KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı
- Esas No
- 2018/1210
- Karar No
- 2019/565
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/08/2018
- Karar tarihi
- 08/05/2019
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında süren bir ticari ilişki bulunduğunu, bundan kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu ancak davalı tarafa takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, alacağın vadesinin gelmediğini , istendiyse vade farkı yada faiz talebinin de haksız olduğunu, uzlaşma talepleri bulunduğunu belirtmiş cevap müddetinin dolmasından sonra verdiği ek dilekçe ile de yetki itirazında bulunduklarını ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın ticari satış sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf bir mal satıp teslim ettiğini ispat etmelidir. Davacı bunu ispat edebilirse davalı tarafın mal bedellerini ödediğini ispat külfeti doğar.
Davalı tarafın davaya verdiği cevap nazara alındığında davacının davalı ya mal satıp teslim ettiği hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı sonucuna varılır. Zira davalı taraf savunmasında alacağın vadesinin gelmediğini, uzlaşma taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir. Keza davalı borçlu taraf İcra takibine itirazda da taraflar arasında vade anlaşması bulunduğunu ve alacağın vadesinin gelmediğini ileri sürmüştür. Bu beyan ticari ilişkinin varlığını bu ilişki sebebiyle bir borçlu olduğunu ancak borcun vadesinin gelmediğini anlatır ki davacı tarafı mal teslim hususunun ispat külfetinden kurtarmaya yeterlidir. Bu aşamadan sonra davalı taraf alacağın vadesinin henüz gelmediğini ve taraflar arasında bir vade anlaşması bulunduğunu ispat mükellefiyeti altındadır.
Taraflar arasında bir vade anlaşması olmasa bile bir cari hesap sözleşmesi mevcutsa hesap kat edilmeden alacağın muaccel olmayacağı kabul edilmelidir. Ancak davalı taraf ne vade anlaşması ne de yazılı şekil şartına uygun bir cari hesap sözleşmesi sunmuştur. Bu sözleşmeler mevcut olmadığına göre kural olarak mal teslimi ile birlikte bedeline iliskin borç da muaccel olur.
Davalı taraf icra takibinde yetkiye itiraz etmemiştir. Buna karşılık cevap müddeti dolduktan sonra yetki itirazında bulunmuşsa da süresinde ileri sürülmeyen bu itiraz dikkate alınmamış ve mahkememizin yetkili hale geldiği kabul edilmiştir.
Davalı tarafın mal teslim olgusunu ve teslim edilen malların miktarına ilişkin hususları açıkça inkar etmediği, bilakis dolaylı yoldan ikrar ettiği, alacağın varlığını inkar etmeyip, sadece vadesinin gelmediğini savunduğu nazara alındığında, başkaca delil toplanmasına ve taraf defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Bu sebeple tahkikat sona erdirirmiş ve davalı tarafa sözlü yargılama günü tebliğ edilmiştir. Davalı taraf tahkikatın sona ermesinden sonra cevabını ıslah ettiğini belirtmişse de tahkikat sona erdikten sonra ıslah mümkün olmadığından davalının bu beyanları dikkate alınmamış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıdaki izahattan da anlaşılacağı üzere davalı taraf miktarı kendisince malûm olan ve muayyen olup yargılamayı gerektirmeyen bir alacağı haksız yere inkar ederek icra takibini geciktirdiğinden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
08/05/2019 Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1210, K. 2019/565, 13 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama