KÜNYE
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/807
- Karar No
- 2018/1250
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2018
- Esas no
- 2018/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/10/2016
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki anlaşma uyarınca, ... ve ...’a gönderilmek üzere iki farklı ürünün müvekkili şirket tarafından tüm kontrolleri yapılarak usulüne uygun bir şekilde davalı tarafından müvekkiline ait iş yerinden teslim alındığını, ... ve ... için her biri 88,50 TL yurt içi nakliye ücreti ve 35,00 USD deniz navlunu olmak üzere toplam 70,00 USD ve 177,00 TL ücretin ödendiğini, ancak ...’a gitmesi gereken ürünlerin ...’a, ...’a gitmesi gereken ürünlerin ise ...’a gönderildiğini ve buradaki alıcılara teslim edildiğini,
taşıma hatasından kaynaklanan bu durumdan ötürü alıcı firmalar karşısında zor durumda kalan müvekkilinin malların zamanında teslim edilememesinden dolayı zarara uğradığını, zayi olan ürünlerin toplam bedelinin 8.794,99 USD olduğunu ileri sürerek davalı tarafa ödenen taşıma ücreti ve zayi olan emtia bedeli toplamı 8.864,99 USD’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının ve yine yurt içi taşıma ücreti olan toplam 177,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili, müvekkili şirketin ikametgahı .../... olup, davanın yetkisiz yerde açıldığını, deniz yolu ile yük taşıma işini iştigal eden ... şirketinin ... acenteliğini yaptığını, müvekkili acente aleyhine doğrudan dava açılamayacağını, taşıma sözleşmesinde taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıkların ... Mahkemeleri’nde çözüleceği hususunda yetki klozunun bulunduğunu, istiflemenin müvekkili tarafından yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, tacir kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda yetki sözleşmesi veya geçerli bir yetki şartı varsa, H.M.K.'nın 17nci maddesi gereğince davanın sözleşmede belirtilen yerde dava açması gerektiği, kural olarak taşıma sözleşmesinde yükün alındığı yer mahkemeleri de yetkili ise de taraflar arasındaki sözleşmede açıkça bir yerin yetkili kılındığı,
...'un hem bir ülke hem de bir şehir olduğu nazara alındığında davanın yetki sözleşmesinde gösterilen yerde açılması gerektiği, bu sebeple yetkisizlik kararı verilmekle birlikte yetkili mahkemenin ülke sınırları dışında olduğu gözetilerek bir gönderme kararı verilmeyerek harç ve masrafların hüküm altına alındığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisiz olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve ...
Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/ Esas 2018/ Karar sayılı 10/05/2018 tarihli kaldırma kararı ile "davada taraf teşkili usulüne uygun olarak sağlanmadan ve bu konuda davanın görülebilmesine ilişkin şartlar tamamlanmadan ve dolayısıyla tarafların konşimentoya taraf olup olmadıkları açıklığa kavuşturulmadan konşimentodaki uluslararası yetki klozuna göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Dava, tazminat talebine ilişkindir.Davacı, yurt dışına ihraç ettiği emtianın davalının sorumluluğunda ... ve ...’daki alıcı firmalara sevk edilmek üzere deniz yoluyla taşındığını, ancak ...’a gönderilen emtianın ...’a, ...’a gönderilenen ise ...’a taşındığını, emtianın farklı ülkedeki alıcılara teslim edildiğini, bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş, davalı ise davanın usul ve esastan reddini istemiştir.Sözleşmeler Hukuku'nun en temel ilkelerinden birisi olan sözleşmelerin nispiliği kuralı gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar.
Bu nedenle, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları aynı zamanda sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatları ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi anlamına gelir.
Davacılık sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalılık sıfatı ise, dava konusu hakkın yükümlüsünü ifade eder. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı ise, pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu değer üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise davanın o kişi veya kişilere karşı açılması gerekir.
Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Taraf sıfatının önemli özelliği, def'i niteliğinde olmayıp itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebilmesi ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile bu hususun mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, davaya konu deniz taşımasına ilişkin konişmentoda taşıyıcının "..." , göndericinin "...
Kumaş ve Kimyasalları Ltd.Şti" olduğu, davalının konişmentolarda acente olarak kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Başka bir ifadeyle, dosyada yer alan konişmento, navlun faturaları, gümrük belgeleri gözetildiğinde gönderici/taşıtan şirketin dava dışı "... Kumaş ve Kimyasalları San.Tic.Ltd Şti" olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan, konişmentoda "..." şirketinin taşıyan sıfatıyla taraf olup, davalı şirket taşıyanın acentesi olarak yer almaktadır.
Konişmentoda gönderici/taşıtan şirketin davacı şirket olup olmadığı konusunda davacı vekili dava açılırken her ne kadar müvekkili şirketinin adının ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş olarak gösterilmiş ise de dava konusu taşıma sözleşmesinin tarafı ... Kumaş ve Kimyasalları Sanayi Ticaret Ltd. Şti olduğunu, söz konusu şirketlerin grup şirketler olduğundan maddi hata yapıldığını belirtmiştir.
Bu durum HMK 124/3 kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı nazara alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalı Hakim · e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/807, K. 2018/1250, 5 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama