İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/162 K.2018/1148

Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,

Esas2018/162Karar2018/1148Tarih19 Eylül 2018Okuma6 dk · 1.190 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı

Esas No
2018/162
Karar No
2018/1148
Karar tarihi
19 Eylül 2018
Esas no
2018/
Karar no
2018/
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
—
Vekili
Av.
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
26/01/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.190 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,

DAVACININ TALEBİ

Davacılar taraf dava dilekçesinde, davacı ...'ın 19/10/2012 tarihinde dava dışı ...'in davalı ...'dan çektiği krediye kefil olduğunu, bu kredinin teminatı olmak üzere davacıya dava konusu olan 390.000-TL tutarında senet imzalatıldığını, kefalet için yürürlükte bulunan mevzuat gereği eş rızasının alınmadığını, bu şekilde kefalet akdinin tanzim edildiğini, durumun davalı bankaya ...

2.Noterliği vasıtasıyla ihtarname ile bildirdiğini, kefillik sözleşmesinin geçersizliği yönünden ...

1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğuna karar verildiğini, bu kararın ... tarafından da onaylandığını, karar gerekçesinde sözleşmenin teminatı olarak verilen senedin de geçersiz olduğunun mahkeme ilamına yazıldığını, söz konusu senedin geçersizliğine karar verilen kredi sözleşmesi için imzalandığını, bu sebeple dava konusu senet dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DAVALININ CEVABI

Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının 19/10/2012 tarihli kredi sözleşmesinde dava dışı ...'e kefil olduğunu ve bu kefalet dolayısıyla kredinin tediyesini teminen 390.000-TL tutarında dava konusu senedin verildiğini, davacının da bu senede kefil olduğunu, davacının davada hukuki yararının bulunmadığını, zira ...

1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyasında davacının kredideki kefalet sözleşmesi uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava konusu senedin görüldüğünde vadeli senet hükmünde olduğunu, kanunda öngörülen sürelerin de geçerek zamanaşımına uğradığını, bu sebeple kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, davacı aleyhine başlatılmış icra takibi bulunmadığını, davacının banka başvurmak suretiyle sözkonusu senet ile ilgili sorumluluğunun bulunup bulunmadığının teyit etmeyi talep edebilecekken eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını,

yine bu sebeple davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmolunması gerektiğini belirtmişlerdir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava icra takibinden önce açılan ve kambiyo senedine dayanan menfi tespit davasıdır. Davacı taraf dava konusu bono ile davalı bankaya borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Kural olarak ispat külfeti davacı tarafın üzerindedir. Zira kambiyo senedi sebepten mücerret olarak kayıtsız şartsız bir borç ikrarını gösterir. Davacı taraf bunun üzerindeki imzasını inkar etmediğinden, menfi tespit iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebilir.

Somut olayda kambiyo senedinin ihdas sebebi olarak davalı banka ile dava dışı ... arasındaki kredi sözleşmesi ve buna bağlı kefalet işlemleri gösterilmiştir. Davacı tarafın iddiasına göre bu bono, kredi verilmesi esnasında kefalet sözleşmesi yapılırken teminat olarak alınmıştır. Davacı taraf banka kredi sözleşmesini T.B.K. 583 maddesine aykırılığı sebebiyle bir menfi tespit davası açmış ve bu dava ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... esas sayılı dosyası ile görüşülerek karara bağlanmıştır. Kararda davacı ...’ın banka kredi sözleşmesine kefaletin geçersiz olduğuna karar verilmiş ve aynı kararın gerekçesinde dava konusu bono sebebiyle de borçlu olmadığı konusuna değinilmiştir. Bu kararın davalı tarafça temiz edilmesi üzerine ... 19. Hukuk Dairesinin 29.09.2016 gün ve 2016/... esas sayılı kararı ile anılan hüküm eleştirilerek ve gerekçesi düzeltilerek onanmıştır.

Onama gerekçesinde dava konusu olmayan bir husus hakkında gerekçe yazılmasının doğru olmadığına değinilmiştir. Bu onama gerekçesinden yola çıkan davacı taraf da eldeki iş bu davayı açmıştır. Davalı taraf esasen davacının bu bono sebebiyle borçlu olduğunu iddia etmemekte, bilakis asıl borç yönünden menfi tespit kararının kesinleşmesini gerekçe göstererek davada hukuki yarar bulunmadığını ifade etmektedir.

Nitekim aradan geçen süre içinde bono sebebiyle başlatılmış bir takip de yoktur.

Ancak davacı taraf bono sebebiyle dava ve takip tehdidi altında olduğunu düşünmektedir.Davalı tarafın da bono üzerinden alacak iddiası olmaması, bononun ihdas sebebi nazara alındığında asıl borç yönünden verilen menfi tespit kararının kesinleşmesi gerçeği karşısında davacının bono sebebiyle borçlu olmadığını kabul etmek gerekir.Ancak çözülmesi gereken bir hukuki sorun da davacının dava açmakta hukuki yararının olup olmadığıdır. Zira davalı taraf T.T.K.

704/1 maddesi gereğince bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Ancak belirtmek gerekir ki kambiyo senetleri için geçerli olan üç yıllık kısa zamanaşımı süresi, sadece kambiyo vasfından kaynaklanan haklar icin geçerlidir. Asıl borç ilişkisi yönünden genel zamanaşımı süresi geçerlidir. Bir kambiyo senedi zamanaşımına uğradığında yazılı delil başlangıcına dönüşür. Buna dayalı olarak dava ve ilamsız takip açılması mümkündür.

Elbette bononun eksik unsurlarının sonradan tamamlanması ve takibe konulması riski de vardır. Davalı bankanın bu riski almayacağı makul çerçevede öngörülebilir olsa da davacı açısından bir kesinlikten söz edilemez. Nitekim uygulamada birçok banka bu türden bonolar alarak kredi ilişkisinin teminatını oluşturmaya çalışmaktadır.

Gerçekte vadeli bir borç bulunmadığı halde yani cari hesap biçiminde işleyen kredi ilişkisinde hesap kat edilmeden alacak muaccel olmayacağı halde önceden alınan bonoların eksik unsurları doldurularak takibe konulmaktadır. Davacının kendini bir takip tehdidi altında hissetmesinin makul olduğu değerlendirilerek davada hukuki yarar bulunduğu takdir edilmiştir.Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da davacının T.M.K.

2’nci maddesinde yazılı dürüstlük kuralına uygun davranış içinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı taraf kefillik iradesiyle sözleşmeye imza atmış olmasına ve geçerli biçimde bir bono vererek asıl borçlu yanında müteselsil kefil olmasına rağmen bir şekil eksikliğine, yani kefalete ilişkin yazıların kendi eliyle yazılmamış olmasına istinaden kefillikten kurtulmuştur. Asıl borç yönünden menfi tespit kararı da almıştır.

Üstelik davalı banka bononun sebepten mücerret olduğu iddiasını ileri sürmemiş, açıkça bono sebebiyle talepleri olmadığını beyan etmiştir. Halbuki banka bonoyu davacıya iade etmek zorunda da değildir. İmzaların istiklali ilkesine istinaden diğer imza sahiplerine karşı bu hakkını kullanabilir. Bu durumda davacı tarafın aynı borç ilişkisine dayanmasına rağmen bu davayı uzun bir süreden sonra açması hukuken tartışılabilir.

Fakat dürüstlük kuralına aykırılık sadece davacı yönünden söz konusu değildir. Davalı banka da gerçekte cari hesap şeklinde işlemesi gereken bir kredi ilişkisinde takip kolaylığı için ve ilamsız takibe itiraz riskini ortadan kaldırmak için bono almıştır. Basiretli bir tacir olarak kefalete ilişkin kuralları bilmesi ve uygulaması gereken banka, bu konuda dikkatsiz davranmıştır.

Tarafların karşılıklı bu tutumları yüzünden dürüstlük kuralının her iki taraf yönünden de sonuç doğurmayacağı takdir edilmiştir. Bir hususa daha açıklık getirmekte yarar vardır. Davacı taraf esas borç ilişkisine dair menfi tespit kararı almıştır. Bononun asıl borç ilişkisinden kaynaklandığı sabit olduğuna, her iki tarafın da bunu bildiğine ve ikrar ettiğine bakılırsa ortada uyuşmazlık konusu tek bir alacak vardır.

Davalı banka da bononun sebepten mücerretliğini ileri ileri sürmediğine göre bu irtibat açık ve kesindir. Davacı taraf asıl borç için açtığı davayı kazanmış ve hak ettiği vekalet ücretini de almıştır. O karar ve dava ile bağlantısı kesin olan bono için açtığı ikinci davada nispi avukatlık ücreti takdir edilmesi hakkaniyete aykırı olur.

Davacı taraf hem bono hem kefalet için aynı anda dava açsaydı, uyuşmazlık tek bir alacağa ilişkin olduğundan o miktar üzerinden tek bir vekalet ücreti takdir edilecekti. Bu davanın sonradan ve ayrı biçimde açılması yeni bir nispi vekalet ücreti gerektirmemelidir. Kaldı ki davalı taraf dahi en baştan bono sebebiyle alacaklı olmadıklarını ikrar etmişlerdir. Davalının beyanı açık bir davayı kabul beyanı olmadığından harç ve ücretler genel ilkelere göre belirlenmiştir.

Açıklanan gerekçe ile davacı vekiline maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın kabulü ile keşidecisi ... olan 19/10/2012 keşide tarihli 390.000 TL bedelli vade tarihi yazılmamış ve kefili davacı ... olan bono sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine,

Alınması gereken 26.640,90-TL harcın davalıdan tahsiline,

Davacı vekili lehine takdir edilen 2.180-TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça karşılanan 70-TL muhakeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı. 19/09/2018

Başkan · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Üye · e-imzalı · Katip · e-imzalı

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/162, K. 2018/1148, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının Talebi
  4. Davalının Cevabı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/162
Karar No
2018/1148
Tarih
19 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/162 K.2018/861
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/163 K.2018/1018
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/163 K.2018/561
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/165 K.2018/1052
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/165 K.2018/580
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/165 K.2018/866

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.