KÜNYE
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1308
- Karar No
- 2022/571
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2022
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/1308 Esas
KARAR NO : 2022/571
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ...-...-
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI
...-...- ...
VEKİLİ
Av. .......
DAVA
İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2021
KARAR TARİHİ : 11/05/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkilinin davalı şirkete 28.12.2020 tarihinde ... hesabından borç olarak 36.000 TL davalı şirketin Yapı ve kredi bankası hesabına göndermiş olduğunu, 24.09.2021 tarihinde 14. İcra dairesi 2021/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulmuş olduğunu, 15.10.2021 tarihinde ödeme emri borçluya tebliğ olunduğunu, 22.10.2021 tarihinde Ödeme emrine, icra takibine, borcun tamamına ve ferilerine, işlemiş faiz ve faiz oranına itiraz edilmiş olduğunu, borçlunun bu itirazının haksız olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, davalının her ne kadar müvekkiline borcunun olmadığı iddia edilmiş olsada müvekkilinin davalı şirketin hesabına 36.000 TL para gönderdiği ve açıklama kısmına da Borç olduğunun açıkça yazıldığını,
dava dilekçesi ekinde sundukları Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 2018/2639 Esas 2020/659 nolu kararından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı şirkete bu parayı borç olarak vermiş olduğunun görüleceğini belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ve borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen değişen oranlarda avans faiziyle ödemeye ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacı tarafın her ne kadar 28.12.2020 tarihli 36.000 TL tutarlı ödeme dekontuna borç açıklaması yazmış ise de; müvekkili şirkete herhangi bir borç vermesi söz konusunun olmadığını, davacının hiçbir ticaretle uğraşmaması ve müvekkil şirketle de bu ödeme öncesinde veya sonrasında hiçbir ticari ilişkisinin bulunmaması göz önüne alındığında, davacının müvekkil şirkete borç verdiği iddiası hayatın olağan akışına açıkça aykırı ve gerçek olduğunu,
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2021/43767 nolu soruşturma kapsamında davacının vermiş olduğu ifadesinde açıkça müvekkil ... şirketine yapmış olduğu huzurdaki davanın konusu 28.12.2020 tarihli 36.000 TL tutarlı ödemenin oğlu ... ... in borcu ve ... Plakalı aracın üzerinde bulunan rehine istinaden müvekkil ... Un Lokantacılık Gıda Kuyumculuk Sanayi Ve Ticaret Ltd.
Şti. hesabına gönderdiğini ve 36.000 TL hesaba gönderildikten sonra araç üzerinden rehnin kaldırıldığını açıkça beyan ettiğini, Savcılık dosyasının celbi ve incelenmesi durumunda davacının açık beyanlarında da anlaşılacağı üzere huzurdaki dava haksız ve hukuka aykırılığının anlaşılacağını, davacı tarafın savcılık dosyasındaki kendi beyanında açıkça yapılan ödemenin borç verme olmayıp aksine oğlunun borcuna karşılık yapılan bir ödeme olduğunu belirtmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak huzurdaki dava ve dayanak icra takibini başlattığını, davacının kötü niyetli olduğunun tüm bu olaylarda açık bir şekilde orta olduğunu,
tüm bu izah olunan sebepler sonucun da huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun ve davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, ortada davacı tarafından müvekkil şirkete borç verme ve ticari bir ilişkinin olmadığını, davacının kötü niyetli olarak oğlunun borcuna istinaden yaptığı ödemeyi haksız ve hukuka aykırı olarak geri almaya çalıştığını belirterek huzurdaki işbu davanın reddini ile açıkça kötü niyetli icra takibi başlatıp akabinde dava açan davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava, banka havalesi ile borç olarak gönderdiğini iddia ettiği paranın geri ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davada, mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi HMK.nun 114/c bendi gereğince dava şartlarından olup; mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK.nun 4. ve 5.maddelerinde gösterilmiş olup, bu maddelerde belirtilen dava ve işlere bakmaya görevlidir.
Ticari davalar mutlak ve nispi ticari dava olarak ikiye ayrılır. Buna göre ya tarafların her ikisinin de tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili bulunması (nispi ticari dava) yahut uyuşmazlığın ticaret kanununda düzenlenen işlerden (mutlak ticari dava) kaynaklanması gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu hukuksal ilişki ödünç sözleşmesinden kaynaklandığından dava konusu itibariyle mutlak ticari dava değildir.
Dosya kapsamından davacının gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, 213 sayılı VUK'un 177 ve 178. Maddelerine göre ikinci sınıf tüccar sayıldığı dolayısıyla kazancının işletme hesabı esası ile tespit edildiği, işletme defteri tutmakla yükümlü olduğu ve 213 sayılı VUK 177.Maddesinde belirtilen sınırı aşmadığı, davacının ticaret sicil kaydının da bulunmadığı davacının tacir olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya her iki tarafın da tacir olması ( nispi ticari dava) ya da her iki taraf tacir olmasa dahi dava konusu hukuki ilişkinin TTK'da düzenlenen işlerden olması (mutlak ticari dava) gerekmektedir. Bu sebeple mahkememiz görevsizdir. Görevli mahkeme genel görevli asliye hukuk mahkemelerdir. Bu sebeple aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ☪e-imzalı Hakim ... · ☪e-imzalı
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1308, K. 2022/571, 11 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama