KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/95
- Karar No
- 2019/1189
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ..
- Davalılar
- 1- ... -
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
2- ... - 3- ... - 4- ... - ... 5-
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/01/2017
KARAR TARİHİ : 13/11/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf özet olarak, davalılardan ... Ltd. Şti. İle davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandırıldığını, diğer borçluların sözleşmede müteselsil kefil olduklarını, kredi geri ödemesinin aksaması üzerine hesabın kat edilip, borçlular hakkında Bursa 14. icra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalıların takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile borçluların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN CEVABI
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka, taraflar arasında bir bankacılık ve kredi oaxlsözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Somut olayda davalı taraf davaya cevap vermemiş olduğundan münkir durumdadır ve herhangi bir delil ileri sürmemiştir. Bu durumda davacı banka kayıtları ile sonuca gitmek gerekir. Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 26.022018 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile davalı ... Zeytincilik Ltd.
Şti. arasında üç ayrı kredi sözleşmesi bulunduğunu, 4.500.000.TL limitli 18.01.2016 tarihli kredi çerçeve sözleşmesine ... dışındaki davalıların, l1.250.000.TL limitli 24.11.2011 tutarlı genel kredi sözleşmesine ... Ltd. Şti. dışındaki davalıların ve 3.500.000.TL limitli 14.05.2013 tarihli sözleşmeye ... dışında kalan davalıların müteselsil kefil olarak imza attığını açıklamıştır. Taraflar arasındaki kredi hesabı 05.10.2016 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir.
Bilirkişi ödeme için verilen mühleti de gözeterek temerrüt tarihini asıl borçlu şirket için 12.10.2016, ..., ... ve ... için 11.10.2016 ve ... Ltd. Şti için 04.11.2016 olarak belirlemiştir. Raporda akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranını gösterilmiş, ödenmeyen kredi taksitleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
Davalılar hakkında süren iki takip söz konusudur ve raporda bu iki takibin detayları gösterilmiştir. Takiplerden biri ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, diğeri ve dava konusu olan takipse ipoteğin karşılayamadığı miktarlar için tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere başlatılan ilamsız takiptir. Bilirkişi her bir kredi kalemi için ayrı hesaplama yapmış ve kefillerin borçlarını da kredi bazında göstermiştir. Bilirkişi taleple bağlı olarak asıl borçlunun gayri nakdi alacak dahil 4.077.948,20.TL, ... Ltd şirketinin 4.118.269,09. TL ve diğer kefillerin 4.076.153,55. TL borçlu olduğunu bildirmiştir.
Bu rapora davacı banka itiraz etmiştir. İtirazların gerekçeli olduğu dikkate alınarak bir ek rapor da alınmışsa da çözüme yeterli olmayacağı gözetilerek bu kez bir heyet kurularak detaylı inceleme yapılması sağlanmıştır. Bilirkişi heyeti 15.01.2019 tarihli raporunda önceki raporda hesaplanan miktarlardan daha yüksek bir sonuca ulaşmış iseler de aradaki fark küçük bir orandadır. Bu rapora göre taleple bağlı olarak asıl borçlunun gayri nakdi alacak dahil 4.133.730,05.TL, ...
Ltd şirketinin gayri nakdi alacak hariç 4.013.064,10. TL ve diğer kefillerin 4.036.487,46. TL borçlu olduğunu bildirmiştir. Raporda takip tarihinden sonra yapılan tahsilatlar bir tablo halinde gösterilmiştir ki bunların toplamı 1.898.180,37.TL’ye ulaşmaktadır. İtiraz üzerine alınan ek raporda sadece takip sonrası tahsilat miktarlarında küçük bir düzeltme yapılmış, kredi borçları konusundaki hesaplamalarda bir değişikliğe gidilmemiştir.
Hesap yöntemi uygun olan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Takipte asıl alacağa kredili mevduat hesabı için %30,24, diğer kredi hesapları için yıllık %72 faiz uygulanmalı, tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla tahsilat yapılmalıdır. 92.880.TL tutarlı gayri nakdi alacaktan sadece asıl borçlu sorumlu tutulmuş, sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığından kefillerin çek garanti bedellerinden oluşan gayri nakdi alacaktan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir. Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/95, K. 2019/1189, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama