono şirket yönünden bağlayıcıdır.
Davacı taraf delilleri arasında yemin deliline de yer vermiş olmakla birlikte tahkikatın sona erdirilmesi konusundaki görüşü sorulduğunda yemin deliline dayanacaklarını açıkça ifade etmemiştir. Elbette yeminin kesin delil mahiyeti itibariyle son seçenek olarak gündeme getirilmesi makuldür. Ancak tahkikatın sona erdirilmesi aşamasında bu delil ileri sürülmediğinden resen hatırlatma da yapılmamıştır.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1650, K. 2018/917, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama