KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1790
- Karar No
- 2019/1334
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ..
- Davalı
- ... -
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
... İLİŞKİLİ KİŞİ/(LAR) : ... - ... ...
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 13/03/2014
KARAR TARİHİ : 23/12/2019
Eldeki davada mahkememizde yapılan yargılama sonucunda verilen 14/11/2017 tarih ve ... E/K sayılı karar temyiz edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11/12/2018 tarih ve 2018/665 - 2018/1102 E/K sayılı ilamı gereğince bozularak mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi kararına uyularak muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında;
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin tasfiyeye girdiğini, inşaatların tamamlanmasından sonra Gemlik 1.Noterliğinden 19/07/1998 tarihinde kura tespit tutanağı düzenlenerek, kura çekimine göre A Blok 9 Nolu dairenin davacıya, F Blok 18 nolu dairenin ...'a isabet ettiğini, davacının dairesini ...'a, ...'ın da kendine düşen dairesini Gemlik 1.Noterliğinden düzenlenen 31/08/1999 tarih ve 11274 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile karşılıklı olarak sattıklarını, ...'ın 9 nolu dairenin tapusunu aldığı halde,
davalı kooperatifçe davacının borçlu olduğu iddiasıyla eşitlik ilkesine aykırı olarak 18 nolu dairenin tapusunu davacıya vermediğini, Bursa ili, Gemlik İlçesi, Orhaniye Mah., Kumla Bayır Yolu, 356 ada, 75 parsel, F Blok, 9.Kat, 18 nolu dairenin tapusunun iptali ile davacıya devredilmesini talep ettiklerini, ancak bu arada taşınmazın cebri icra yoluyla Gemlik İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından satıldığını, bu sebeple 15/07/2014 tarihli dilekçe ile 85.000 TL bedel talep ettiklerini ileri sürerek 85.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, davacının hem kooperatif üyesi hem de kooperatif inşaatının fenni mesulü olduğunu, 2000-2001-2002 yıllarına ait aidat borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında ihraç kararı verildiğini, davacının açtığı iptal davası sonucu Gemlik AHM ................... Esas sayılı dosyada verilen karar ile kooperatif üyeliğine tekrar kabul edildiğini, kooperatifin de davacı aleyhine aidat alacağı davası açtığını, ....................
Esas sayılı dosya ile davacının borçlu olduğu hususunun kabul edildiğini, ................
Esas sayılı dosyada itirazın iptali davası açılıp, dosyanın Yargıtayda bozulması üzerine 2012/501 esasına kaydedildiğini, bu davanın halen derdest olduğunu, davacının 18 nolu daireyi kendisi adına tescili için üzerine düşen resmi işlemleri yapmadığını, bu konuda kooperatife talep dahi iletmediğini, daire üzerine tedbir koydurduğunu, aidat borcunu ödemediğinden adına tahsis edilen yerin tapusunun verilemediğini, bunda davacının kusurlu olduğunu, 18 nolu dairenin kooperatif Avukatı Av. ...'a olan borç nedeni ile Gemlik İcra Müd. ...
Esas sayılı dosyada cebri icra yolu ile satıldığını, kooperatifin kusuru bulunmadığını ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 14.11.2017 gün ve 2014/94E. 2017/1249 K. sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi istinaf incelemesini yapmış, 11.12.2018 gün ve 2018/665-1102 E. K. sayılı ilamla mahkememiz kararını kesin olarak kaldırmıştır.
Kaldırma kararında “davacının kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine ilişkin davanın kesinleşmesinin beklenmesi, sonucuna göre davacının kooperatife borcu yoksa taşınmazın dava tarihindeki değerine hükmedilmesi, kooperatife borcu varsa Yargıtay’ın benimsediği ve 23. Hukuk Dairesinin 2016/1514 E. sayılı ilamında da anlatılan altılı formül uyarınca hesaplama yapılması gerektiği” açıklanmıştır.
Mahkememizce kesin nitelikteki kaldırma kararına uygun hareket edilmiştir. Dikkat edilirse mahkememizin kaldırılan kararında neden kooperatifin aidat alacağına ilişkin kararın sonucunun beklenmediği ve neden taşınmazın cebir icra yoluyla satıldığı değerin esas alındığı açıklanmıştı. Mahkememiz esasen bir hakkaniyet dengesi kurmaya çalışmıştır. Davacı olumsuz tutumuyla bu zararların doğumunda müterafik kusurludur.
Yıllardır kooperatife borcunu ödemeyerek diğer üyelerin de hakkına tecavüz etmiş, cebri icrayla satılan taşınmazı uzun süre fiilen kullanmıştır. Aslında davacının kooperatiften ihracı için gerekli şartlar oluşmuş olmasına rağmen bürokratik sebeplerle bunun gerçekleşmemiş olması davacı lehine hak kazanmaya sebep olmamalıdır.
Yani kooperatife karşı edimlerini uzun süre ve direngen biçimde yerine getirmeyen birinin kendine verilmesi gereken daire bedelini tam ve eksiksiz alması haksızlıktır.
Kaldırma kararı kesin olduğundan öncelikle Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ................... esas sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşmesi beklenmiştir. Bu hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 19.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Yani davacının uzun süredir kooperatife karşı edimlerini yerine getirmediği açıktır. Usulüne uygun bir ihraç kararı alınsa davacı sadece ödediği aidatı geri alabilecektir. Kooperatifin davacıya karşı mücadelesi yetersiz kalmış, davacı ihraç edilememiştir. Elbette ihraç istenen bir sonuç değildir. Ancak bir üyenin kooperatife zarar vermeyi sürdürerek neticede diğer üyelerle eşit haklar alması da kabul edilemez.
Bu aşamadan sonra dosya hesap bilirkişisine teslim edilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin içtihatlarında kullanılan altılı formül uygulanarak ve taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak davacıya ödenmesi gereken miktar konusunda rapor alınmıştır. Bilirkişi 07.10.2019 tarihli raporunda 110.378,52.TL alacak hesaplamıştır. Aynı raporda davacının kooperatife yaptığı ödemelerin güncel değeri de 68.055,16.TL olarak hesaplanmıştır.
Rapordan anlaşılacağı üzere davacının aidat ödemeleri çok düzensizdir. 2002 yılı Ağustos ayından bu yana hiç aidat ödememiştir. Ödediği toplam bedel 10.210.TL’dir. Normal bir üyenin ödemesi gereken aidat toplamı 11.380.TL’ye tekabül eder ki bu da davacının edimlerinin %10’dan fazla bir kısmını yerine getirmediği anlamına gelir. Bu durumda kusurlu hareketleriyle kooperatifi de zora sokan davacının diğer üyelerle eşit biçimde hak elde etmesi doğru olmayacaktır.
Ancak istinaf mahkemesi uygun görürse bilirkişinin hesapladığı bedele göre karar vermesi mümkündür.
Sonuçta taşınmaz daha az bir fiyatla satılmış olsa da, davacının yatırdığı aidatın dava tarihindeki güncel değerine hükmetmek daha doğru bulunmuş, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1790, K. 2019/1334, 23 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama