İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/151 K.2022/1241

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/151Karar2022/1241Tarih8 Aralık 2022Okuma15 dk · 3.001 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2022/151
Karar No
2022/1241
Karar tarihi
8 Aralık 2022
Esas no
2022/
Karar no
2022/
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
1-
Vekili
Av.
Davalı
2-
Vekili
Av.
Dava
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Dava tarihi
28/04/2015
Karar yazım tarihi
21/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.001 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA

İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak ; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın davalıya ait ... plaka sayılı aracın çarpıp kaçması sonucu hasar gördüğünü, aracın iki numaralı davalı tarafından trafik sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, davalı aracın çalınmış olduğunu iddia ettiğini, bu iddialarının yerinde olmadığını, davalının sigorta şirketinin müvekkilinin aracındaki hasarı ödemekten kaçındığını, 11.315,62 TL tutarındaki hasarın tazminat bedeli ile 580,85 TL tutarındaki hasar tespit giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, delil olarak ... 2. SHM'nin 2013/... D.iş sayılı dosyası, tutanaklar ve her türlü delile dayanmıştır.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özet olarak ; davacı tarafın çalınmaya dair delilimiz olmadığı, bunun bir uydurma olduğu şeklindeki beyanları ise yalnızca iddiadan ibaret olduğunu, müvekkilinin karakol şikayeti sonucu konu hakkında soruşturma açıldığını, fail veya faillerin bulunamaması nedeniyle daimi arama kararı verildiğini, aracın müvekkilinin iradesi dışında çalındığını ve davaya konu olaya sebebiyet verdiğini, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; talep edilen zararın kaza tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.3. maddesine göre teminat kapsamı dışında kaldığını, çalınan veya gasp edilen araçlar nedeniyle işletenin sorumluluktan kurtulabildiği hâllerde sigortacının da sorumluluktan kurtulacağını, kusur durumunu ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. ... 4. Asliye ...

Mahkemesinin 25.10.2013 tarihli ve 2013/ E., 2013/ K. sayılı kararı ile; dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile talep hâlinde dosyanın nöbetçi asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Dosya kendisine gönderilen ...

5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2014 tarihli ve 2014/ E., 2014/ K. sayılı kararı ile; davacıya ait aracın davalının aracının çarpması sonucunda hasarlandığı, davacının hasar bedelini davalı ile davalının sigorta şirketinden talep ettiği, davalının ise aracının o gece çalınmış olduğunu, aracın çalındığından ve kazadan polisler gelince haberdar olduğunu beyan ettiği, kazayı gören olmadığı gibi tanık beyanlarından da aracın çalınmamış olduğunun anlaşıldığı, davalı ile yakınları tarafından hasarın gerçekleştirildiğine ilişkin delil bulunmadığı,

davalı sigorta şirketinin aracın çalındıktan sonra sebep olduğu zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.... (Kapatılan) 17. ... Dairesince 24.11.2014 tarihli ve 2014/...

E., 2014/ K. sayılı kararı ile;“…Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarının tahsili istemine ilişkindir.2918 Sayılı KTK'nun 107.maddesinde, “ Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur.

İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

ZMSS Genel şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır.Yerleşik ... uygulamasına göre, 2918 sayılı KTK.nun 107. maddesi uyarınca, işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için aracın sadece çalındığını kanıtlaması yetmemekte, bununla birlikte çalmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildiği halde,

çalmanın önüne geçilemediğini de kanıtlaması gerekmektedir.Davalılar davacıya ait aracın hasar görmesine neden olan aracın kayıt maliki ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır.

Somut olayda, davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat ....20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Araçta düz kontak yapılmadığı, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu tespit edilmiştir.

Gerçek işleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktır. İşletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir.

İşleten ve fiillerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarının ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.Bunun üzerine, ...

1. Asliye Ticaret Mahkememizin 09.06.2015 tarihli ve 2015/... E., 2015/...

K. sayılı kararı ile; "... bozma kararı gerekçesinde belirtilen çalındığı iddia olunan araçla ilgili kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcılarını seçmede talimat vermede denetlemede her türlü özenin gösterildiği ve bunların ispatı hususunun somut delillerle ispatının mümkün olmadığı, kazanın 27.01.2013 günü ....20 sıralarında meydana geldiği, davalıya ait ... plakalı aracın, davacının ... plakalı aracı dışında park hâlindeki birçok araca çarparak kaçtığı ve başka bir sokakta park hâlinde bulunduğu,

kazayı gören olmadığı gibi herhangi bir kamera kaydının da olmadığı, davalının, çocuklarının ve çalışanlarının söz konusu kasalı ticari aracı dükkanda taşıma işlerinde kullandıklarının ve dükkanın önünde açıkta park hâlinde bıraktıklarının dosya kapsamından anlaşıldığı, olayın pazar gecesi meydana geldiği, dükkanın o gün kapalı olduğu, dolayısıyla davalının aracı kontrol etme imkanın olmadığı, fark etme gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davalının kazadan sonra polis memurlarının eve gelmesi ile kazadan haberdar olduğunun sabit olduğu,

davalının oğlunun kaza gün ve saatinde arkadaşlarıyla maç izlediğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, davalının dükkanının faaliyet gösterdiği (doğrusu göstermediği) pazar günü çalışanlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, davalının aracın tek anahtarı olduğunu ve dükkanda kasada olduğunu söylediği ve polislerce de aynı gün akşam kasada olduğunun tespit edildiği, araçta davalı çalışanlarının, eşinin, çocuğunun izi mevcut olup aracı kullananlar olduklarından parmak izlerinin bulunmasının normal olduğu, aracın düz kontak yapılarak çalıştırılmadığı yani anahtarla çalıştırıldığının emniyet tutanakları ile belirlendiği,

araç eski bir kamyonet olup herhangi bir şekilde ve başka anahtarla çalıştırılmasının mümkün olabileceği, aracın davalı veya çalışanlarınca kullanıldığı ve kaza yapıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/... soruşturma ve 2013/... karar nolu dosyasında davalı ve çalışanları ile oğlu hakkındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçundan delil yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı ... Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazın reddedildiği, davalının kusurlu olduğu ve özen görevini yerine getirmediği yönünde delil bulunmadığı ..." gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme üzerine ... ... Genel Kurulunca 02.11.2021 tarihli ve 2017/()- E., 2021/ K. sayılı kararı ile;“. Direnme yolu ile ...

Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; zararın meydana gelmesinde işletenin veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusurlu (sorumlu) olup olmadığının ve dolayısıyla zararın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Uyuşmazlığın çözümü için konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin irdelenmesinde fayda bulunmaktadır.İşleten.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 3. maddesinde, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hâllerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmış, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimselerin de işleten sayılacağı belirtilmiştir.

Kanun’un 85. maddesinde ise; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.

İşletenin sorumluluktan kurtulabileceği durumlar ise 86. maddede sayılmıştır.

Karayolları Trafik Kanunu’nda işletenin sorumluluktan kurtulabileceği hâller sadece 86. madde ile sınırlı tutulmamış, 107. madde ile işletenin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, motorlu aracın çalınmasında kusurlu olmadığını kanıtlayabilmesi hâlinde, o motorlu aracın meydana getirdiği zarardan sorumlu olmayacağı hükme bağlanmak suretiyle 86. maddede sayılan kurtuluş beyyinelerine bir yenisi daha ilâve edilmiştir (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, ...

2012, s. 904).Karayolları Trafik Kanunu’nun “Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk” başlıklı 107. maddesi aynen. “Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur.

İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.

Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir…” şeklinde düzenlenmiş, poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası (KZMMS) Genel Şartları’nın A.3-J uyarınca.

“Çalınan veya gaspedilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gaspedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gaspeden kişilerin talepleri” teminat kapsamı dışında bırakılmıştır.Anılan madde uyarınca işletenin bu sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece aracının çalındığını veya gasbedildiğini kanıtlaması yeterli olmayıp, işletenin ayrıca çalınma veya gasp eyleminde hiçbir kusuru bulunmadığını da ispatlaması zorunludur.

Zira araç sahibi, onun izinsiz kullanılmasını önlemek için gözetim ve bakımdan kaynaklanan gerekli bütün dikkat ve özeni göstermelidir. Eş söyleyiş ile; çalınmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemler yerine getirildiği hâlde, çalmanın önüne geçilemediğinin de kanıtlanması gerekmektedir.

Gerçek işleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat ettiğinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktır. İşletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi ve özen görevi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir.

Örneğin; işleten ve fiillerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcılarını seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarının ispat edilmesi gerekir. Aynı ilkeler ... Genel Kurulunun ....06.2011 tarihli ve 2011/- E., 2011/ K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Buna karşılık, işletenin veya adamlarının kusuru ile aracın çalınması veya gasp edilmiş olması hâlinde, bu aracın meydana getirdiği eşyaya ve bedene verilen zararlardan işleten sorumlu olduğundan, onun KZMMS sözleşmesini yapan sigortacı da sorumlu olmaktadır. Sigortacı ise, böyle bir zararı karşıladıktan sonra sigorta ettiren işleticiye karşı rücu hakkını kullanabilecektir (Ulaş-s.907).

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat ....20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 tarihinde saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Aynı gece park hâlindeki birden çok araca çarpılmıştır.

Araçta düz kontak yapıldığı yönünde bir bulguya rastlanılmadığı belirtilmiş, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu belirlenmiştir. Kovuşturma raporlarında aracın çalındığı yönünde müşteki ...’ın beyanı dışında bir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir.

Davalı tarafça aracın anahtarlarının kasada muhafaza edildiği belirtilmesine rağmen, işyerinde çalışan tanık ... yeminli ifadesinde “…arabanın 4-5 tane anahtarı vardı dükkanda asılı dururdu bunlardan bir tanesi arabayı çalıştırıyordu diğerleri ise arabanın ön ve arka kapısını açıyordu araba eski model olup kapıların ve motorun çalıştırılması ayrı ayrı anahtarları vardı araba çalındığında ve sonrasında anahtarların dükkanda olup olmadığını bilmiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkemece, işletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olup olmadığı noktasında yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, ... Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.Bunun üzerine mahkememizce dosya yeniden esasa kaydedilerek, ... ... Genel Kurulu karar ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan zararın meydana gelmesinde işletenin veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusurlu (sorumlu) olup olmadığının ve dolayısıyla zararın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Taraflara davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmıştır.Mahkememiz yargılaması sırasında keşif yapılmasına karar verilmiş ise de keşif yapılmasına karar verilen mahalden davalı tarafın uzun süre önce ayrıldığından, keşif yapmanın dosyaya katkı sağlamayacağından keşif ara kararından dönülmesine karar verilmiştir.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 3. maddesinde, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hâllerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmış, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimselerin de işleten sayılacağı belirtilmiştir.

Kanun’un 85. maddesinde ise; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.

İşletenin sorumluluktan kurtulabileceği durumlar ise 86. maddede sayılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu’nda işletenin sorumluluktan kurtulabileceği hâller sadece 86. madde ile sınırlı tutulmamış, 107. madde ile işletenin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, motorlu aracın çalınmasında kusurlu olmadığını kanıtlayabilmesi hâlinde, o motorlu aracın meydana getirdiği zarardan sorumlu olmayacağı hükme bağlanmak suretiyle 86. maddede sayılan kurtuluş beyyinelerine bir yenisi daha ilâve edilmiştir (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, ...

2012, s. 904).Karayolları Trafik Kanunu’nun “Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk” başlıklı 107. maddesi aynen. “Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur.

İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.

Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir…” şeklinde düzenlenmiş, poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası (KZMMS) Genel Şartları’nın A.3-J uyarınca.

“Çalınan veya gaspedilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gaspedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gaspeden kişilerin talepleri” teminat kapsamı dışında bırakılmıştır.Anılan madde uyarınca işletenin bu sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece aracının çalındığını veya gasbedildiğini kanıtlaması yeterli olmayıp, işletenin ayrıca çalınma veya gasp eyleminde hiçbir kusuru bulunmadığını da ispatlaması zorunludur.

Zira araç sahibi, onun izinsiz kullanılmasını önlemek için gözetim ve bakımdan kaynaklanan gerekli bütün dikkat ve özeni göstermelidir. Eş söyleyiş ile; çalınmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemler yerine getirildiği hâlde, çalmanın önüne geçilemediğinin de kanıtlanması gerekmektedir.

Gerçek işleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat ettiğinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktır. İşletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi ve özen görevi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir.

Örneğin; işleten ve fiillerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcılarını seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarının ispat edilmesi gerekir. Aynı ilkeler ... Genel Kurulunun ....06.2011 tarihli ve 2011/- E., 2011/ K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Buna karşılık, işletenin veya adamlarının kusuru ile aracın çalınması veya gasp edilmiş olması hâlinde, bu aracın meydana getirdiği eşyaya ve bedene verilen zararlardan işleten sorumlu olduğundan, onun KZMMS sözleşmesini yapan sigortacı da sorumlu olmaktadır. Sigortacı ise, böyle bir zararı karşıladıktan sonra sigorta ettiren işleticiye karşı rücu hakkını kullanabilecektir (Ulaş-s.907). Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde.

Yukarıda zikredilen mevzuatlar gereğince işletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekmekte iken, davalı ...'in, davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat ....20 sıralarında meydana gelmesine rağmen, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia ettiği, ancak 28.01.2013 tarihinde saat 00.36 tarihinde karakola müracaat ettiği, bu araçla aynı gece park hâlindeki birden çok araca çarpıldığı, araçta düz kontak yapıldığı yönünde bir bulguya rastlanılmadığı, araçta tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu,

kovuşturma raporlarında aracın çalındığı yönünde müşteki ...’ın beyanı dışında bir bulguya rastlanmadığı, davalı tarafça aracın anahtarlarının kasada muhafaza edildiği belirtilmesine rağmen, işyerinde çalışan tanık ... yeminli ifadesinde “…arabanın 4-5 tane anahtarı vardı dükkanda asılı dururdu bunlardan bir tanesi arabayı çalıştırıyordu diğerleri ise arabanın ön ve arka kapısını açıyordu araba eski model olup kapıların ve motorun çalıştırılması ayrı ayrı anahtarları vardı araba çalındığında ve sonrasında anahtarların dükkanda olup olmadığını bilmiyorum…” şeklinde beyanının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'in dava

konusu kazaya karışan aracın gözetimi yönünden gerekli tüm dikkat ve özeni göstermediği, bu sebeple davalı ...'in gerçek işleten olarak farazi işleten (hırsız ve gasp eden) kişi ile müteselsilen sorumlu olacağı, bu aracın meydana getirdiği eşyaya ve bedene verilen zararlardan işleten sorumlu olduğundan, onun KZMMS sözleşmesini yapan davalı sigorta şirketinin de sorumlu olacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup.

11.315,62 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 27/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihi olan 01/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlere,

1-Davanın KABULÜ ile; 11.315,62-TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 27/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihi olan 01/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Davalı ... Sigorta A.Ş'nin poliçe limiti ile sorumlu olmasına),

2-Davacının talepte bulunduğu 590,85 TL hasar tespit tutarının yargılama gideri olarak değerlendirilmesine,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 772,97 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 203,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 569,77 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan; posta, talimat ve tebligat gideri 241,00 TL ve 590,85 TL hasar tespit tutarı olmak üzere 831,85 TL yargılama gideri ve 203,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.035,05 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde ... temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.08/12/2022

Katip · ¸e-imzalıdır. Hakim · ¸e-imzalıdır.

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/151, K. 2022/1241, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia Ve Savunma
  5. İstem
  6. Cevap
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/151
Karar No
2022/1241
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/151 K.2022/423
  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/151 K.2022/157
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/152 K.2022/856
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/152 K.2022/631
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/152 K.2022/886
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/152 K.2022/272

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.