KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/487
- Karar No
- 2019/605
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
2- VEKİLİ : Av.
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/04/2018
KARAR TARİHİ : 15/05/2019
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, asıl borçlu ve davalı kefile ihtar tebliğ edildiğini, buna rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, alacağı tahsil etmek için davalı aleyhine Bursa 13.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalıların takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davaya cevap vermemiş, cevap süresi geçtikten sonra ek cevap süresi talepleri de olumlu karşılanmamıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE:Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka, taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Bu durumda davacı banka kayıtları ile sonuca gitmek gerekir. Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 28.02.2019 havale tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile dava dışı ... Tic. Ltd.
Şti. arasında 06.06.2014, tarihli 500.000.TL limitli sözleşme bulunduğunu, davalı ... ...’un dava dışı ...ile bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığını, kefalet limitinin 1.250.000.TL olduğunu bildirmiştir. Daha sonra 29.05.2015 tarihinde 1.000.000.TL limitli ikinci bir sözleşme imzalandığı, davalıların 9.000.000.TL limitle müteselsil kefil olduğu, başka kefiller de bulunduğu, bu sözleşmeler kapsamında kredi kullandırıldığı belirtilmiştir.
Kredilere karşılık ... ... adına kayıtlı on iki ve davalı ... adına kayıtlı bir taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiştir. İpotekler üst sınır ipoteği olarak düzenlenmiştir.
Dava konusu alacaklar işletme kredisinden, rotatif krediden ve çek tazmin bedelinden kaynaklanmakta, çek yaprakları için de gayrinakdi alacak ileri sürülmektedir. Taraflar arasındaki kredi hesabı 03.12.2015 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir. İhtarda verilen ödeme süresi nazara alındığında temerrüt tarihi 09.12.2015 olacaktır. Bilirkişi, ayrı ayrı kredilere göre akdi faiz oranını ve temerrüt faiz oranını belirlemiştir. Temerrüt faiz oranı %39 olmalıdır. Bilirkişi sözleşmede yer alan hususları dikkate alarak hesaplama yapmış ve takip tarihi itibariyle nakdi krediden toplam 5.675.095,88 TL borç bulunduğunu, 28.800.TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, ve ticari krediler için %39 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini açıklamıştır.
Genel itibariyle bilirkişinin hesapladığı miktarlar davacı bankanın talebi arasında anlamlı bir fark yoktur. Fark sadece işlemiş faiz ve BSMV hesabındadır. Taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde küçük farklar ve kefalet sınırı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü gerekir. Sözleşmeye göre kefillerin gayri nakdi krediden de sorumlu olduğunu gösteren açık hüküm yoktur. Ancak davalılar aynı zamanda bir üst sınır ipoteği ile doğmuş ve doğacak alacakları da teminata dahil etmişlerdir. Bu durumda davalıların gayri nakdi alacakların depo edilmesinden de sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalılardan ...’un kefalet limiti 9.000.000.TL, verdiği ipotek ise 620.000.TL’dir. Bilirkişi sadece ipotek limitini esas alarak hesaplama yapmış, davacı vekili raporun diğer kısımlarına itiraz etmediklerini sadece ... ...’un ipotek limitine ilişkin kısmı kabul etmediklerini bildirmiştir. Bu nedenle Seher Boz’un sorumluluğu bilirkişi raporundaki haliyle hükme esas alınmıştır.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/487, K. 2019/605, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama