KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/503
- Karar No
- 2018/1568
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2018
- Esas no
- 2018/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 10/04/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/01/2019
Karar Metni
1.232 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle ; davalıdan Ford Transit marka aracı almak üzere anlaştıklarını, pazarlık sonrası 2.500,00 TL para verdiğini daha sonra aracın üzerinde hacizler olduğunu öğrendiğini verdiği parayı da geri alamadığını, davalının aracın vergi dairesine borçları nedeniyle devir için kendisinden süre istediğini, araç alımına ilişkin ayrıca 8.500,00 TL'lik senet düzenleyerek davalıya verdiklerini, verilen senedin teminat amaçlı olduğunu, vadesi geldiğinde de aracın devrinin gerçekleştirilmediğini, kendilerine borçlarının bitmediği için satışı beklemelerini isteniğini, bu esnada aynı şartlarla bir başkasına davalının devrettiğini,
ayrıca davalının kendisine söylediği hesaba 150,00 TL para yatırdığını ancak devri yine gerçekleştirmediğini, daha sonra verilen senedin takibe konu edildiğini, davalı tarafça bu şekilde dolandırıldığını, bu senetten dolayı ... 8.İcra Müdürlüğünün 30/05/2017 tarih 2017/... sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davaya yetki, görev ve zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, dava konusu senetin kendileri tarafından yırtılmasının söz konusu olmadığını, senedin teminat senedi olmadığını, davacı tarafın dava konusu senedi doldurup keşide ederek imzalayıp diğer borçluya teslim ettiğini, söz konusu senedin davalı yanında keşide edilmediğini davacı tarafça hazırlanıp getirildiğini, dava konusu olay ile araç satışının alakası olmadığını, kendilerinin araç satışı ile ilgisi bulunmadığını, davacı tarafça ...
Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan soruşturmada takipsizlikle sonuçlandığını ve davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava ... 8.İcra Müdürlüğünün 30/05/2017 tarih 2017/... sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Takibe dayanak belgenin kambiyo senedi niteliğinde bono olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı oto satım sözleşmesi kapsamında teminat amacıyla takibe konu senedi verdiğini, senedin teminat senedi olduğunu buna ilişkin kaydın senede yazıldığını ancak teminat senedi olduğuna ilişkin yazılı bulunan yerin senetten kesildiğini, bu olayda kendisinin dolandırıldığını, aracın da kendisine teslim edilmediğini, öne sürmüştür.
Davacının dolandırıcılık niteliğinde bulunun haksız fiil iddiaları kapsamında mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, görev uyuşmazlığı sonucu ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 02/03/2018 tarih 2018/ karar sayılı ilamı ile çözülerek senedin verilme sebebinin mahkemenin görevini etkilemeyeceğinden bahisle mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Takibe ve davaya konu senet bono niteliğindeki kambiyo senedi olduğundan, bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur.
Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur.Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur.
Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir.
Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir.
Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir.
Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ...’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/-, K:2003/. 12.10.2011 gün ve E:2011/-, K:2011/. 04.12.2013 gün ve E:2013/-, K:2013/.
14.05.2014 gün ve E:2013/-, K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir.
Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Takibe ve davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir.
Davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmaktadır. Davacı tarafın senedin teminat senedi olduğuna dair kısmın senetten kesilmesi ve bu yönde bilirkişi raporu alınmasına dair talebi de değerlendirilecek olursa davacının bu iddiası yine kambiyo senedinin niteliğine ilişkin olup yazılı delil ile ispatı gerekin.
Yani senedin o kısmında teminat senedi yazıp yazmadığı, senedin kesilip kesilmediğinin bilirkişi raporuyla tespit edilmesi ispata yeterli olmayacaktır. ... 19.Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarih 2015/ E. 2015/ K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere (... C. Başsavcılığı'nın 2012/... Sr. sayılı ceza soruşturması dosyasında alınan 14.06.2012 tarihli ...
Kriminal Laboratuarı uzmanlık raporunda, dava konusu senedin sol kısmının diğer üç kenardan farklı olduğu, söz konusu bölümün kesici bir alet yardımıyla kesildiği tespit edilmiş ise de, kesilen kısımda senedin teminat olup olmadığı, teminat olduğu yazılı ise hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı olup olmadığı hususunda bir belirleme yapılması mümkün olmadığı gibi, bu yönde bir tespite dair yazılı delil de sunulmamıştır.
Hal böyle olunca, davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delil ile ispat yükü altında bulunduğu gözetilerek, var ise bu yöndeki deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir iken, usule uygun olmadığı halde tanık da dinlenmek suretiyle, yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.) senede karşı bu tür iddialar yazılı delil ile ispatı gerekir.
Bu sebeple davanın reddine karar verilmiş olup takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden ve davalı tarafça da kötü niyet tazminatı talep edilmiş olduğundan İİK'nun 72.maddesi uyarınca %20 oranında icra tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/503, K. 2018/1568, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama