KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Red
- Esas No
- 2023/554
- Karar No
- 2024/1216
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/
- Karar no
- 2024/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Feri müdahiller
- 1-
Karar Metni
1.842 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
2- VEKİLİ : Av.
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2022
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle : "...Biz ... ile ortak olarak ... yılında ...-... ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketini kurduk. ... Ticaret Sicil Numarası ... olan şirketin yetkilileri ben ... ve ortağım .... 2016 yılında ortaklığı ayırmaya karar verdik. Ayrılırken, ortaklık payı olarak taşınmazları sayı olarak bölüştük ve kendi aramızda bir protokol hazırladık.
Bu protokolün gereğini yerine getirirken Tapu Müdürlüğünde, kısaca ... şirketi dediğimiz şirketimizin ... ... Mah. ... dairenin tarafıma verilmesine karar verdik. Ben payıma düşen dairelerin 14 tanesini aynı dönemlerde ortağı ve yetkilisi olduğum ... İnşaat Taahhüt Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Tekstil Kimyasal Lojistik Müşavirlik Danışmanlık Mimarlık Mühendislik Madencilik Turizm Hayvancılık Akaryakıt Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti. adına emaneten tescil ettirdim.
Taşınmazların devri, ... şirketine taşınmazları devir konusunda sözleşme yapan maliklerden ... şirketine devir şeklinde olmuştur. Ayrıca tapu masrafı ödememek için önce ...'ya sonra ... şirketine devir yerine direk maliklerden ... şirketine devir yapılmıştır.
Davaya konu 14 daireyi davalı şirkete emaneten, sonradan geri almak üzere tapuda tescil ettirdim zira hem vergi avantajından faydalanmak hem de şahsım adına olan- olma ihtimali olan vergi v.b. borçlardan dolayı taşınmazların haciz tehdidi altında olmaması için bu devirleri gerçekleştirdim. Devir tarihinde de ... şirketinin tek imza yetkilisiydim. Dava konusu taşınmazlar ... şirketinden ayrılırken şahsıma verilen ve tamamen bana ait olan taşınmazlardır.
Davalı ... şirketi ile hiçbir alakası olmayıp tamamen güven ilişkisine dayalı olarak davalı şirket adına tescil ettirilmişlerdir. ... şirketi tarafından hiçbir bedel ödenmeden şirkete devredilmişlerdir. Kaldı ki zaten ... şirketinin diğer ortağı olan ... ile yapılan paylaşım sonucu aynı gün ... da taşınmazlarını devralmıştır.
Bütün bu hususlar tapu kayıtlarından ve tanıkların beyanlarından anlaşılacaktır..." açıklamaları ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davaya konu taşınmazların 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak tedbir konulmasına mümkün olmaması halinde davalıdır şerhi işlenmesine, davanın kabulü ile ... ... Mh. ... yer alan ...
Blokta yer alan 2 Nolu dairelerin davalı adına tapu kayıtlarının iptaline ve adına tapu tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunan fer'i müdahiller ... ... ve ... vekili ise müdahale dilekçelerinde özetle : "...Müvekkillerimin ortağı olduğu şirket aleyhine açılan dava sonucunda verilecek karar müvekkillerimi etkileyeceği, davaya katılmakta müvekkillerim açısından hukuki menfaatin varlığı izahtan varestedir. Bu nedenle HMK 66.vd.maddeleri uyarınca davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunuyoruz.
Müvekkillerim ve davacının ortağı olduğu şirketin merkezi "... ... - ..." adresindedir. Dava dilekçesinde belirtilen adres ise davacının kullandığı satış ofisidir. Yapılan tebligatın yasaya uygun olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu adresin yazılması, şirket aleyhine açılan davada şirketin savunma yapmaması, şirket menfaatinin korunmaması ve davacının istediği sonucu kolaylıkla elde etmesine yönelik kötü niyetin açık örneğidir.
TMK.2.maddesine açıkça aykırı olan bu durum nedeniyle davanın reddi gerekir. Şirket aleyhine açılan bu davada yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu şirket adresine gönderilmiş olması nedeniyle müvekkillerim davadan haberdar olmuştur. Dava dilekçesinde anlatılanların hiç biri doğru değildir. Müvekkillerimin babası ... ... ... doğumlu olup, kendisinden 15 yaş küçük olan kardeşi İmdat'ı henüz 20 yaşındayken kendisine ortak etmiş ve ... ...
2016 yılında ölünceye kadar kardeşi olan davacıyı kendinden ayırmamış ve her işleri ortak, edindikleri her mal da eşit oranda ortak olmuştur. Bu kardeşlerin ortaklık dışında hiç bir münferit faaliyeti yoktur. ... Ltd.Şti. ortaklığı da böyledir.
Dava dilekçesinde bahsedilen 1927 ada 3-4 parsellerin evveliyatı da davacı ile müvekkillerimin babası ... adına kayıtlıyken ... şirketinin de ortak olması nedeniyle ...'nın inşaat yapması için gerek görülen işlemler yapılmıştır. ... şirketinin ... Ltd.Şti.ne ortak olması nedeniyle inşa edilen dairelerden yüklenici olarak ...'ya kalan dairelerin yarısı ... adına veya şirket ortakları adına tescil edilmiştir.
Sonuç olarak davacı ile müvekkillerimin babasının 1975 yılından buyana kazandıkları, şahıslar adına kayıtlı olsa da, her şey eşit ortaklık üzerine paylaşılacağı kararlaştırılmıştır. Bu husus tüm detayları ile ... 2.ATM 2021/ E.sayılı dosyada toplanan delillerle kanıtlanmıştır. Bu dosyanın celbini talep ediyoruz. Dava konusu edilen taşınmazların, iddia edildiği gibi "emaneten" tescili söz konusu değildir. Bu taşınmazlar ortaklığın kazanımıdır.
Yine davacının "..şahsım adına olan/olma ihtimali olan vergi vb. borçlardan dolayı taşınmazların haciz tehdidi altında olmaması için bu devrileri gerçekleştirdim." iddiası da doğru değildir. Davacının şirket ortaklığı/müdürlüğü dışında bir faaliyeti olmadığı gibi vergi mükellefiyeti de olmamıştır. İddia edilen şüphe, olağan hayatta, daha çok şirketle ilgili olması gerekirdi. Tam aksine şirket adına tescil edilmiş olması iddianın yalan olduğunun kanıtıdır. Bir başka husus, ...
Ltd.Şti.adına tescil edilen bu taşınmazların tapu işlemleri şirket adına davacı ... tarafından yürütülmüştür. Yani bu davada iptali talep edilen işlemlerde davacı taraftır. Davacı taraf olduğu işlemin muvazaa hukuki nedeniyle iptalini talep etmektedir. Hukuk mevzuatımızda hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak işlemin iptalini talep edemez kuralı gereği davanın reddi gerekir.
Ayrıca tapu iptali talebi, resmi senede karşı açılan bir dava olup, HMK uyarınca senede karşı ispat ancak aynı nitelikteki resmi senetle olur. Davacının bildirdiği deliller arasında bu nitelikte kanıt yoktur. Bunların dışında başka bir delil toplanmasına muvafakatimiz olmadığı gibi böyle bir durum yasaya aykırıdır. Bu nedenle de davanın reddi gerekir..." açıklamaları ile davanın reddini savunmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir. Davacı taraf ... ... Mh. ... yer alan ... nolu D Blokta yer alan Nolu dairelerin davalı adına tapu kayıtlarının iptaline ve adına kayıt ve tescil edilmesini talep etmiştir.Dava ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/03/2023 tarih ve 2022/ esas - 2023/ karar sayılı görevsizlik kararı mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz 2023/ esas sırasına kaydı yapılmıştır.Görevsiz mahkemece ...
Tapu Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın tüm satış ve devirleri gösterir şekilde tedavülleriyle birlikte takyidatlı tapu kayıtları ve ayrıca ...
Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın çaplı krokileri celp edilmiştir.Görevsiz mahkemece bilirkişilerce dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak keşif yapılmış ve kıymet takdiri istenilmiş, düzenlenen bilirkişi raporunda keşif tarihi itibariyle D blokta bulunan dairelerin toplam bedelinin 2.250.000,00 TL olduğu, C blokta bulunan dairelerin toplam bedelinin ise 29.650.000,00 TL olduğu, dava tarihi itibariyle ise blokta bulunan dairelerin toplam bedelinin 1.839.850,00 TL olduğu, C blokta bulunan dairelerin toplam bedelinin ise 24.245.138,00 TL olduğu,
.../12/2016 tarihi itibariyle ise D blokta bulunan dairelerin toplam bedelinin 305.118,00 TL olduğu, blokta bulunan dairelerin toplam bedelinin ise 3.715.664,00 TL olduğu belirlenmiş ve rapor edilmiştir.Görevsizlik kararı sonrası mahkememizce davalı şirketin sicil özeti celp edilmiş ve dava konusu taşınmazların belirlenen değerine göre eksik harç ikmal edilmiştir. ... Tapu Müdürlüğünden ... ili ... İlçesi ...
Mah. ... parseldeki tüm bağımsız bölümlerin tapu kayıtları celp edilmiştir.Dosya 1 İnşaat Mühendisi ve 1 SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş; bilirkişilerden tapu kayıtları ve ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinde taşınmaz paylaşımların ne şekilde gerçekleştirildiği, dava konusu edilen bağımsız bölümlerin 17/12/2016 tarihli sözleşme içeriğine göre hangi bağımsız bölümlere tekabül ettiği, başlangıcından beri şirket adına kaydını gerektirir bir sebep bulunup bulunmadığı,
şirket kayıtlarında buna ilişkin bir kayıt olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Düzenlenen heyet bilirkişi raporunda dava konusu bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle değerlerinin 27.350.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Aldırılan bilirkişi raporu sonrası bilirkişilerce belirlenen tutara göre alınması gereken harcın 467.069,62 TL olduğu, eksik 21.623,25 TL harç davacı tarafa tamamlattırılmıştır.Davalı şirket ile dava dışı ... Ltd.
Şti.'nin sicil özetleri ile ilk kuruluşundan bugüne kadar tüm şirket ortaklarını ve paylarını gösterir evrakları ile ... ile ... ilçesi ... Mahallesi 1927 ada 4 parsele ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ilgili belediyeden celp edilmiştir.Davacı tarafa yapılan protokolde Yücel Kamberoğlu'nun vekaleten imza koyduğu belirtilmiş olmakla bu vekaletin kimden geldiğini açıklamak ve yazılı bir vekalet sözleşmesi var ise bunu sunmak üzere kesin süre verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacı tapu iptal tescil istemine dayanak olarak söz konusu taşınmazların kendisine ait olduğunu ancak bir takım borçları ve vergisel sorunları nedeniyle taşınmazları kendi üzerine almadığını taşınmazların doğrudan davalı şirket adına tescil edilmiş olduğunu beyan etmiştir.Dava konusu taşınmazların ... ...
Mahallesi 1927 ada 4 parselde taşınmaz maliki ile ... ve ... ortaklığının müteahhitliğini üstlendiği kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu yapılan yapıdaki bağımsız bölümler olduğu anlaşılmaktadır.Davacı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bu bağımsız bölümlerin bazılarının kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını ancak açıklandığı üzere vergisel sorunları ve bir kısım borçlardan dolayı haciz tehdidi nedeniyle taşınmazların devrini üstüne almadığını ileri sürmüştür.Davacının ileri sürdüğü bu olgu nam-ı müsteardır.
Davacı gerçekte hak sahibinin kendisi olduğunu ancak taşınmazların davalı şirket adına tescilinin sağlandığını ileri sürmektedir. Davacı iki türlü ispat yükümlülüğü altındadır. Birincisi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı adi ortaklık olduğuna göre taşınmazın kendisine ait olduğunu ispatlamalı, bunun ispatından sonra da davalıya yapılan temlikin nam-ı müstear çerçevesinde yapılmış olduğunu ispatlamalıdır.
Davacı davasını 23/12/2015, 20/05/2016 ve 17/12/2016 tarihli protokollere dayandırmıştır.Davacı birinci ispat koşulu olarak diğer adi ortak ... ile aralarındaki yaptığı protokolleri sunmuştur. Bu protokollerden birincisi 23/12/2015 tarihli olup ada parseldeki kayıtlı taşınmazın bloktaki dairelere ilişkindir. 17/12/2016 tarihli protokol ise C bloğa ilişkin olup bu protokolde (b) ile gösterilen numaralı adet dairenin ...'a ait olduğu yazılmıştır. Dava konusu taşınmazlar ise C bloktaki -...- ve blokta yer alan numaralı dairedir.17/12/2016 tarihli protokolde ortak olan bağımsız bölümler numaralı bağımsız bölümlerdir. Diğer bağımsız bölümlere ilişkin protokol bulunmamaktadır. Aynı zamanda bloğa ilişkin de protokol yoktur.
20/05/2016 tarihli protokolde ise toplam dairenin ... ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmiş ayrıca katlı blokta ...'na düşen bir dairenin de ...'a verilmesine, ... arsa ise ... veya ...-...'na tapu işlemi yapılmasına karar verilmiştir.Davacı nam-ı müsteara ilişkin iddialarını da ispatlayamamıştır. Sunulan bu belgeler nam-ı müstear olgusunu ortaya koymamaktadır. Davacı ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... sayılı dosyasında keşif sırasında tanık sıfatıyla dinlenen ...'nun mahkeme içi ikrarda bulunarak dairelerin davacıya ait olduğunun ikrar edildiğini belirtmişse de davalı şirketin sicil kayıtları incelendiğinde ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesince kayyım atanana kadar şirket yetkilisinin ... ve ... olduğu 5 yıl süre ile şirketi birlikte temsil etmelerine 08/03/2023 yılında yapılan tescille karar verilmiş olduğu ayrı ayrı münferiden temsile yetkili olduklarına dair bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça ...'nun feri müdahil sıfatıyla ve ...'nun tanık sıfatıyla bildirmiş olduğu beyanlarda nam-ı müstear olgusunun ispatlandığını ileri sürmüşse de; söz konusu şirkete öncelikle denetim kayyımı atandığı, denetim kayyımının atandığı dönemde bir kısım beyanlarda bulunulduğu daha sonra ise şirkete yönetim kayyımı atandığı,
beyanlara bakıldığında ...'daki fiili tasfiyenin nasıl yapıldığına ilişkin olduğu, nam-ı müstear akdinin ispatına ilişkin zorunlu unsurları karşılamadığı, zira taşınmazların arsa sahibi üzerinden doğrudan tapuda şirket adına tescilinin ve devrinin sağlandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hak sahibinin adi ortaklık olduğu,
öncelikle adi ortaklığın fiili tasfiyesinde davaya konu bağımsız bölümlerin davacı adına paylaştırıldığının davacıya devredilmiş olduğunun ispatlanması gerektiği, yine nam-ı müstear akdinin de tapu devrinden önce yahut sonrasında yapılan yazılı bir belge ile gerçek hak sahibinin davacı olduğu halde devrin 3. Kişilerden gizlemek kastıyla davalı şirket adına yapıldığının akdin tarafları tarafından ortaya konulan irade ile ispatlanması gerektiği,
buna ilişkin gerek dava dosyasına sunulan protokollerde gerekse mahkeme içi ikrar diye atfedilen beyanlarda bu hususun ispata yarar somut bir olgu bulunmadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/554, K. 2024/1216, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama