KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/580
- Karar No
- 2019/1196
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/04/2018
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde davacı banka ile davalı arasında 12.05.2015 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme çerçevesinde davalı tarafa pos cihazı ve donanımları kullandırıldığını, bankacılık hizmetlerinden yararlanan davalının üye işyeri toplam borcu olan 10.829,80 TL’yi bugüne kadar ödemediğini davalıya ücretin ödenmesi için noter aracılığıyla ihtar çekildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Bursa 15. icra dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini,sözleşmede ödenmeyen borçlar için %72 oranında gecikme faizi talep edileceğinin açıkça yazıldığını İleri sürerek itirazın iptali ne davalının hak icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf ise, davanın reddi gerektiğini savunmuş, dava dilekçesi ekinde davaya konu üye işyeri sözleşmesinin gönderilmediğini, bu sebeple savunma haklarının kısıtlandığını sözleşme içeriğini bilmediğini, davacı bankanın kendisine bir takım belgeler imzalatıldığını ancak bu belgelerde yer alan haksız şart kapsamında kalan, hukuki geçerliliği bulunmayan hükümlerinin uygulanamayacağını, davacı bankanın zararı olmadığını, kendine menfaat sağlamak amacıyla hareket ettiğini, icra takibine konu olan bakiyenin ihtilaflı olduğunu, bu hususta Bursa 12. asliye ceza Mahkemesi’nın 2018/333 esas sayılı dosyayla yargılamaya devam edildiğini, eldeki davada ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüş, davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya bir hizmet verildiğini, hizmetin taraflarca kararlaştırılan bir ücrete tabi olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişiden taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borç, sözleşmeye göre uygulanması gereken faiz oranı ve üyeliğin devam ettiği önceki dönemde geciken ödemeleri ne oranda faiz işletildiğinin cevaplanması istenmiştir.
Bilirkişi 15.10.2019 tarihli raporunda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalıya bir adet sabit POS cihazı teslim edildiğini, 3.000.TL ciro kriteri ve 30.TL üyelik aidatı belirlendiğini açıklamıştır. Davacı banka, davalıya ihtar çekerek 10.829,80.TL’yi ödemesi için süre vermiştir.
Sözleşmeye göre mükerrer işlem, müşteri şifrelerinin kullanılması, sahtecilik, taklit, tahrifat ve tahribat gibi yollarla oluşturulan harcama belgelerinden doğan zarardan üye işyeri sorumlu olacaktır. Üye işyeri firma belge taleplerini de karşılayacak, banka kayıtları bağlayıcı delil olacaktır. Keza kart kullanıcılarının itirazları halinde nasıl işlem yapılacağı, chargeback denilen geri ödemenin hükümleri de sözleşmede kararlaştırılmıştır.
Davalının üye işyerinden değişik tarihlerde yapılan bazı işlemlere kart kullanıcıları tarafından itiraz edilmiş, bu işlemler için chargeback oluşturulmuştur. Bu itirazlar ve işlemler bilirkişi raporunda irdelenmiştir. Esasen bu sahte işlemler için Asliye Ceza Mahkemesinde davalı aleyhine bir ceza kovuşturması başlatılmış ise de anılan davanın kesin sonucunu beklemeye gerek görülmemiştir.
Zira sahte satış işlemleri ve üçüncü kişilere ait kartların kullanılması gibi suç sayılan eylemlere katılmasa da üye işyeri olarak gerekli özeni göstermeyen davalının hukuki sorumluluğu söz konusudur. Bilirkişi raporunda davalının işyerinden yapılan harcamalardan doğan sorumluluk miktarları açıklandıktan sonra sözleşmeye uygun akdi faiz hesabı yapılmış, davacı bankanın 12.086,07.TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu yeterli gerekçeye sahiptir. Olayı aydınlatmaya yeterlidir. Davalı taraf sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını ihmal etmiş, bizzat sahte işlem yapmasa da sahte işlemleri engelleyecek özeni göstermemiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiş, itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu, alacağın muayyen olduğu kabul edilerek dava aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
18/11/2019 Katip · ¸ Hakim · ¸
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/580, K. 2019/1196, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama