KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/180
- Karar No
- 2019/1132
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 01/02/2018
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı ...'nın eşi diğer davacıların babası olan ...'in 01/04/2017 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada davalı ...'nun kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucunda vefat ettiğini, kazada davalının tam kusurlu olduğunu ancak kaza sonrasında trafik ekipleri tarafından hazırlanan tutanağın eksik ve hatalı olduğunu, yaya geçidinin yerinin ve çarpma noktasının hatalı gösterildiğini, kamera kayıtlarına rağmen fren mesafesinin hatalı hesap edildiğini, davalı aracının aşırı hızlı olduğunu, fren yapmadığını, kazanın yaya geçidi üzerinde gerçekleştiğini, tutanağın davalı beyanına göre tutulduğunu,
alkol raporunda görevli ismi yazmadığı için geçersiz olduğunu, müteveffanın ölümüyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek her bir davacı için şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. u tutulmasını talep etmiştir.
DAVALI ... SİGORTA A.Ş.'NİN CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini talep etmiş , kazaya karışan aracın ZMMM sigortacısı olduklarını, poliçe limitiyle ve kusurla sınırlı sorumlu olduklarını, kusurun davacı tarafça ispatı gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre tam kusurun yayada olduğunu, orta refüjde bulunan ağaçların arasından aniden yola çıktığını, desteklik halinin ispatı gerektiğini, hesabın kayıtlı aktüer tarafından yapılmasının doğru olacağını, dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, davacıların ölüm sebebiyle elde ettikleri kazançların tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DAVALI ... VEKİLİ'NİN CEVABI
Davalı ... vekili davaya cevap vermemiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava trafik kazası biçiminde ortaya çıkan haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava aynı zamanda zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açıldığı için ticaret mahkemesi görevlidir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı bir trafik kazasının yaşandığını, karşı tarafın kusurunu, meydana gelen zararı ve kusurla zarar arasındaki illiyet bağını ispat etmelidir.
Somut olayda davanın taraflarının karıştığı bir trafik kazası yaşandığı konusunda uyuşmazlık yoktur. O halde öncelikle kazada kusur oranlarının belirlenmesi gerekir. Olay aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemdir. Bu sebeple açılacak ceza soruşturma ve kovuşturmasında elde edilecek deliller mahkememizi de aydınlatacaktır. Olaya ilişkin bir görüntü kaydı ceza dosyasına da girmiştir.
Nitekim kazada kusur oranlarını belirlemek için mahkememizce özel bir rapor alınmadan önce ceza dosyasından alınacak raporun görülmesi yerinde olacaktır. Soruşturma kapsamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 30.11.2017 tarihli raporunda asıl kusurun davacılar murisi ...’te olduğunu, yaya olan müteveffanın yakındaki yaya geçidini kullanmadığını, araçlara geçiş önceliği vermediğini, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü açıklamıştır.
Aynı rapora göre kazaya karışan davalı sürücü ... ise meskun mahalde müteyakkız davranmamış, orta refüje kadar gelen yayayı zamanında fark edip fren ve direksiyon tedbirine başvurmayarak özenli hareket etmemiş olmakla tali kusurlu bulunmuştur. Bu rapor mahkememizce hükme esas alınmaya uygun görülmüştür. Asıl kusur kural ihlali yapan davacıların murisi olan yayaya aittir. Sürücü açık bir kural ihlali yapmamış, sadece dikkatsiz bulunmuştur.
Eğer yayanın kural ihlali olmasa sürücünün varsayılan dikkatsizliği kaza doğurmaya elverişli değildir. Nitekim ceza kovuşturmasında birden fazla rapor alınmışsa da son rapor da aynı yöndedir. Mahkememizce davacılar murisinin asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu kabul edildiği rapora itibar etmiştir.
Dikkat edilirse asli ve tali kusurlu taraflar bellidir. Artık kusurun derecesini tıpkı ceza mahkemesinde olduğu gibi hakim belirlemelidir. Zaten kusurun matematiksel bir dağılımından söz etmek abes olur. Yüzdesel bir kusur dağılımı tamamen takdire dayalıdır. Tazminata karar verecek hakim bu takdir hakkını kullanmalıdır.
Bu aşamadan sonra davacıların desteklerini kaybetmelerinden kaynaklanan maddi zararın hesaplanması aşamasına geçilmiştir. Murisin gelir belgesi sunulmaması sebebiyle asgari ücrete göre yapılan hesaba göre davacı çocuk ...’in payına 33.893,71.TL, davacı çocuk Serra’nın payına 60.625,26.TL ve davacı eş ...’nın payına 307.666,61.TL destek alacağı düşmektedir.
Bu aşamadan sonra maddi tazminat konusunda davacı taraf ile davalı sigorta şirketi arasında bir sulh gerçekleşmiş, bu çerçevede davacı tarafın maddi tazminat talepleri karşılanmıştır. Maddi tazminat davası konusuz kaldığından esas hakkında bir karar verilmemiştir. Davacı taraf maddi tazminat davasının konusuz kaldığını beyan ve kabul etmekle birlikte manevi tazminat davasına devam etmiştir. Bu durumda sadece manevi tazminatın değerlendirilmesi gerekir.
Yakınlarını bir trafik kazasında kaybeden davacıların manevi zarara uğradığı gerçeği, ispata gerek duymayan bir hayat tecrübesine dayanır. Eşini kaybeden anne de babasını kaybeden çocuk da telafi edilemez acı ve manevi zarar görürler. Öyleyse olayın oluş biçimine, tarafların kusuruna ve zararın ağırlığına göre uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi uygun olacaktır.
Somut olayda kazanın oluşuna sebep olan temel kusurlu hareket davacılar murisine ait olduğundan bu kusur davacılara sirayet edecektir. Kaldı ki davalı sürücünün kusurunun az olması, hatta bariz bir hatalı harekete değil nispeten takdir ve varsayıma dayalı bir kabule istinat etmesi sebebiyle kusurun zararlı neticeye etkisi çok küçüktür.
Gerek görüntü kaydından edinilen izlenim gerekse olay tanığının anlatımı sürücünün bir anda meydana gelen kazayı önlemek için yeterli tepki süresinin varlığını dahi tartışmalı kılmaktadır. Buna rağmen sürücünün küçük de olsa kusuru, olayın ölümle sonuçlanması nazara alınmıştır. Hükmedilen tazminat miktarı ölüm gerçeğinin büyük etkisine oranla düşük görülebilir. Bilakis ölüm söz konusu olduğu için bu miktarda tazminat uygun bulunmuştur.
Aksi olsa, yani olay yaralanma ile sonuçlansaydı ve zarar görenler kusurun bizzat sahibi olsaydı tazminatın çok daha az olması gerekirdi. Hükmedilen tazminat babasız kalan çocuklar ve dul kalan bir eş için tatmin edici değildir. Ama üç mirasçıya ödenecek tazminat davalı sürücü yönünden oldukça yüksektir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/180, K. 2019/1132, 4 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama