KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/801
- Karar No
- 2019/1177
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/06/2018
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında;taraflar arasında cam alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın cam sipariş ettiğini, ancak kendilerine camlarda sorunlar bulunduğunun söylendiğini, davalı tarafın buna rağmen durumu kabul ederek siparişte ısrar ettiğini, bunun üzerine özel fiyatlandırma yapılarak malların teslim edildiğini, ancak davalı tarafın cam bedellerini bugüne kadar ödemediğini, kötüniyetli olarak ayıp iddiası ileri sürdüğünü, alacağın tahsili için Bursa 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takip yaptıklarını, davalı tarafın takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili beyanlarında özetle ; davacının iddialarının haksız olduğunu, davalı tarafın dış cephe giydirme, iç mekan dizaynı ve tadilat gibi işler yaptığını, bu kapsamda bir iş merkezinin dış cephesinin giydirme işini aldığını, şişe cam ile yapılan görüşmeler sonucunda davacının ürettiği modeller uygun görülerek sözleşme yapıldığını, sipariş konusu malların parça parça ve farklı bölümlere montaj yapılacak şekilde karma biçimde teslimat yapıldığını, teslime göre mantoj işinin yapıldığını, işler ilerledikçe sonradan üretilen camlarda dalgalı görünümler tespit edildiğini, bu durumun davacıya ihbar edildiğini,
davacının ayıplı imalatı kabul ettiğini, ancak eldeki davada kötüniyetli hareket ettiğini, cam üretiminde ayıba neden olan parça ile üretime devam etmekle kusurlu olduğunu, teslim edilen bazı camlarda ayıp bulunmadığını, ayıplı malları kabul ettiklerinin doğru olmadığını ileri sürmektedir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki cam alımından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça camlar davalıya teslim edilmiş. Davalı da dava dışı ... Ltd. Şti.'nin Balattaki iş merkezinin cephe imalat işini üstlendiğinden davacıdan satın aldığı bu camları buradaki iş merkezine ait binaya montajını yapmıştır.
Davalı taraf davacıdan teslim alındıkça cam montajının söz konusu binaya monte edildiğini, düzgün camlarla yapılan karşılaştırma sonrasında davacı tarafça üretilen camlarda sıyırma izleri ve dalgalı görünüm bulunduğunu ileri sürerek davacının teslim etmiş olduğu mallarda ayıp bulunduğunu ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin varlığında ve faturaya konu miktarda camın teslim edildiğinde değildir. Uyuşmazlık bu camlarda ayıp bulunup bulunmadığı davalının ifayı bu şekilde kabul edip etmediği, ifayı bu şekilde kabul ettikten sonra bu hususu öne sürerek takibe konu borçtan sorumluluklarının kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasındadır. Dosya arasına davalı tarafça imzalanmış mutabakat metni sunulmuştur. Davalı 29/06/2016 tarihli beyanıyla yedi adet faturadan 52.282,99 TL borçlu olduğunu, iki adet faturadan 6.514,05 TL borçlu olduğunu kabul etmiştir. Davalı tarafça bu mutabakat metni inkar edilmemiştir.
Yine taraf defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça düzenlenen 24 adet 146.272,00 TL (KDV hariç) tutarındaki faturanın BS Formuyla maliyeye bildirildiği, davacı defterlerinde kayıtlı olduğu , davalı tarafça davacının düzenlediği 23 adet fatura karşılığı (KDV hariç) 138.477,00 TL tutarında BA Formuyla maliyeye bildirildiği ve bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça düzenlenmiş iade faturaları da her iki taraf defterlerinde kayıtlıdır.
Bu kaydedilenler dışında bir iade faturası yahut ayıp dolayısıyla fiyat yansıtma faturası düzenlenmemiş olduğu, söz konusu malların davalı tarafça kabul edilerek kendi defterlerine işlendiği görülmüştür. Ticari ilişkideki süreç içerisinde taraf defterlerinden de anlaşıldığı üzere iadesi gereken mallar olmuş ve bunu davalı taraf iade faturası düzenleyerek davacıya göndermiş davacıda bunu defterlerine işlemiştir.
Ancak yargılamaya konu olan ayıp iddiasıyla ilgili mallara ilişkin olarak davalı tarafça bu şekilde bir hukuki süreç izlenmemiş, davacının düzenlediği faturalardaki mallar kabul edilerek defterlere işlenmiştir.
Davalı kayıtlarında ilk faturanın 31/07/2016 tarihinde defterlere kaydedilmiş olduğu son faturanın ise 31/12/2016 tarihinde defterlere kaydedilmiş olduğu, faturaya konu mallarında bu tarihte davalı tarafa teslim edilmiş sayılacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafça 18/07/2017 tarihli noter ihtarıyla ayılı camlara ilişkin ayıp bildirimi yapılmışsa da bu bildirim de süresi içerisinde yapılmamıştır.
TTK 18/3.maddesi uyarınca tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenlik elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılır. TTK'nun 23/1-c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür (bu ihbar TTK 18/3 maddesindeki şekilde yapılmalıdır) diğer durumlarda TBK 223.maddenin 2.fıkrası uygulanır. Son cümlede kastedilen muayene ile ortaya çıkmayan ancak daha sonra ortaya çıkan gizli ayıplar için öngörülmüş bir durumdur.
Böyle bir durumda muayeneden sonra ayıbın varlığı ortaya çıkarsa bu durumu hemen karşı tarafa bildirmek gerekir. Bildirilmezse ayıplı olarak mal kabul edilmiş sayılır.
Eser sözleşmesinde ise TBK 474.maddesi uyarınca iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Bu gözden geçirmeyi ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır. (TBK m.477/2)
Davalı defterlerinde kaydedilen fatura tarihleri ile davalının davacıya göndermiş olduğu ayıp ihbarına ilişkin noter ihbar tarihi dikkate alındığında ayıp süresinde ihbar edilmemiştir.
Yine davalı taraf söz konusu ürünleri teslim alarak kabul etmiş ve bunu defterlerine de işlemiştir. Takipten yaklaşık bir ay önce noter ihtarı ile ayıp ihbarında bulunarak borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmak mümkün değildir. Nitekim davalı defterlerine göre de ayıplı olarak ileri sürdüğü faturalara ilişkin davalı davacıya borçlu konumundadır. Davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 5.664,00 TL taşıma arabası faturası davacı şirket defterleri ile kayıtlı değildir. Bu faturanın davacıya tebliğ edildiği de ispatlanamamıştır.
Davalı tarafça düzenlenen 10/09/2016 tarihli iade faturasıyla davacıda alacak 68.389,52 TL görülmektedir. Davalıda alacak ise 59.731,41 TL görülmektedir. Davalı kayıtlı olmayan 8.658,11 TL'lik fatura davalıdaki 59.731,41 TL'ye eklendiğinde defterdeki bakiyeler birbiriyle uyumlu hale gelmektedir. Bundan sonra davacının düzenlemiş olduğu 12 adet fatura davalı defterlerinde kayıtlıdır.
Son 584,09 TL'lik fatura ile 31/12/2016 tarihinde davalının borcu 104.100,31 TL olarak kayıtlı iken davacının alacağı kendi defterlerinde 118.422,42 TL olarak kayıtlıdır. Bu faturaların olduğu dönemde davalı defterlerinde 5.664,00 TL'lik satış iade faturası kayıtlıdır, bu fatura davacı defterinde kayıtlı değildir.
Taraf defterleri arasındaki 118.422,42 TL ile 104.100,31 TL arasındaki fark 14.322,11 TL olup bu fark davalının düzenlediği 5.664,00 TL'lik iade faturası ile davacı tarafından düzenlenen 8.658,11 TL'lik faturalardan kaynaklanmaktadır. Bu faturalar dikkate alındığında yahut alınmadığında taraf defterleri birbirine 31/12/2016 tarihi itibariyle birbirine eşitlenmektedir.
Bu tarihten sonra 2017 yılında davalı tarafından düzenlenen 6.372,00 TL'lik ve 1.416,00 TL'lik iade faturaları davacı defterlerinde de kayıtlıdır.
Davacının düzenlemiş olduğu 8.658,11 TL'lik fatura yönünden bunun cam taşıma arabası olduğu ve davalı tarafından iade faturasında belirtildiği dolayısıyla 27/08/2016 tarihli 8.658,11 TL'lik faturanın davalı tarafından tebliğ alındığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple bu fatura davacı alacağında dikkate alınmaktadır. Davalı tarafın düzenlemiş olduğu 5.664,00 TL'lik iade faturası davacı defterlerinde kayıtlı değildir.
Bu sebeple davacı defterlerinde kayıtlı olduğu üzere davalıdan 110.634,42 TL alacaklıdır. Taraf defterleri arasındaki fark ve çelişki de bu şekilde giderildiğinde her iki taraf defterlerinde de davacı davalıdan 110.634,42 TL tutarında alacaklı olmaktadır. Bu sebeple takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, alacak likit olduğundan ayrıca icra inkar tazminatına da hükmolunmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/801, K. 2019/1177, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama