KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1116
- Karar No
- 2018/1689
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Esas no
- 2017/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 28/01/2015
- Karar tarihi
- 07/11/2018
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizin 2015/ esas 2015/ karar sayılı dosyası ... bozulmuş ve mahkememize gönderilmiş olmakla incelendi.
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme ile davalı için servis hizmeti verildiğini, bu hizmetlerin faturalandığını ancak bu güne kadar 24.642,46-TL ödeme yapıldığını, bakiye ödeme için kooperatifle görüşüldüğünde ödemelerin dava dışı ...'a yapıldığına dair bilgi alındığını, ...'ın davacı şirket çalışanı olmakla birlikte şirket yetkilisi olmadığını, ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dava açıldığını,
davalı tarafın banka aracılığıyla yapması gereken ödemeleri usulsüz biçimde yetkisiz şirket çalışanına yapmakla borcundan kurtulamayacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 28.591,52-TL'nin 27/06/2014 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtardığını, şirket adına ...'ın ödeme aldığına dair kayıtlar nazara alındığında davacı tarafın borcu bulunmadığını, alacak miktarı konusunda taraflar arasındaki küçük farkın 28/02/2014 tarihli bir faturadan kaynaklandığını, iyi niyetli biçimde ödeme yapıldığını, şirket çalışanın dolandırılıcığını bildiğini mümkün olmadığını ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafça servis hizmetinin verildiği, hizmetin karşılığı bir kısım ödemelerin davalı tarafından bir yılı aşkın süre banka aracılığıyla yapıldığı, daha sonraki ödemelerin ise davacı şirketin yetkilisi olduğu belirtilen ...'a elden yapıldığı hususlarında uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın ...'ın davacı şirket yetkilisi ve aynı zamanda tahsile yetkili elemanı olup olmadığı ile bu kişiye yapılan ödeme ile davalının borcundan kurtulup kurtulmayacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen red kararı ... 23. Hukuk Dairesinin 06/03/2017 tarih 2015/ Esas 2017/ Karar sayılı ilamıyla bozularak davalı tarafça ...'a yapılan ödemelerin kötü ödeme niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu anlamda taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmış, 12/03/2014 tanzim tarihli, 30.000,00 TL bedelli bononun teslimine ilişkin davalı kooperatif defterlerinde herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığı, dava dışı ...'ın davacı adına 3.kişilerden de tahsilat yapıp yapmadığı, dava konusu işlemler dışında dava dışı ... aracılığıyla yapılmış ve davalı kooperatifin defterlerine işlenmiş tahsilatların bulunup bulunmadığı hususları irdelenmiştir.Davacı şirket kayıtlarından, adı geçen ...'ın davacı şirketin yetkilisi olmadığı görülmektedir.
Öte yandan davacı adına tahsilat yapma yetkisinin olduğu konusunda da dosya kapsamından herhangi bir belgeye rastlanmamıştır....'ın davacı adına daha önce de tahsilat yaptığı ya da varsa daha önce ...'a yapılan ödemelerin davacı şirket tarafından kabul edildiği de taraf defterlerinden tespit edilememiştir. Bu konuda taraflar arasında bir teamül oluştuğundan söz edilemez.
Ayrıca, davalı Kooperatif imzasını taşıyan, ancak ... tarafından düzenlendiği, sahte olduğu iddia edilen ve Savcılık soruşturmasına konu olan 30.000,00 TL bedelli senet konusunda davacı şirket tarafından suç duyurusunda bulunulmuş olması da bu konudaki mahkememiz kanaatini güçlendirmektedir. Bononun teslimine ilişkin davalı kooperatif defterlerinde herhangi bir kayıt da tespit edilememiştir.
Öte yandan davalının yapmış olduğu ödemeleri düzenlemiş olduğu mahsup fişleri içerisinde toplu kayıtlar içerisinde gösterdiği, dolayısıyla ödemenin hangi kanalla (havale, çek, kasa, mazot vb.) gerçekleştiğinin hesaplar bazında tespit edilemediği bilirkişi tarafından belirtilmiştir.Bu durumda , davalı tarafça ...'a yapılan ödemelerin kötü ödeme niteliğinde olduğu, elden yapılan ödemelerin kötü ödeme olduğu mahkememizce değerlendirilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Temerrüt tarihi olarak ise 17/06/2014 tarihli ihtar ile verilen sürenin sonu esas alınmıştır.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1116, K. 2018/1689, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama