KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/1322
- Karar no
- 2019/1288
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... TC : ...
- Vekili
- Av. ... Sakarya Mah. 5.Güler Sk. No:4 Banuşoğlu İş Merkezi K:2 D:215 Osmangazi/Bursa
- Davalı
- ... OTOMOTİV SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
- Vekili
- Av. ...
- Uluyol Tan Sk. Kanburoğlu Kardeşler İşhanı K
- 1/3 Osmangazi/Bursa
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/10/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/02/2020
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında; Davalı aleyhine Bursa 4.İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takibe ve borca itiraz ettiğini, takip konusu alacağın taraflar arasındaki satım sözleşmelerinden kaynaklı olarak ticari ilişkide hesap muavinine göre davalıdan takip miktarınca alacaklı olduklarını, davalı tarafın borcu ödemedikleri gibi başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek davanın kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 4.İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinde dair yazılı bir belge de yoktur. Kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.
Yazılı bir belge bulunmaması sebebiyle tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmelidir.
Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür.
HMK'nın 222. Maddesine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir.
HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.
HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır.
HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre.
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır.
Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır.
HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir.
Mahkememizce de davalıya çıkarılan tebligata rağmen defter ve belgelerin davalı tarafça sunulmamasının sonuçları bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Davacı taraf inceleme gününde defterlerini ibraz etmiştir. Davalı taraf ise 2017 yılına ait yevmiye defterlerini ibraz ettiği halde defteri kebir ve envanter defterini ibraz etmemiştir. Defterler birbiri ile uyumlu tutulduğu takdirde ve birbirini teyit ettiği durumda sahibi lehine delil teşkil eder. Bunun için de yasal olarak tutulması zorunlu defterlerin tamamı ibraz edilmelidir.
Tamamı ibraz edilmediği halde defterlerin birbirini teyit ettiği belirlenemeyeceğinden taraf ibraz yükümlülüğüne uygun davranmış sayılmaz. Davalı taraf 2018 yılına ait yevmiye defterinin vergi incelemesinde bulunduğunu bildirmişse de inceleme gününde 2018 yılı envanter ve kebir defterlerini ibraz etmemiştir. Ancak bu yıla ilişkin davacı faturaları BA ile maliyeye bildirilmiştir. Ödeme hususunda davacı kayıtlarına göre belirleme yapılabilir.
Davacı kayıtlarında bulunmayan ödemeler yazılı delille ispatlandığında değerlendirmeye alınabilir. Bu sebeple ödeme hususunda da 2018 yılına ilişkin davalı defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Esasında davalının böyle bir savunması ve bu yönde sunduğu bir yazılı delil de yoktur. Davalının 2018 yılı defterlerinin araştırılmasına gerek olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı taraf 2017 yılına ait defterlerini ibraz etmiş 2017 yılından 2018 yılına 41.386,07 TL tutarında devreden alacağı bulunduğu kabul edilmiştir. Zira davalı taraf 2017 yılına ait tüm defterlerini incelemeye sunmadığından ibrazdan kaçınmış sayılmış bu hususta davacı defterleri hükümde dikkate alınmıştır.
2018 yılı bakımından ise davalının BA Formlarıyla 30.866,00 TL'lik bir bildirimi bulunmaktadır. Bu bildirim davacının 2018 yılında düzenlediği faturalara ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir. 2017 yılından devreden alacak bamımından davalı tüm defterlerini ibraz etmediğinden defterlerin birbirini teyit etiği belirlenememiş bu sebeple davalı ibrazdan kaçınmış sayılmıştır. Netice olarak davacı defterlerine göre davacının davalıdan 27.129,93 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1322, K. 2019/1288, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama