KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/199
- Karar No
- 2019/426
- Karar tarihi
- 27 Mart 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ..
- Vekili
- Av....
- Dava
- Sözleşmenin Haksız Feshedildiğinin Tespiti
- Dava tarihi
- 08/01/2018
- Karar tarihi
- 13/03/2019
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkartılan "...Karera Sistemi ve Kablosuz Geniş Bant - RF Haberleşme Sistemleri Bakımı İşine" dair ...ihale kayıt numaralı işin yüklenicisi müvekkili olduğunu, 10/11/2016 tarihli sözleşme gereğince 17/11/2016 tarihinde hizmete başlandığını, yüklenici olan müvekkilinin tüm edimleri yerine getirmesine rağmen ...
Makine Elektrik İkmal Dairesi'nin müvekkili aleyhine tutmuş olduğu tutanaklara dayanmak suretiyle 23/12/2016 tarih 46530 sayılı yazı ile sözleşmenin feshi işlemleri için Hukuk Müşavirliğine havale edildiğini, sözleşmenin haksız nedenle feshedildiğini,
bu nedenle öncelikle ihaleye konu işe ilişkin sözleşmenin haksız feshinin tespiti ile müvekkili olan yüklenicinin sözleşmeye istinaden ihale edene vermiş olduğu 28.750 TL bedelli teminat mektubunun yargılama süresince nakde çevrilmesinin ihtayati tedbir yoluyla durdurulmasını ve devamında müvekkiline iadesini ve yargılama giderleri ve ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta, öncelikle davada görevli mahkemenin davacının tacir sıfatına haiz olup, Genel Müdürlüklerinin de kamu kurumu olmasına rağmen davaya konu faaliyetlerin özel hukuk kuralları altında yapılmış olmakla TTK 18/1.maddesi uyarınca tacir sayıldığını, bu nedenle davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmenin imzalanmasından başlayarak idareyi yanıltıcı eylemlerde bulunduğunu, sözleşme gereği temin edilmesi zorunlu olan evrak ve cihazları temin etmediğini, OKTS frekans tahsis işlemlerini gerçekleştirmediğini,
bakımları zamanında yapmadığını, arızaları vaktinde gidermediğini, güven sarsıcı davranışlar sergilediğini, organizasyon sorunları ve maddi güçlükler yaşadığını, sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmektedir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ve sözleşme sebebiyle verilen teminat mektubunun iadesi taleplidir. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf sözleşmeye uygun davranmasına rağmen sözleşmenin tek taraflı ve haksız biçimde feshedildiğini ispat etmelidir.
Taraflar arasında “güvenlik kamera sistemi ve genişbant kablosuz haberleşme sistemi bakım işine” ilişkin bir sözleşme bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Keza sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği de tartışmasızdır. Temel sorun fesih işleminin hukuka uygun olup olmadığı noktasındadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin mahiyetini izah etmek yerinde olacaktır. Davalı ... tarafından işletilen atık su ve içme suyu arıtma tesisleri, bir baraj, su depoları, pompa istasyonları gibi tesis ve konumların kablosuz kamera sistemi ile kontrolünü sağlamaktadır. Bu kamera sistemlerinin bakımı ve sürekli çalışır halde tutulması amacıyla taraflar arasında bir sözleşme imzalanmıştır. Davacı müteahhitin işe başlama tarihi 17.11.2016 olarak belirlenmiştir. Davacı taraf işe başlar başlamaz sistemi gözden geçirecek, gerekli ekipmanlar için envanter listesi hazırlayıp idareye bildirecektir. Sisteme periyodik bakım yapılacak, meydana gelen arızalar da kısa sürede giderilerek sistem çalışır vaziyette tutulacaktır.
Sistemin sağlıklı biçimde çalışmaması söz konusu olmuşsa süreç içinde yaşanan gelişmelerde kimin hangi oranda kusurlu olduğu ve bunun sözleşme feshine sebep olup olmayacağı teknik bir konudur. O halde sistem yerinde görülüp çalışma biçimi anlaşıldıktan sonra bilirkişiler tarafından hazırlanacak bir rapora ihtiyaç vardır. Mahkememizce keşif yapılmış, tanıklar keşif mahallinde dinlenmiştir.
Bilirkişiler keşif sonrasında düzenledikleri 14.09.2018 tarihli raporlarında sonuç olarak, arıza ihbarlarına rağmen davacının çözüm sürecine riayet etmediği, arızaları zamanında gidermediği, teknik şartnamenin açık ve anlaşılır olmadığı, davacının fesihten önce izaha muhtaç maddelerle ilgili girişimde bulunmadığı, buna rağmen iş sahibinin de gerekli bazı bilgileri zamanında vermeyerek, arızaların giderilip giderilmediği konusunda yazılı geri bildirim yapmayarak, iletişim kanallarını açık tutmayarak kusurlu davrandığı, buna rağmen sözleşme feshinin haklı olduğu görüşüne yer vermişlerdir.
Bu rapor hükme esas alınmaya uygun bulunmuştur.
Mahkememizin kanaati de sözleşmenin feshi konusunda davalı tarafın haklı sebepleri bulunduğu yolundadır. Elbette süreç içinde iki taraflı kusurlar ve iletişim sorunları ortaya çıkmış olabilir. Temel sorun bunlardan hangilerinin sözleşmenin devamını çekilmez hale getireceği ve feshi haklı/haksız kılacağıdır.
Öncelikle belirlerim ki teknik şartnamede anlaşılması ve uygulanması tereddüt yaratan noktalar olabilir. Bu hususların müzakere sürecinde gündeme getirilmesi esastır. Taraflar tacirdir ve hangi noktaların muğlak olduğunu bilecek durumda kabul edilirler. En nihayet bu maddelerin uygulanması gündeme geldiğinde taraflar iletişime geçerek çözüm temelinde müzakere etmelidir. Muğlak maddeler tek başına taraflardan birine haklılık kazandırmaz. Ancak bir tarafın uygulamasına sessiz kalmak bir çeşit zımni kabul sayılır. Sözleşmenin imzası aşamasında dile getirilmeyen hususlar feshe kadar da gündeme getirilmemişse fiili durum öne çıkacaktır.
Davacı tarafın haksız bulunmasının birinci sebebi işe başladığında gerekli inceleme ve kontrolleri yapmamış olmasıdır. Davacı mütahitin daha işin başında sistemi yerinde inceleyerek gerekli ekipmanlar için bir envanter çalışması hazırlaması gerekir.
Müteahit taraf işin başlangıcında sistemde kullanılan Radyo Frekans ve mikrodalga ile aktif kamera cihazlarının marka ve model listesini ve net work IP bilgilerini talep etmiş, davalı idare ise bu hususların tespitinin sözleşmeyle davacıya verildigini, idarenin belirlediği elemanlarla çalışılarak liste hazırlanması gerektiğini, IP bilgilerinin güvenlik açısından arıza bakım ve devreye alma çalışmaları esnasında paylaşılacağını bildirmiştir.
Halbuki teknik şartnameye göre bu çalışmaların yüklenici tarafından idarenin teknik elemanları ile birlikte yapılması gerekir. Sözleşmenin imzasından sonra envanter bilgilerinin istenmesi bilirkişiler tarafından da haklı bulunmamıştır. Kaldıki sisteme dahil tüm noktalarda halen keşif ve kontrol yapılmadığı, sadece birkaç noktada inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Sisteme dahil olan NV-4-2 kodlu istasyondaki arıza halen giderilebilmiş değildir.
Davacı taraf önce sistemdeki bir güç ünitesini değiştirmiş, onarım sonrası bu kez güç ünitesinden beslenen Trio ER 450 kodlu parça arıza vermiştir. Bu parça üretimden kalktığı için muadil parça temin edilmiş, eski konfigürasyon bilgileri uyum sağlamadığından yeni konfigürasyon bilgileri de verilmediğinden halen onarım tamamlanabilmiş değildir. Bilirkişiler muadil ürün temin etme konusunda yüklenicinin yetersiz kaldığı görüşündedir.
Keza aynı cihazın çalıştığı başka bir istasyondan konfigürasyon bilgisinin temin edilebileceği anlaşılmaktadır.
Sözleşmede yer aldığı halde tam teslim edilmeyen üç adet panonun teknik özellikleri yetersiz olduğundan bu konuda davalı idare kusurludur. Teslim edilecek panoların teknik özellikleri açıkça yazılmamış, davacının taraf olmadığı eski sözleşme eki şartnameye atıf yapılmıştır. Keza teslim edilmeyen üç adet kablosuz haberleşme cihazı konusunda da idare makul olmayan bir teslim süresi öngörmüştür. Fakat aradan 41 gün geçmesine rağmen ürünlerin tedarik edilmediği de malumdur.
Bunun gibi bazı arızaların giderilmesi ve neticenin taraflarca paylaşılması konusunda iletişim sorunları da yaşanmıştır. Bu iletişim eksikliğinde idarenin kusuru vardır. Yükleniciye bildirim yapıldığına dair kayıt olmamasına rağmen arızaların devam ettiği anlaşılmaktadır. İdarenin bu arızaların devam ettiğini bildirmesi, en azından onarım girişimlerinin sonuç verip vermediğini karşı tarafa iletmesi anlamına gelecektir.
Arıza onarım sürecinde davacının kullandığı bazı muadil cihazların istenen teknik özelliklere sahip olmaması, idarece onaylanmamış teknik elemanların sistem odalarına sokulması konusunda yüklenici kusurludur.
Sözleşmenin feshine haklılık kazandıran temel olgu ise “Ortak Kullanımlı Telsiz Hizmeti” konusundaki yüklenici kusurudur. Yüklenici frekans tahsisi hususunda çalışılacak firma ismini bildirmişse de halen bir sözleşme sunmamıştır. Sayısı sınırlandırılmayan kullanım hakkı yetki belgesi sözleşmedeki şartı karşılamaya yetmez. Tüm bu izahat çerçevesinde davalı tarafın karşılıklı kusuru var ise de temel kusur yükleniciye aittir. Sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Öyleyse davanın reddine karar verilmesi ve teminat mektubunun iadesi talebinin haklı görülmemesi gerekir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/199, K. 2019/426, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama