KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
- T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/437 Esas - 2019/1269
- Esas no
- 2018/437
- Karar no
- 2019/1269
- Başkan
- ...
- Üye
- .....
- Üye
- .....
- Katip
- ...
- Davacı
- ... TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
- Yeni Kestel San. Bölgesi Kale Mah. Yeşilyurt Cad.No
- 2 Kestel/Bursa
- Vekili
- Av. ..... - Ulubatlı Hasan Bulvarı Hanedan Apt.No.65, Kat:2,D.:3,4 16240 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... TEKSTİL ENERJİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Barakfakih Mah. 5.Cd. N:2 Kestel/Bursa Kestel/ BURSA
- Vekili
- Av..... - Uluyol,B Adalet Apt. K 23 A Bl D 2 Bursa Osmangazi/ BURSA
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/03/2018
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında dokuma tezgahları ve kompresör satışı yapıldığını, alıcı durumundaki davacının bedel karşılığında çek verdiğini, ancak tahsil edemediğini bu sebeple davalı tarafla makinelerin iadesi konusunda mutabakat sağlandığını, satış için verilen bir kısım çeklerin geri alındığını ancak tutarı 130.000,00 EURO olan üç adet çekin iade edilmeyip tahsil edildiğini, haksız tahsil edilen bu bedelin geri alınması için Bursa 2.İcra Dairesinin 2018/... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, şirketler arasında bir dönem ticari ilişki bulunduğunu, temel olarak fason boyama, iplik ve kumaş alım satımı yapıldığını, ancak davacı şirketin ödeme güçlüğüne düştüğünü bunun üzerine davacı şirkete toplam 300.000,00 EURO fatura karşılığında bir kısım tekstil makineleri satıldığını, dava dilekçesinde belirtilen dokuma tezgahlarının davalı tarafından satılan bir makine olmayıp davacının ödemelerini yapamaması üzerine alacağa mahsuben alındığını, kesilen faturalara karşılıkta her biri 30.000,00 EURO bedelli on adet çek alındığını, Mayıs 2016 tarihine kadar rutin ilişkinin devam ettiğini,
dava konusu yapılan ve Yapı Kredi Bankası A.Ş'ye ait olan 4744782 ve 4744783 seri numaralı çeklerin davacının borcuna karşılık tahsil edildiğini, daha sonra davacının ödeme güçlüğüne düşmesi üzerine borcuna karşılık makinelerin davacıdan satın alındığını ve satışa ilişkin çeklerin tamamının iade edildiğini, bunun dışında taraflar arasında başka borç alış verişi de bulunduğunu, hatta davacının ipoteğinin fekki için kefil olunduğunu ve borcun ödenerek ipoteğin temlik alındığını, buna rağmen davacının karşılıksız çıkan çeklerini de ödemediğini ileri sürerek davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın, davacı tarafından daha önce ödenen çeklerin bedellerinin geri alınması amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf, davalı lehine keşide ve teslim ettiği, bedellerini de ödediği üç ayrı çek sebebiyle haksız ödeme yaptığını ispat etmelidir.
Eldeki dava bir alacak (itirazın iptali) davası gibi açılmışsa da özünde bir menfi tespit ve istirdat iddiasını barındırmaktadır. Bir farkla ki menfi tespit davası takip öncesi veya takip sonrasında, istirdat davası da cebri icra yoluyla ödemeden sonra açılır. Bu tür davalar İcra İflas Kanununda düzenlenmiştir. Ancak somut olayda bir cebri icra söz konusu olmadan ödenen çek bedellerinin iadesi istendiğinden teknik anlamda istirdat davası söz konusu olmasa bile lafzi anlamıyla istirdat talebi vardır. Davacı taraf çek bedellerini geri almak için icra takibi başlattığından itirazın iptali biçiminde dava açılması zorunlu hale gelmiştir.
İadesi istenen ödemeler, kambiyo senedi niteliğindeki çeklerin normal yollarla tahsilinden sonra ileri sürülmüştür. Bilindiği gibi çek, bir kambiyo senedi niteliğiyle sebepten mücerret biçimde kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir. Ödemeden önce menfi tespit talebi ileri sürüldüğünde, iddianın ancak kesin veya yazılı delille ispatı aranır. Çek mevcut bir borç için verilen bir ödeme aracıdır. Davacı taraf, üstelik ödeme de yapmışsa iddiasını yine aynı surette ispat etmelidir.
Yani ya kesin delil ya da yazılı belge getirmelidir. Esasen takdiri delil olan taraf defterleri ile ispat mümkün değildir. Bu itibarla davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiştir. Davacı yemin deliline dayanamayacağını bildirmiştir. Davacının sunduğu bir yazılı belge de yoktur.
Davacının yemin deliline dayanmayacağını bildirmesinden sonra heyetimizde yapılan müzakereler sırasında taraflar arasındaki ticari ilişkinin safahatında fazla ödeme yapılmış olması ihtimali de gözetilerek taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bu amaçla alınan 30.08.2019 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere taraflar arasında değişik hukuki sebeplere dayalı, birden fazla borç doğuracak ilişki mevcuttur.
Davacı taraf defterlerini tam ve eksiksiz biçimde sunmuş da değildir. Defter kayıtları ispata yeterli değildir. Üstelik haksız ödendiği söylenen üç adet çekin ikisinin tahsil tarihini içeren 2015 yılı sonu itibariyle davacı taraf kendi kayıtlarına göre bile 61.202,90.TL borçlu durumdadır. Demek ki dava konusu üç çekten ikisi ödenmesi sonrasında bile davacı hala borçlu durumdadır. O halde bu cekleri haksız ödediğini ileri süremez.
Ama hepsinden önemlisi dikkat etmek gerekir ki bir çek sebebiyle borçlu olmadığını söyleyen taraf bunu yazılı delille ispat etmelidir. Davacı taraf yazılı delil getiremediğinden ve yemin gibi başkaca kesin delile dayanmadığından davanın reddi gerekir. Öte yandan davacı tarafın takip yapmakta kötü niyetli olduğuna dair yeterli kanaate varılamadığından davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmemiştir.
Başkan .... · e-imzalıdır · Üye ....... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip .. · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/437, K. 2019/1269, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama