KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1294
- Karar No
- 2024/1315
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/
- Karar no
- 2024/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.562 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:3-
4-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle.
18/01/2023 tarihinde davalı ...'a ait, sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın müvekkili ... ... plakalı aracıyla seyir halinde iken aracın ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet zararı ve şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatına şimdilik neticeten 300,00 TL maddi tazminatlar toplamına karar verilmesine,
kaza sonrası oluşan zararların temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğu zorunlu trafik sigortası poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu ifade ve özetle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00 TL olduğunu, ifade ve özetle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
... Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1) ... Plakalı Kamyonet Sürücü ... ’ın.
Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Dönüş Kuralları başlıklı Madde 53/A ile Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller başlıklı Madde 84/F hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle %100 (Yüzde Yüz) nispetinde kusurlu sayılabileceğine. 2) ...
Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ’ın: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu veya Yönetmeliğine aykırı bir kural ihlali olmadığına. 3) Trafik kazası sonucu; reel değer kaybı, onarım süresince araçtan mahrumiyet bedeli ve amortisman bedeli hesaplandığında davacıda toplam 19.750 TL (Ondokuzbinyediyüzelli Türk Lirası, Sekseniki Kuruş) zarar-ziyan oluştuğuna ilişkin kanaatimizdir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı; hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır.
Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır.
Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir.
Eldeki davada, dava. ZMMS, İMMS, sürücü ve işletene karşı ikame edilmiştir. Bilindiği üzere ZMMS limitinin tükenmesi sonrasında İMMS limiti devreye girecektir. Mahkememizce alınan kusur raporunda; karşı araç sürücüsü olan ...'ın sağa dönüşte kurala uymadığı ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kusur tespiti, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Zarar raporunda, davacının aracında oluşan hasar durumuna göre ödenen hasar bedelinin gerçek zarara uygun olduğu belirtilmiştir. Kaza sonrası tanzim edilen eksper raporu ve kaza fotoğrafları dikkate alındığında bilirkişinin tespitinin hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının bakiye hasar bedeli alacağı olmadığından bu talebinin reddi gerekmiştir. Davacının aracında hasar durumuna göre 13.387,33 TL değer kaybı olduğu hesaplanmıştır.
Aracın kilometresi, yaşı, modeli ve onarım gören parçalara göre hesaplanan değer kaybı zararına mahkememizce itibar edilmiştir. Davacının aracının objektif onarım süresi ve günlük kiralama bedeli dikkate alınarak araç mahrumiyet zararı hesaplanmış ve amortisman düşülerek sonuca varılmıştır. Davacının aracı, aldığı hasara göre 1 ay içinde onarımı mümkündür.
Bu 1 aylık süre içerisinde günlük kiralama bedeli ve amortisman düşülerek yapılan hesaplamada davacının 6.362,67 TL araç mahrumiyet zararı olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu, araçtaki hasar ve onarıma göre hazırlanmış olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı taraf, süresinde bedel artırım dilekçesi sunmuş ve dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir.
Kaza tarihi olan 18/01/2023 tarihinde ZMMS limiti, 120.000,00 TL'dir, davalı ZMMS şirketi tarafından 75.000,00 TL ve 7.751,00 TL ödeme yapılmış ve poliçe limiti tükenmemiştir. Bu durumda davalı İMMS şirketi yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Davacı tarafın ZMMS şirketine yaptığı yazılı başvuru sonrasında ZMMS şirketinin 28/11/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmış ve sigorta şirketi aleyhine bu tarihten itibaren yasal faize hükmolunmuştur.
Davacı lehine kabul olunan tazminat kalemleri ile reddolunan hasar bedeli kalemi istinaf sınırının altında kaldığından karar HMK m.341 gereğince kesin olarak verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ...
BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında. "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (...
4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/...
Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu nedenle eldeki davada, davacının ve sigorta şirketleri dışındaki davalıların tacir olmadıkları anlaşılmakla; zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1294, K. 2024/1315, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama