KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/50
- Karar No
- 2018/1226
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Esas no
- 2018/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 08/01/2018
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı şirketin ... Köprüsü ve bağlantılı otoyollarını işlettiğini, davalı şirkete ait çeşitli araçların ihlalli geçiş yaptığını, geçiş ücreti ve cezaların bugüne kadar ödenmediğini, ihlalli geçiş sebebiyle 10 katı ceza tahsil edileceğine dair yasal hüküm bulunduğunu, bunun üzerine ... 5.İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, araçlarda ... bağlantılarının bulunduğunu, ihlalli bir geçiş var ise bunun banka sisteminde görünmesi gerektiğini ancak dönem dönem yaptıkları incelemede ihlalli geçiş borçlarının banka kayıtlarında görülmediğini bu sebeple ödeme yapılamadığını, geçiş ücretinin on katı ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mücbir sebeplerle ücretlerin ödenemediğini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın 6001 Sayılı Kanun gereğince tahakkuk eden geçiş ücreti ve cezadan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf icra takibinde otoyol geçiş ücretine isabet eden kısmı da ödememiş, ceza kısmı dahil olmak üzere tüm borca itiraz etmiştir.
Ancak davalı tarafın kaçamaklı ikrarı yanında davacı tarafın sunduğu görüntü kayıtları çerçevesinde ücretsiz geçişin varlığı ve sayısı konusunda uyuşmazlık yoktur.Davalıya kesilen cezanın kanundan kaynaklandığı izahtan varestedir. Kanunun emredici hükümleri nazara alındığında davacı işletmecinin bu konuda bir seçim hakkı olduğundan da söz edilemez. Yasa ihlalli geçişlerde otoyol işletmecisine ceza tahsili yükümlülüğü de yüklemiştir.
Nitekim Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda bu ceza bir idari para cezası olarak düzenlenmiştir. Bu haliyle cezanın genel hukuk sistematiğine aykırı olduğundan söz edilemez. Ancak özel bir şirket tarafından ceza uygulanması ...'ya aykırılık tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Mahkememizin kanaatine göre ...'ya aykırılık yoktur. Kanun idareye yüklediği sorumluluğun bir benzerini işletmecilik yapan özel hukuk tüzel kişisine de vermiştir.
Kullanılan ifade dikkatli seçilmiş, "idari para cezası" değil "ceza" ifadesine yer verilmiştir. Burada korunan yarar şirketin ekonomik geleceği değil, kamunun ortak menfaatidir. Cezanın hukuka ve anayasaya uygun olduğu kabul edilmelidir.Somut olayda çözülmesi gereken ikinci mesele davalı tarafın geçiş sonrası ödeme yapma iradesine rağmen banka ve ödeme kanallarındaki aksaklıklar yüzünden ödeme yapamadığı yolundaki savunmasıdır.
Elbette bilişim sistemlerinin doğası gereği zaman zaman hizmet alımında aksamalar meydana gelmesi muhtemeldir. Hem işletmeci şirketin sistemlerinde hem de bankaların sisteme bağlanmasında aksaklıklar doğmuş olması, bunun da süreklilik arz ederek zamanında ödeme yapmayı engellemiş olması halinde davalı yönünden bir mücbir sebebin varlığından söz etmek mümkün olabilir.
Ancak benzer davalarda yapılan araştırma ve sorgulamalar sonucunda bankalardan gelen yazı cevaplarına göre sistemde kısa süreli kesintiler yaşanmışsa da ödeme yapmayı veya borç sorgulamasını engelleyecek ölçüde uzun süreli veya sürekli kesinti yaşanmadığı anlaşılmıştır. Olağan hayat tecrübeleri de bunu doğrulamaktadır. Ödeme için davalı tarafın on beş gün süresi vardır. Bilişim sistemlerinde bu kadar uzun süren bir kesinti yaşanmamıştır.
Aksinin ulusal çapta haber olacağı ve binlerce mağduriyete yol açacağı konusunda şüphe yoktur.Dava devam ederken 6001 Sayılı Kanunda değişiklik yapılmıştır.
7144 Sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik gereğince ihlalli geçişlerden sonra on beş günlük süre içinde geçiş ücretinin ödenmemesi halinde uygulanan, ücretin on katı tutarındaki ceza dört kata indirilmiş, cezaya esas olan ücret de “o güzergahın en uzun mesafesi” yerine, “geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafe” olarak değiştirilmiştir.Bu değişiklik, yasanın geçici 3üncü maddesi gereğince henüz tahsilatı tamamlanmamış para cezalarını da etkileyecektir.
Nitekim davacı taraf bu konuda beyanda bulunmuş, kanun değişikliği sebebiyle alacağın 1.348,55.TL geçiş ücreti, 5.394,20.TL ceza olmak üzere 6.742,75.TL'ye düştüğünü beyan etmiştir. Dava ve takibin açıldığı tarihler itibariyle davacı tarafın talepleri haklı ve hukuka uygundur. Davalı taraf hem geçiş ücretlerini hem de onun on katı tutarında para cezasını ödemek zorundadır.
Sonradan meydana gelen kanun değişikliği cezanın miktarını azaltmış olsa da takip tarihi itibariyle davacının haklılığı nazara alınarak uygulama yapılmalıdır. Ceza miktarının düşmesi sebebiyle bir kısım dava konusuz kalmıştır. Masraf ve avukatlık ücretleri nazara alınırken davacının baştan beri haklı olması nazara alınarak tüm masraf ve ücretler davalıya yüklenmiştir. Davalı tarafın ihlalli geçişleri ve ücretleri bilmesi gerekir.
Alacağın miktarı yargılamayı gerektirmeyecek biçimde açık ve hesap edilebilir olduğu nazara alınarak kabul edilen kısımla sınırlı biçimde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/50, K. 2018/1226, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama