KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1672
- Karar No
- 2019/656
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/07/2019
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davalı tarafça davacı aleyhine başlatılan Bursa 16.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacının davalıya borcu bulunmadığını, takibe konu edilen satım sözleşmesine ilişkin malların davacıya verilmediğini, taraflar arasında böyle bir hukuki ilişki bulunmadığını, 2013-2013 yıllarında taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, delil olarak sunulan sipariş formlarının bu yıllara ait olduğunu, ancak takibe konu edilen ve dava konusu edilen mallara ilişkin herhangi bir siparişin ve hukuksal ilişkinin bulunmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; taraflar arasında satın alma sözleşmesinin bulunduğunu, davacıya satışı yapılan ürünlerin listelerinin davacı çalışanı tarafından imzalandığını, üretilen ürünlerin davacı tarafça teslim alınmadığını, üretilen ürünlerin özel sipariş olduğunu, davacı tarafın teslim almada temerrüde düştüğünü, davalının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve takibe konu edilen tutar kadar alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 16.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
Davalı taraf takibe konu edilen alacak bakımından taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğunu, davalının özel sipariş niteliğindeki ürünlerin üretimini yaparak davalıya satım ve teslimi için hazır hale getirildiğini ancak davalının malları teslim almadığını bedelini de ödemediğini ileri sürmüştür. Davacı taraf ise davalı ile aralarında böyle bir hukuksal ilişki kurulmadığını iddia etmiştir.
Her şeyden önce iddia olunan hukuksal ilişkinin türünü belirlemek yerinde olacaktır. Davalı tarafça da nitelendirildiği üzere iddia edilen sözleşme türü satım sözleşmesidir. Davalının özel sipariş şeklindeki nitelendirmesi sözleşmenin eser sözleşmesi olması sonucunu doğurmaz. Eser sözleşmesi kuralları bakımından satım sözleşmesinden farklı bir sözleşme türüdür. Satımda “emek” değil, “nesne teslimi” üstün bulunmaktadır.
Eser sözleşmesinde ise, nesne değil bir “emek” daha üstün durumda tutulmaktadır. Örnek verilecek olunursa. Topraktan kat satışı, bir eser sözleşmesi değil, bir satım sözleşmesidir. Çünkü, bu sözleşmede emek değil, nesne teslimi edimi üstün bulunmaktadır. Yargıtay bir kararında da bu hususu vurgulamıştır. "Bağımsız bölüm satış vaadi, inşa edilecek veya edilmekte olan binalardaki katlara ilişkindir.
Topraktan kat satışı denilen bu hukuki ilişki; bir eser sözleşmesi değil, bir satım sözleşmesidir. Çünkü bunda önceden belli bir projeye göre işin yerine getirilmesi söz konusudur ve emek (çalışma), satılan kat için özel bir nitelik taşınmamaktadır. Bu nedenle sözleşmede emek değil, nesne teslimi edimi üstün bulunmaktadır. (Yargıtay BGK. 24.04.1978, E.1978/3 K.1978/4 İçt.Bir K.)"
Somut uyuşmazlıkta da davalı üretimini yaptığı ürünleri davalıya sattığını iddia etmektedir. İddia ve savunmalar çerçevesinde ileri sürülen hukuksal ilişkide temel ve üstün tutulan amacın nesne teslimi olmasına göre uyuşmazlık satım sözleşmesi hükümlerine göre ispat kuralları bakımından çözümlenecektir.
TMK m.6 ya göre herkes iddiasını ispatla yükümlüdür "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
Menfi tespit davalarında ispat yükü genel olarak davayı açan üzerinde olsa da takibe konu alacak yazılı bir belgeye dayalı olmadığından hukuksal ilişkiyi ve alacağın varlığını ispat davalı taraf üzerindedir.
Davalı satım sözleşmesinin varlığını ispatlamalıdır. Davalı tarafça yazılı bir satım sözleşmesi sunulmamıştır. Sipariş mektubu sunulmuş ise de pek çoğu davalı tarafça imzalanmış olan belgelerdir. Birtakım sipariş mektuplarında ... isimli kişinin imzası bulunsa da bu kişinin davacıyı temsile yetkili kişilerden olmadığı anlaşıldığı gibi bu evrakların 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Oysaki davacının takibe dayanak yaptığı alacağa konu edilen ve iddia olunana satım sözleşmesi 2016 yılına ilişkindir. Nitekim siparişin ve satım sözleşmesinin ispatı bakımından davalı taraf cevaplarında 2016 yılı mayıs ve haziran ayına ait yazışmalara dayanmıştır. Ancak bu yazışmalarda verilen süre içerisinde dosyaya sunulmamıştır.
Davalı tarafça 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin bir kısım faturalar sunulmuş ise de bu faturaların takip konusu alacakla ilgisi bulunmamaktadır. Nitekim davacı tarafça 2013 yılında davalı ile ticari ilişkilerinin bulunduğu kabul edilmiş ancak uyuşmazlığa konu satım sözleşmesi kabul edilmemiştir. Davalı tarafça takibe konu alacakla ilgili dosyaya fatura sunulmamıştır. İcra takibinde de takip talebine bir fatura eklenmediği gibi takip talebinde açıklama kısmında fatura detayına yer verilmemiştir. Zaten davalı cevaplarında ürünler teslim alınmadığı için fatura düzenlenmediğini açıkça belirtmiştir. Bu sebeple ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasında yarar görülmemiştir.
Satıma konu ürünlerin fotoğrafları iddiayı ispata yeterli olmadığı gibi davalı iddialarının tanıkla ispatı da mümkün değildir. Bu nedenle tanık dinlenilmesinde de bir yarar görülmemiştir. Davalı yemin deliline de dayanmadığından toplanacak başka delil kalmamıştır.
Davalı davacının ürünleri teslim almaya yanaşmadığını ileri sürmüştür. Ürünler halen davalı uhdesindedir. Satım sözleşmesinin varlığı ispatlansa bile alıcının temerrüdü sonuçlarını doğuran bir ihtarda davacıya gönderilmemiştir. Bu halde dahi davalının davacıdan alacak talep edebilmesi için davacıyı ürünlerin teslim alınması konusunda temerrüde düşürmesi gerekmektedir (Alıcının temmerrüdü). Ancak davalı satım sözleşmesini ve alacağı ispatlayamadığından bu husus üzerinde durulmamıştır ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1672, K. 2019/656, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama