KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2019
- T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/649 Esas - 2019/1057
- Esas no
- 2018/649
- Karar no
- 2019/1057
- Başkan
- .....
- Üye
- .....
- Üye
- ..
- Katip
- ...
- Davacı
- AKBANK T.A.Ş
- Vekili
- Av. ... - Gülbahçe Mah. Ulubatlı Hasan Bulvarı Alp İş Merkezi No:101 K:1 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - T.C. N: ..
- Dumlupınar Mah. Cevizlik Cad. No
- 16 İç Kapı No:30 Nilüfer/ BURSA
- Vekili
- Av. ... - Celal Bayar Cad. Gazcılar Çolak İş Merkezi No:48 K:5 D:8 ... Osmangazi/ BURSA
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 08/05/2018
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı taraf dava dilekçesinde özet olarak davacı banka ile dava dışı ... Turizm Ltd. Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, davalının bu sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, kredi ilişkisinden kaynaklanan borcun üzerine hesabın kat edildiğini, asıl borçlu ve davalı kefile ihtar tebliğ edildiğini, buna rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, alacağı tahsil etmek için davalı aleyhine Bursa 18.İcra Dairesinin 2017/..., 2017/... ve Bursa 20. İcra Dairesinin 2016/... sayılı dosyaları ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVALININ CEVABI
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, üç farklı icra dosyası üzerinden açılan davaların haksız olduğunu, bir yıllık yasal sürenin dolmasından sonra açıldığını, davalının borcu bulunmadığını, dayanak belgelerin sunulmadığını, sözleşmenin genel işlem şartlarına uygun olmadığını, ipoteklerin paraya çevrilmesi sağlanmadan ve asıl borçlu takip edilmeden kefile takip yapılamayacağını, davacı tarafa ihtar çekerek borcu kabul etmediklerini bildirdiklerini ileri sürmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu ispat etmek zorundadır.
Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır.
Somut olayda davacı banka farklı kredi türlerine göre üç ayrı takip yapmış ama dava açarken her üç takipteki itirazların iptali için tek bir dava açmıştır. Bunda usulen bir sakınca yoktur. Kredi ilişkisinin ve davanın tarafları aynıdır, alacağın kaynağı yani hukuki ilişki de aynıdır. Delillerin birlikte toplanması ve her üç takip için bir dava açılması maslahata uygundur.
Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 28.01.2019 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile dava dışı ... Turizm Ltd.
Şti. arasında 16.01.2014 ve 02.04.2015 tarihli iki ayrı sözleşme bulunduğunu, davalının da bu sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, mülkiyeti asıl borçluya ait iki ayrı taşınmazın kredi borcuna karşılık ipotek edildiğini, bu sözleşmeler kapsamında kredi ve çek karnesi kullandırıldığını belirtmiştir. Taraflar arasındaki kredi hesabı farklı ihtarlarla kat edilmiştir.
Taksitli ticari kredi ve çek bedeli kredisi için 21.07.2016 tarihli ihtar gönderilmiş, ancak ihtarın muhataba tebliğ edilemediği, tebliğin, kefilin sözleşmedeki adresine tebligat yapılırken adreste hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla anılan kredi yönünden temerrüt tarihi ancak icra takip tarihi olan 12.07.2017 olacaktır. Diğer iki takip, çek bedeli kredisi diye adlandırılan borçlardan oluşmaktadır ve karşılıksız çıkan çek bedellerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
2017/... sayılı takip için temerrüt tarihi 20.06.2017 ve 2016/... sayılı takip için temerrüt tarihi yine takip tarihi olan 12.07.2017 olarak belirlenmiştir.
Bu aşamadan sonra bilirkişi her üç dosya için ayrı hesaplamalar yapmıştır. Bursa 18. İcra Dairesinin 2017/... sayılı takip dosyasına konu borç için 2.490.TL anapara, 104,58.TL işlemiş faiz, 5,23.TL BSMV ve 240,38.TL masraf olmak üzere toplam 2.840,19.TL borç hesaplanmıştır. Yine Bursa 20. İcra Dairesinin 2016/... sayılı takip dosyasına konu borç için 1.200.TL anapara, 18.TL işlemiş faiz, 0,90TL BSMV ve 224,15.TL masraf olmak üzere toplam 1.443,05.TL borç hesaplanmıştır.
Bu dosyalardaki alacaklar sonradan yapılan ve kefil İbrahim Kıyak’ın kefaletiyle verilen çek yapraklarından kaynaklıdır. Bu sebeple davalı yönünden dikkate alınmamaları gerekir. Buna karşılık davalının kefaletten çekilmesinden önceki döneme isabet eden ve ilk davalının kefil olduğu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borçlarından dolayı davalının sorumluluğu devam etmektedir.
Bursa 18. İcra Dairesinin 2017/... sayılı dosyasıyla takibe konulan kredi borçlarından davalı kefil sıfatıyla sorumludur. Bilirkişi, anılan dosya ile takibe konulan kredi kalemleri yönünden ayrı ayrı hesap yapmıştır.
3.2 numaralı BCH kredisi yönünden 94.779,19.TL, 4.3 numaralı BCH kredisi yönünden 10.671,47.TL, 3.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 164.262,28.TL, 4.1 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 46.609,02.TL ve 4.2 numaralı taksitli ticari kredi yönünden 105.067,86.TL olmak üzere toplam 421.389,82.TL borç bulunmaktadır. Tebligat hatası yüzünden takipten önce temerrüde düşürülmeyen davalı kefil yönünden sadece bu ana para miktarları üzerinden takip devam etmelidir.
Kısa kararda itirazın iptaline karar verilirken maddi hata yapılarak 2017/... ve 2016/... numaralı dosyalar da zikredilmiş olmasına rağmen bunun sonuca etkili tarafı yoktur. Zira davalının sadece 2017/... esas sayılı dosyasıyla takibe konulan beş ayrı kredi kalemi yönünden takibin devamına karar verilmiştir. Yapılan hata ne harç ve masraf ne vekalet ücreti ne de infaz açısından sorun teşkil etmeyecektir.
Davalının bu bu kredi kalemlerinden kaynaklanan borçları ile beraber diğer borçlar da yapılandırılmış ve kısmi ödemeler yapılmışsa da bu durum davalının hukuki durumunu etkilemez. Sadece takipten sonra ve yapılandırma çerçevesinde yapılan tahsilatların davalının borcunu yani kefaleten sorumluluğunu azaltacak kısımlara ilişkin olarak icra dairesine ödeme belgesi vb. Sunulursa, bu kısımlar icra dairesince nazara alınabilir.
Zira ödemelerin hangi borca ilişkin olduğu, kim tarafından ödendiği belirsizdir. Davalı taraf bu konuda bir savunma veya ödeme belgesi sunmamıştır. Ancak kendisi veya asıl borçlu tarafından ödeme yapıldığını veya başka kefil tarafından yapılan bir ödemenin kendi sorumluluğunu daralttığını ileri sürer ve belgelerse icra dairesi davalının 421.389,82.TL'lik borcundan tenzil işlemi yapmalıdır.
Davacı banka ispat külfetini yerine getirmiş, buna karşılık davalı taraf başkaca ödeme yaptığını ispat edememiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiş, alacak muayyen ve davalı tarafından bilinebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Başkan .... · e-imzalıdır · Üye .... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip .... · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/649, K. 2019/1057, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama