KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1333
- Karar No
- 2024/486
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/ Esas - 2024/
- Esas no
- 2022/ Esas
- Karar no
- 2024/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Müteveffa davacı
- ... - MİRASÇILARI
Karar Metni
2.058 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
1-... - 2-... - 3- - 4- - 5- - VEKİLİ : Av.
DAVALI
1- ..................... İŞLETMECİLİĞİ TURİZM SAN. VE TİC.A.Ş. VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ............ SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALILAR : 3- -
4- -
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/11/2022
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Davalı ...'in sevk ve yönetimindeki ... plaka sayılı halk otobüsü ile .... üzerinde seyir halinde iken sol tarafta bulunan Akkan Sokağa dönüş yapmak istediğinde Akkan Sokak köşesinde karşıdan karşıya geçmek için kaldırımda bekleyen davacı ...'a çarptığı, bu çarpma sonucu davacının hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığını, söz konusu olayda davalılardan ...'in şoför ve kazayı yapan, ...'in araç sahibi ve işleten, ...
Sigorta A.Ş.'nin ise kaza tarihi itibariyle aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, kaza neticesinde Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dava dosyası kapsamında davalı ...'in tam kusurlu bulunduğu ve taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığını, bu dosyanın kesinleştiğini, ceza dava dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda davalı ...'in tam kusurlu, davacının ise kusurunun olmadığına yönelik bilirkişi raporu düzenlendiği,
davalı ...'in ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, kazaya karışan özel halk otobüsünün ...'ın gözetim ve denetimi altında çalıştığını, bu kapsamda ...'ın da diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğunu, bu zamana kadar davalıların davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının kaza sonucu uzun süre yoğun bakımda kaldığını, yatalak durumda kaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Sadece söz konusu ceza dosyasına dayanarak hüküm kurulacağının düşünülmesinin yersiz olduğunu, somut olay değerlendirildiğinde karşı tarafın yaşı, kavrayabilme yeteneği dikkate alındığında yola çıkmadan önce yaya olmanın da getirdiği özen ve dikkatle yolun kontrol edilmesi gerektiği, bu kontrolün yapılmadan yola aniden çıkıldığı açık olduğundan söz konusu kusur tespitinin haksız olduğunu, kusura itiraz ettiklerini, Mahkemece tayin olacak bilirkişi heyetince kusuru tespit etmek üzere bilirkişi raporu alınması gerektiğini, avacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Sadece söz konusu ceza dosyasına dayanarak hüküm kurulacağının düşünülmesinin yersiz olduğunu, somut olay değerlendirildiğinde karşı tarafın yaşı, kavrayabilme yeteneği dikkate alındığında yola çıkmadan önce yaya olmanın da getirdiği özen ve dikkatle yolun kontrol edilmesi gerektiği, bu kontrolün yapılmadan yola aniden çıkıldığı açık olduğundan söz konusu kusur tespitinin haksız olduğunu, kusura itiraz ettiklerini, Mahkemece tayin olacak bilirkişi heyetince kusuru tespit etmek üzere bilirkişi raporu alınması gerektiğini, avacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı şirketin diğer davalılarla işleten sıfatını taşıyacak her hangi bir hukuki bağı olmadığını, yine davalı şirket ile araç sahibi işleten diğer davalı ... arasında, konusu “Özel Halk Otobüslerinin Bütünleşik Bilet Sistemine dahil edilmesine ilişkin” sözleşme haricinde hiç bir sözleşme bulunmadığını, söz konusu sözleşme, özel halk otobüslerinin bütünleşik bilet sistemi kapsamına alınması hususundadır.
Kazayı yapan diğer davalı ... ile işçi-işveren ilişkisi olmadığını, Sözleşmenin KAPSAM başlığı altında düzenlenen metin şu şekildedir.
“Bu sözleşme 2002 öncesi 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında elde ettikleri ticari tahditli plaklar ile taşımacılık yapana ve 07/08/2002 tarih ve E.2002/-K: sayılı Belediye meclis kararı ve 23/10/2002 tarih ve 2002/121 sayılı il trafik komisyon kararı ile otobüs tipi araçla taşımacılık hizmetini devam ettiren esnafı kapsadığını, Sözlşemenin KONU başlığı altında “ işbu sözleşme UKOME tarafından belirlenen hatlarda faaliyet gösteren Esnaf’ın elektronik bilet sistemi üzerinden elde etmiş olduğu hasılatın ...’ın uhdesinde kalması karşılığında, ... tarafından Esnaf’ın taşıdığı her türlü yolcu için,
yolcu başına sabit ücret ödenmesi hakkında olup, sabit olarak ödenecek ücretin güncellenmesine ilişkin şartlar ile toplu taşıma hizmetinin verilmesi, taşımacılık hizmetinin denetlenmesi,, yürütülmesi ve düzenlenmesinden ibarettir. Konuya ilişkin sözleşme metninden de anlaşıldığı üzere özel halk otobüslerinin denetim yetkisi ylnızca hizmetin yürütülmesine ilişkindir.
Özel halk otobüsleri Bursa Büyükşehir belediyesi Özel Halk Otobüsleri Yönetmeliği’ne göre çalıştığını, Araçların çalışması esnasında meydana gelen her türlü kaza ve fiilden, bununla ilgili olarak yargıya intikal eden her türlü sorumluluktan ve üçüncü şahıslara karşı doğacak yükümlülüklerden tamamen araç sahibi ve sürücüsü sorumludur.
Tazminat ve bu gibi davalardan hükmedilen tazminat bedellerinden Belediye sorumlu tutulamaz.” şeklinde hükümler bulunduğunu, Kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren şoför müvekkil ...’ın personeli değildir. ..., kazayı yapan motorlu aracın MALİKİ de DEĞİLDİR. Yine, motorlu araç işleteni müvekkil ... olmayıp, aracın işletenin Bursa özel halk otobüsleri odasına bağlı çalışan Davalı ... olduğunu, Kusur raporu kazanın oluşuna uygun değildir.
Bizim taraf olmadığımız ceza dosyasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, yeniden kusur incelemesi yapılmasını, Davacının talep ettiği manevi tazminat miktarların çok yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafınca 2918 sayılı KTK gereği davalı şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini, ve haliyle başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf sırf başvuru yapmış olmak için eksik evrak ile şirketimize başvurduğunu, dava şartının yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davacı taraflara SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan ...'in kullanımında bulunan ... plakalı araç yaya olarak yolda bulunan davacıya 13/09/2019 tarihinde çarparak davacının yaralanmasına sebebiyet vermiştir.
Davalılardan ...'in araç maliki olduğu, yine davalılardan ... ile davalı ... arasında söz konusu aracın işletilmesine ilişkin sözleşme akdettikleri anlaşılmaktadır.
Dava devam ederken davacı vefat etmiş mirasçılar davayı takip etmiştir.
Sözleşme içeriğine bakıldığında davalı ...'in UKOME tarafından belirlenen hatlarda elektronik bilet sistemi üzerinden elde edilen hasılatın davalı ... uhdesinde kalması karşısında davalı ... tarafından davalı ...'ın taşıdığı her bir yolcu için yolcu başına sabit ücret ödenmesi hususunda sözleşme akdedilmiştir. Bu şekilde ...'ın işletmesinde bulunan toplu taşıma hizmetinin davalı ...'a ait araç ile gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Aracın sözleşme içeriğine göre hem davalı ... hem de ... tarafından birlikte işletildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ... ve davalı ... işleten sıfatıyla meydana gelen trafik kazasından sorumludur. Sözleşmeden davalı ...'ın belirlenen hatlarda esnaflık faaliyeti göstermek suretiyle işleten sıfatı bulunduğu ...'ın da Bursa ili içerisinde taşımacılık hizmeti kapsamında söz konusu aracı sözleşmede esnaf olarak gösterilen davalı ile birlikte işletmiş olduğu görülmektedir.
Davacı söz konusu kaza nedeniyle malul kaldığını ileri sürmüş, kusurun tamamının davalı sürücüye ait olduğunu iddia etmiştir. Kusur incelemesi yapılmış alınan bilirkişi raporuna göre davalı araç sürücüsü ...'in söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacının maluliyetinin araştırılmasında kaza tarihinde yürürlükte olan ve 20/02/2019 tarihinde yayınlanan erişkinlere ilişkin engellilik değerlendirilmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre %98 oranında malul olduğu görülmektedir.
Kusur raporu ve maluliyet raporu sonrasında adli tıp uzmanı hekim bilirkişi de atanmak suretiyle davacının talep ettiği tazminat kalemleri için aktüerya incelemesi yapılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının maluliyet tazminatı alacağının TRH2010 tabloları dikkate alınarak hesaplanmasında 186.955,30 TL olduğu belirlenmiştir. Davacının maluliyeti dikkate alındığında bakıcı gideri zararı da bulunmaktadır. Bu zararın 233.582,07 TL olduğu belirlenmiştir.
Yine davacının hekim bilirkişi ile birlikte aktüerya raporuna göre 12.825,00 TL ve 36.000,00 TL tedavi gideri alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. 36.000,00 TL'lik kısım hesaplanırken bilirkişi tarafından taburcu olduğu 22/11/2019 tarihinden davacının vefat ettiği 19/08/2023 tarihine kadar aylık 1.000,00 TL SGK'nın sorumluluğu dışında kalan tedavi gideri zararının bulunduğu hesaplanmıştır.
Davacı taraf davayı ıslah ederken 22/11/2019 tarihinden 19/08/2023 tarihine kadar 1.000,00 TL'lik tutar üzerinden hesaplama yaparak ıslah talebinde bulunmuşsa da her dava açıldığı tarihteki koşullara göre dikkate alınabileceğinden hesaplamanın davacının taburcu olduğu Kasım 2019 tarihinden davanın açıldığı Kasım 2022 tarihine kadar dikkate alınması gerekir. Buna göre; bu tedavi giderleri aylık 1.000,00 TL'den 36.000,00 TL'ye tekabül etmektedir.
Sigorta poliçesi incelendiğinde maluliyet klozu için ayrı teminat limiti, tedavi klozu için ayrı teminat limiti öngörülmüştür. Maluliyet tazminatı için kloz 360.000,00 TL tutarında olup, 186.955,30 TL bu kloz dahilindedir. ZMMS genel şartlarına göre bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi klozu içerisinde yer aldığından 233.582,07 TL bakıcı gideri ile 12.825,00 TL ve 36.000,00 TL olmak üzere toplam 48.825,00 TL tedavi giderinin de 360.000,00 TL'lik tedavi gideri klozu içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Hükmün infazı ve sorumluluğun belirlenebilmesi bakımından bu klozlar ayrı ayrı hüküm fıkrasında gösterilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulaması da bakıcı gideri ve tedavi giderinin tedavi klozu kapsamında kalması gerektiği yönündedir. (.... geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine (poliçedeki tedavi klozu gereği) ait olduğundan... Yargıtay 4. HD. 21/03/2022 tarih ve 2021/26005 - 2022/5356 E.K. Sayılı ilamı)
Davacı manevi tazminatta talep etmiştir. Dava açıldıktan sonra bu hak malvarlığı hakkına döneceğinden bu hak mirasçılara geçecektir.
Manevi tazminatın belirlenmesi konusunda ise; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Buna göre davacının maluliyet oranı ve davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması dikkate alındığında davacı için 300.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuştur. Bu tazminattan sigorta şirketi dışındaki davalılar müteselsilen sorumludur.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1333, K. 2024/486, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama