KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/862
- Karar No
- 2018/1736
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Vekili
- Av. .
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Söz.Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/06/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/01/2019
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
araflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki ile ilgili yazılı bir sözleşme yapılmadığını, davalı tarafın müteahhit olduğunu davacının ise davalının yapacağı inşaat alanının hafriyat işlerini yaptığını, karşılığında alacağını alamadığını ve bu nedenle Bursa 9.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile alacağının tahsili için icra takibi başlattıklarını ve takibin durduğunu, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın hafriyat işlerini yaptığını karşılığında daire ve bir kısım nakit ödeme verildiğini, alacağı kalmadığı gibi daire verilmesinden dolayı bizim davacıdan 69.492,88 TL alacağımız kalmıştır defter kayıtlarımıza göre alacak mevcuttur , devredilen dairenin de tapu bilgilerini de dosyaya sunacağım bu nedenle davayı kabul etmiyoruz davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatı talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 9.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında ödeme emrine itirazın iptali davasıdır. Takip konusu alacağın Eser Sözleşmesi niteliğindeki alış veriş merkezi inşaatının bir kısım işlerinin yüklenilmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında söz konusu hukuksal ilişkinin varlığı noktasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davacının bu iş dolayısıyla ödenmemiş alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yapılan işlere ve işlerin bedellerine ilişkin olarak taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından ihtilaf konusu da ödemelere ilişkin olduğundan tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmış, 18/07/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı kayıtlarında davacının davalıdan 192.112,12 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise 34.435,24 TL alacaklı olduğu saptanmıştır.
Taraflar arasındaki bu farklılığın davalı kayıtlarında yer alan 350.000,00 TL tutarındaki verilen daire ile 19/09/2012 tarihinde havale edilmiş olarak görülen 260.000,00 TL'lik ödemelerden kaynaklanmaktadır. Bu havaleye ilişkin T.İş Bankasına ait dekont incelendiğinde 260.021,00 TL tutarında Endülis Gayrimenkul teslimatı olarak gönderi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların itirazları doğrultusunda aynı bilirkişilerden ek rapor alınmış, davacı defterlerinde davalı tarafından gönderilen T.İş Bankası daire bedeli 260.000,00 TL olarak 19/09/2012 tarihinde gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket kayıtlarında da bu gönderinin yine aynı tarih ve aynı bedelle kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce daha önce dosya kapsamında toplanan delillere göre 14/12/2017 tarihli karar ile ödeme emrine itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.
Mahkememiz kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin 10/05/2018 tarihli 2018/853 esas sayılı dosyası üzerinden verilen karar ile ticari defterin delil olarak nazara alınabilmesi için defter ve kayıtların birbirleriyle uyumlu olması gerektiğini ancak defter ve kayıtların bilirkişi incelemesine göre uyumlu olmadığı yine iş bedeli olarak kayıtlara geçen dairenin tanık ...'e devredilmiş olması dolayısıyla bu tanığın dinlenilmesi gerektiği,
yine tarafların düzenlediği fatura ve eki belgelerin İnşaat Mühendisinin de bulunduğu üçlü bilirkişi heyetinden keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkememizce davacı tarafın dava konusu işle ilgili düzenlemiş olduğu tüm faturaların davalı defterlerinde birebir kayıtlı olması, bunların miktarları arasında dahi uyumsuzluk bulunmaması ve yine davalı tarafça eksik imalat yahut ayıplı imalat hususunda bir savunma bulunmaması dolayısıyla davacının yaptığı iş karşılığı imalat bedelinin ne olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı görüldüğünden taraf vekillerinin bu konudaki beyanları mahkememiz kararının kaldırılmasından sonraki duruşmada alınmış, her iki taraf vekilinin davacının yaptığı işin bedeli konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını açıkça beyan etmişlerdir.
Davacı tarafın bu işler nedeniyle düzenlemiş olduğu faturalar 89295 numaralı 69.030,00 TL bedelli, 89473 numaralı 306.800,00 TL bedelli 23338 numaralı 460.200,00 TL bedelli, 23468 numaralı 97.500,00 TL bedelli faturalar olup bu faturaların tamamı aynı miktarlarla davalı defterlerinde de kayıtlıdır.
O halde davacının eser sözleşmesinde yaptığı imalatın miktarı taraflar arasında belirli olduğundan ve bu miktarda da ihtilaf bulunmadığından mahallinde imalat bedellerinin belirlenmesi konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı ve davalı defterleri sonuç itibariyle birbiriyle uyumlu olmasa da bu uyumsuzluk imalat bedellerine ilişkin faturalardan kaynaklı değildir. Uyumsuzluk davalı defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelere ilişkindir. Esasında bu uyumsuzluğu ortaya koyan husus ise davalının ödeme olarak 350.000,00 TL'lik taşınmazın devredilmiş olduğuna ilişkin savunmasıdır. Defterlerde farklılığa neden olan davalı savunması olduğuna ve ödeme konusunda davacı defterleri davalı defterlerini doğrulamadığına göre aykırılığı ortaya çıkaran ödeme hususunda ispat yükü davalı tarafa aittir.
Bölge Adliyesi tarafından bu konuda tanık ...'in dinlenilmesi gerekçesi de kararımızın kaldırılması sebepleri arasında olduğundan tanık için davetiye çıkarılmış ve hazır bulunduğu duruşmada beyanları alınmıştır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki yargılamanın hiç bir aşamasında davalı taraf iki adet taşınmaz devredildiği savunmasını ileri sürmemiştir. Buna mukabil olarak da devredilen iki taşınmaz bilgisi dosyaya bildirilmemiştir.
Dosyaya bildirilen tek taşınmaz Nilüfer İlçesi Demirci Mah. 3100 ada 1 Parsel E Blok Zemin Kat 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin taşınmazdır. Tanık ...'e devredilen taşınmaz da bu taşınmaz olup devir tarihi 18/09/2012'dir. Davalı tarafça davacıya gönderilen 260.000,00 TL'lik EFT tarihi de 19/09/2012 tarihidir.
Esasında davacı tarafın tanık olarak dinletmek isteği ...'in devraldığı taşınmazın devir tarihi ile 260.000,00 TL'lik davacıya yapılan ödeme niteliğindeki havale tarihi dikkate alındığında bu havalenin bu taşınmazın satışı ile yapıldığı açıkça ortadadır. Ancak Bölge Adliye mahkemesince tanığın dinlenilmesi gerekçesi ile kararımız kaldırıldığından tanığın beyanları mahkememiz huzurunda alınmış Tanık ...'in anlatımlarına göre satınalma işi için görüşmeleri ...
İnşaat Yetkilisi olan ... ile yaptığını, kendisi ile anlaştığını ancak tapuda devir yapıldıktan sonra kendisine bildirilen hesap numarasına 270.000,00 TL civarında havale gönderdiğini, taşınmazı TEB Küçüksanayi Sitesinden kredi çekmek suretiyle ödemeyi yaparak satın aldığını belirtmiştir.
TEB Küçük Sanayi Şubesine müzekkere yazılmış, 18/09/2012 tarihinde ...'a konut bedeli olarak 262.440,00 TL havalenin gerçekleştiği tespit edilmiştir. ...'ın ise taşınmazın resmi senedinden de anlaşılacağı üzere taşınmazı Tanık ...'e devreden taşınmazın önceki maliki olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre davalı taraf 350.000,0 TL'lik iddia ettiği taşınmaz devrine ilişkin diğer ödemeyi ispatlayamamıştır. Bu sebeple davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 192.112,12 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu alacak faturalara dayalı ödemelerden kaynaklı olarak ihtilaflı likit bir alacaktır. Dolayısıyla alacak likit olduğundan davacı lehine ayrıca icra inkar tazminatına da hükmolunmuştur.
26/12/2018 Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/862, K. 2018/1736, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama