KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1110
- Karar No
- 2018/1471
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
- Esas no
- 2018/
- Karar no
- 2018/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 14/08/2018
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, dava dışı ... Orman Ürünleri Nakliyat Ltd. Şti.ne kullandırılan banka kredisi sırasında sözleşmeye kefil olarak imza attığını ve bir taşınmazı da ipotek olarak verdiğini, ancak sözleşme sırasında eş rızası alınmadığını, ipoteğin ve kefaletin bu sebeple geçersiz olduğunu, davacının eşinin bankaya ihtar çekerek kefalete rızasının olmadığının bildirdiğini ileri sürerek kefaletin geçersiz olduğunun ve davacının bankaya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, kefalet sözleşmesi ve ipotek resmi sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, ipotek verilen taşınmazın aile konutu olmadığını, işyeri vasfında olduğunu, davalının ileri sürdüğü hususun temel iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının kendi kusurundan yararlanmaya çalıştığını ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 20.12.2017 gün ve 2017/ esas 2017/ karar sayılı ilamla davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. ... bölge adliye mahkemesi beşinci hukuk dairesi davacı tarafın istinaf talebini değerlendirmiş 18.07.2018 gün ve 2018/- esas karar sayılı ilamla mahkememizin kararının kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir.
Kaldırma kararında davacının davada şirketle banka arasındaki kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğu aynı zamanda gayrimenkulünü ipotekli olarak verdiği belirtilerek, kefalet sözleşmesinin halen yürürlükte olduğu ve davacının bu sözleşme yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu belirtilmiştir.
Kaldırma kararında davacı tarafın ipoteğin fek ki talebi ve kefalet sebebiyle menfi tespit talebi ayrı ayrı zikr edilmeksizin önceki kararın kaldırılmasına karar verildiği nazara alınarak her iki talep yönünden de yeniden hüküm kurulmuştur.Mahkememizce yapılan değerlendirmede istinaf mahkemesinin kaldırma kararında ortaya koyduğu gerekçeye iştirak edilmiştir. Dikkat edilirse ipoteğin fekkine ilişkin talepler yönünden herhangi bir kaldırma gerekçesi zikredilmemiştir.
Bu durumda istinaf mahkemesinin kaldırma kararının temel olarak kefalet aktine yönelik olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizin önceki kararında yer alan ve ipoteğin fekkine ilişkin olan kısımlar eleştiri konusu yapılmamıştır. Bu sebeple mahkememizin ipoteğin fek ki ne ilişkin görüşleri aşağıda tekrar edilmiştir.Kefalet akdinin geçersiz olduğu konusunda tereddüt yoktur. Bu husus önceki kararda açıkça zikredilmiştir. Davalı taraf basiretli davranmamış ve eşi rızası almamıştır.
Yasal bir zorunluluk olan eşi rızasının eksikliği kefalet akdini geçersiz kılacaktır. Davalı banka ile davacı arasındaki kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle davacının kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olmadığının tespitine karar verilmiştir.Ancak unutmamak gerekir ki ipotek sözleşmelerinde eş rızasının alınmasını gerektiren emredici bir yasal mevzuat yoktur. İpotek sözleşmesi geçerlidir.
Üstelik ipotek edilen taşınmaz aile konutu niteliğinde olmadığından davalı eşi doğrudan ilgilendiren bir tarafının varlığından da söz edilemez. İpotekli taşınmaz iş yeri vasfındadır. Yasada açıkça yazılmadığı için kıyas yoluyla kefalet akdinin şekil şartlarını ipotek için de geçerli kılmak mümkün değildir.
Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1110, K. 2018/1471, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama