KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1390
- Karar No
- 2019/1133
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 18/10/2018
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı aleyhine Bursa 1. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlatıldığını, ancak çekteki ciro imzasının kendilerine ait olmadığını ileri sürerek iş bu çek sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava kambiyo takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Menfi tespit iddiası imza inkarına dayalıdır. Takip kesinleşmiş olup, yasal itiraz süresi içinde tetkik merciine imza inkarı ileri sürülmemiştir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmelidir.
Davacı bir hükmi şahsiyet olan limited şirkettir. Bilindiği gibi hükmi şahsiyetler nihayetinde bir gerçek kişi tarafından temsil edilirler. İmza inkarı da ancak şirket temsilcisinin imzayı inkar etmesi anlamına gelir. Diğer hükmi şahsiyetler gibi limited şirketlerin temsilcileri de zaman içinde değişebilir. Temsil yetkisinin sürdüğü bir dönemde atılan imzalar şirketi bağlar. Temsilcinin görevi sonra erse bile imza geçersiz hale gelmez. Özellikle vadeli işlemler açısından bu güvence üçüncü kişiler açısından hukuki koruma sağlar.
Dava konusu kambiyo senedi bir çektir. Kural olarak çekte vade olmaz. Bu kural katı uygulanırsa keşide tarihindeki temsilcinin imzasının aranması yeterli olur. Ancak ticari hayatta ileri keşide tarihli çeklerin tedavül ettiği sır değildir. Hatta tarihsiz çeklerin verildiği, unsuru eksik kambiyo senedinin sonradan geçerli biçimde doldurulabileceği de malumdur. O halde dava konusu çekin gerçek tedavüle çıkarılma veya lehdarına teslim tarihi itibariyle şirket yetkilisinin kim olduğu belirlenmeli ve imza incelemesi bu şahıs üzerinden yürütülmelidir.
Somut olayda şirket paylarının kısa süre önce el değiştirdiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin beyanına göre dava şirket yetkilisi ...’ın talimatı üzerine açılmıştır. ... şirkete 16/03/2018 tarihinde ortak olmuş, eldeki dava yaklaşık yedi ay sonra 18.10.2018 tarihinde ikame edilmiştir. Dava konusu çekin keşide tarihi ise 20/07/2018 yani ...’ın ortaklığından dört ay sonradır. Öyleyse şirketin mevcut imza yetkilisi ...’ın imzasını araştırmak tek başına yeterli olmaz. Nitekim Dava sürerken ... da hissesini devrederek şirketten ayrılmıştır.
Dikkat edilirse davacı taraf sadece imzayı inkar etmekle yetinmiş, çek yaprağının ne suretle elden çıktığı konusunda hiçbir açıklama yapmamıştır. Bu durum şirketin önceki ortak ve yetkililerinin imzalarının araştırılmasını gerekli kılar.
Şirketin sicil kaydı celp edilmiş ve şirketin ....................... tarafından kurulduğu, daha sonra şirket paylarının tamamının sırasıyla, , ..., ... ve............. isimli kişilere geçtiği belirlenmiştir. Çekin gerçekte ne zaman tedavüle çıktığı bilinmemektedir. Davalı taraf da bu konuda bir savunma yapmamıştır. Davacı vekilinin beyanına göre çekin tedavüle çıkarılışı tarihinde şirket yetkilisi be tek ortağı ...’dur. Bu kişinin adres ve imzaları araştırılmış, beyanı alınmak üzere duruşmaya davet edilmiştir.
Bilindiği gibi imza inkarı üzerine doğrudan bilirkişi incelemesi yapılması gerekmez. İmza inkarının hakim tarafından inandırıcı bulunması gerekir. Bu konuda H.M.K.’nın 211’inci maddesi düzenlemesi şu şekildedir: “Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:
a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.”
Kanun emri gereğince bir dönem şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ..., kendisine ihtarı davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmamış, beyanda bulunmadığı gibi imza örneği de vermemiştir.
İspat külfeti davacı taraf üzerindedir. Şirket adına hareket eden kişiyi hazır etme mükellefiyeti de davacıdadır. Mahkeme bu aşamadan sonra kimseyi zorla getiremez ve davacının davasını ispat etmesi için taraf olamaz. Kaldı ki davacı taraf daha baştan itibaren yetersiz açıklama yaparak dava açmış, çekin ne zaman tedavüle çıktığını, o tarihteki imza yetkilisinin kim olduğunu, çekin hangi şekilde ellerinden çıktığını, şirketin kayıtlarına göre çekin kime, hangi sebeple, ne zaman ve nasıl verildiği konularını belirsiz bırakmıştır. Mahkeme davacı yerine geçerek davayı ispat çabasına giremez. Sadece iddia edilen çerçevede delil toplanabilir. Mevcut deliller de davayı ispata yeterli değildir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1390, K. 2019/1133, 4 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama