KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/202
- Karar No
- 2018/808
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/02/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/06/2018
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında özetle ;davacıdan cari hesap ilişkisinden ve faturadan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, bu alacağa istinaden ... 15.İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, söz konusu takibe davalı tarafın itiraz ettiğini, takip konusu alacağın para alacağı olup alacakların yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, borca yönelik itirazın da haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmişlerdir.
Davalı vekili beyanlarında özetle ; sözleşmelerden doğan davalarda yetkinin sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında doğrudan bir alış veriş olmadığını, 22/06/2015 tarihli pimapen sözleşmesine göre montajın satıcı yükümlülüğünde olduğunu ve buna göre ifa ve teslim yeri mahkemesinin şirketin ikametgahı adresi olduğunu, ayrıca sözleşme dava dışı kişilerle imzalanmış olsa da yetkili mahkemenin ...
Mahkemeleri olarak belirtildiğini bu nedenle İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, sözleşmenin Proje Yapı ... arasında yapıldığını, alış verişin de davacı ile dava dışı üçüncü kişi arasında gerçekleştiğini, dava dışı ...'nın müvekkilinin istemiş olduğu bir takım malzemeleri davacı şirketten aldığını, davacı ile aralarında bir mal alım satım ilişkisi bulunmadığını ayrıca alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava ... 15.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.Takip konusu alacağın taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayalı hukuksal ilişki çerçevesinde teslim edilen mallara ilişkin fatura bedelleri olduğu anlaşılmaktadır.Davalı taraf icra müdürlüğünün yetkisine ve mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir.
Taraflar arasındaki alım satıma dayalı hukuksal ilişki bulunduğu noktasında ihtilaf yoktur zira davalı taraf ödeme savunmasına da dayanmıştır. Bu sebeple takibe konu fatura alacakları para borcu olduğundan TBK hükümlerine göre para borçları götürülecek borçlar niteliğinde bulunduğundan alacaklının ikametgahı icra daireleri ve mahkemeleri yetkilidir.
Bu nedenle gerek icra müdürlüğünün gerekse mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.Davalı taraf aynı zamanda zamanaşımı definde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme satım sözleşmesi olduğuna göre burada sözleşmesel zamanaşımı olan 10 yıl uygulanacaktır, dolayısıyla alacak zamanaşımına uğramamıştır. Taraflar arasında ihtilaflı olan diğer hususta takibe konu alacağın davalı tarafça ödenip ödenmediğidir.
Bu konuda davalı tarafça bir takım ödeme makbuzları sunulmuştur. Makbuzlardaki teslim alan kısmındaki imzada davacı tarafça inkar edilmemiştir. Ayrıca taraf ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, davacı defterlerine göre davacının davalıdan takip miktarınca alacaklı olduğu, yalnız dekontlardaki 10.000,00 TL'lik iki adet ödemenin değerlendirmeye alınması halinde alacaklılık ve borçluluk durumunun değişeceği rapor edilmiştir.
Davalı defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre ise davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davacının davalıya borçlu olduğu ancak 2017 yılında 10.000,00 TL ödeme olarak görülen kaydın muhasebe usul ve esaslarına aykırı olarak kaydedildiği, davacı şirket aleyhine durum yaratıp yaratmayacağı da mahkememizin takdirine bırakılarak rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümleyecek husus davalı defterlerine 2017 yılında kaydedilen 18/09/2015 tarihli 10.000,00 TL'lik tahsilat makbuzunun daha önce yapılan tahsilatın belgesi mi yoksa ayrı bir tahsilat mı olduğunun tespit edilmesi noktasındadır. Herşeyden önce şunu belirlemek gerekir ki 18/09/2015 tarihli 10.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu bir yazılı delildir. Yazılı delilin aksini iddia eden taraf bunu aynı kuvvette delillerle ispat etmekle mükelleftir.
Davacı taraf 10.000,00 TL ödeme noktasında 21/09/2015 tarihinde havale yoluyla davacı şirkete yapılan ödemeye ilişkin olarak bu ödemenin kayıt altına bağlanabilmesi ve davalıya verilebilmesi bakımından 18/09/2015 tarihli makbuzun hazırlanıp verildiğini, bunun ayrı bir ödeme olmayıp 21/09/2015 tarihli havale ödemesinin makbuzu niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Ancak söz konusu belge içeriğinden davacının iddialarını doğrulayacak kayıtlar bulunmamaktadır.
Aksini gösteren yazılı delilde davalı tarafça sunulmuş değildir. 18/09/2015 tarihli makbuzda 10.000,00 TL tahsil edildiği, ödemenin ...'ya yapıldığı, makbuz içeriğinde "... Gıda Pvc Ltd Şti teslim edilmiştir "ibaresinin bulunduğu ve altının da ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu makbuzun 21/09/2015 tarihli havaleye ilişkin düzenlendiğine dair kayıt yoktur.
Aksine yine daha önce taraflarca tahsilat makbuzu adı altında tanzim edilen 23/11/2015 tarihli tahsilat makbuzunda ödemenin ne ile yapıldığı açıkça belirtilmiştir. Burada 75.000,00 TL'lik Yapı Kredi Bankasına ait çek ile ödeme yapıldığı açıkça kayıt altına alınmıştır. Davacı taraf bu makbuzda ödemenin ne ile yapıldığını kayıt altına aldığı halde 18/09/2015 tarihli tahsilat makbuzu bakımından iddiaları hususunda basiretli bir tacir gibi davranmadığı anlaşılmaktadır.
Bu tahsilat makbuzunun tarihi havale tarihinden öncedir. Bu makbuzu havaleye ilişkin olarak düzenlendiğini kabul etmek mümkün değildir. Dosya arasına yine 09/11/2015 tarihli imzası davacı tarafça inkar edilmeyen 10.000,00 TL'lik tahsilat makbuzu bulunmaktadır.
Bunun içeriğinde ise neye ilişkin alındığı konusunda hiç bir kayıt bulunmayıp 10.000,00 TL'nin tahsil edildiği, davacı şirket kaşesi ve imzası ile tasdik olunmuştur.Her ne kadar bilirkişilerce 10.000,00 TL'lik tahsilatın 2017 yılında muhasebe usulüne aykırı olarak davalı kayıtlarına işlendiğini belirtmiş ise de muhasebenin tutulma usulüne ilişkin bu durumun yazılı delil niteliğinde bulunan makbuzun hüküm ve kuvvetini ortadan kaldırmaya neden olacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin kanaatine göre tahsilat makbuzu yazılı delil olup aksi de davacı tarafça inkar edilmemiştir.Tahkikat aşaması sonlandırılmadan evvel taraf vekillerine davacı dilekçesinde belirttikleri ve toplanması gereken başkaca delil bulunup bulunmadığı hatırlatılmış, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı halde yemin teklifinde bulunulmamış ve toplanacak başkaca delil kalmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre davacı taraf iddialarını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş, davalı tarafça icra tazminatı talep edilmediğinden bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/202, K. 2018/808, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama