KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Yetkisizlik
- Esas No
- 2023/727
- Karar No
- 2024/624
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/ Esas
- Karar no
- 2024/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Feri müdahil
- ... KURUMU BAŞKANLIĞI
- Vekili
- Av.
- Dava
- İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)
- Dava tarihi
- 19/07/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/05/2024
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde : Davacının iflasa tabi kişilerden olduğunu, son yıllarda gerçekleştirmeyi planladığı projelerinde gerek yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gerekse iş yaptığı kişilerden alacaklarını alamamış olması nedeniyle başarısız olduğunu ve önemli derecede borç altına girdiğini, davacının iyi niyetle ödemelerini yapmaya çalıştığını ancak mevcut mal varlığının borçlarını ödemeye yetmediğini, hakkında açılan icra takipleriyle bütün mallarının haczedildiğini ileri sürerek davacının iflasını talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Eldeki dava davacının borca batıklık nedeniyle doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
İİK m. 179 uyarınca iflas davası iki şekilde ortaya çıkabilir. Birinci ihtimalde sermaye şirketi (anonim ve limited şirket, TTK m. 124) veya kooperatifin borca batıklık sebebiyle kendisi iflasını isteyip davanın davacısı olurken, ikinci ihtimalde herhangi bir alacaklı şirketin iflasını isteyip davanın davacısı olabilir. Pasifi (borçları) aktiflerini (mevcut ve alacaklarını) karşılamaya yetmeyen sermaye şirketi veya kooperatif, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden şirketin iflâsını isterse, davacı şirket veya kooperatif olup, kanunî mükellefiyete uymuş olur.
İflâsı isteme yetkisi ve görevi, şirket veya kooperatifi idare ve temsille görevlendirilmiş kimselerde, yani yönetim kurulundadır (TTK m. 376); ancak yönetim kurulunun organ sıfatıyla hareket etmesi sebebiyle davacı yine şirket olacaktır. Böylece, aktifleri (mevcudu ve alacakları) borcunu karşılamaya yetmediği (borca batıklık durumu) anlaşılan şirketin faaliyetine daha fazla devam etmesi önlenmekte ve sınırlı sorumluluğu dikkate alınarak gayri muayyen bir kitle korunmaktadır.
Borca batıklığı alacaklılar da ispatlayıp, şirketin iflâsını talep edebilirler. Bu hâlde davacı alacaklıdır ve davalı olarak şirketi gösterir. Davacı alacaklı şirkete karşı takip yapabileceği gibi, İİK m. 179’a göre (şirketin yıllık bilançosundan borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa) şirketin doğrudan iflâsını da isteyebilir.
İflâs tâbi bir borçlunun borca batıklık nedeniyle kendi iflasını istediği davada davalı yoktur. İflâsın “kamusal bir talep” olma niteliği burada daha açıkça göze çarpmaktadır. İflâs talebini alan mahkemenin, İİK m. 166, 2’deki usûlle bu talebi ilân etmesi üzerine alacaklılardan bazıları, doğrudan doğruya iflâs talebinin reddi istemiyle, onbeş gün içinde iflâs davasına müdahale veya itiraz edebilir.
Ticaret mahkemesi, iflâs davası açılınca davayı basit yargılama usûlü ile (HMK m. 316-322) görür ve duruşmalı olarak inceleme yapar.
İflas istemi İİK da düzenlenen usulle ilan edilir. Eldeki davada bu ilan tamamlanmış ve ilanla duruşma günü arasında en az 15 günlük süre bırakılmıştır. İlanda duruşma gün ve saatine de yer verilerek müdahil olmak isteyen alacaklılara davaya müdehale edebilme imkanı tanınmıştır.
İflas avansı ve gider avansı depo edilerek, ilan ve diğer giderlerin yapılabilmesi ve yine olası bir iflas kararı halinde iflas tasfiyesi sırasında giderlerin karşılanabilmesi bakımından avans yatırma işlemi tamamlanmıştır.
Dava borca batıklığa dayalı iflas istemine ilişkin olduğundan, davacı şirketin aktiflerinin pasiflerini karşılayıp karşılamadığı araştırılmış ve bu konuda bilirkişi incelemesi de yapılmıştır.
Davacının 26.956,45 TL tutarında borca batık olduğu tespit edilmiştir. Borca batıklık tutarı düşük bir miktardır. Ancak ilanla dosyaya müdehale eden ve iflasın kötüniyetli olup olmadığı ile ilgili bir iddia ortaya koyan alacaklı çıkmamıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun “İflas Takiplerinde Yetkili Merci” başlığı altında düzenlenen 154/III. maddesinde, “Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.” Hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesi'nin yetkisi kamu düzenine ilişkin olup, kesindir. Nitekim, aynı ilke Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2011 gün ve 2011/ Esas, 2011/ Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Dosyaya sunulan bilgi belgeler ile yapılan yazışmalardan davacının ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olarak bulunduğu, vergi dairesi kaydınında de ... olduğu son muamele merkezinin ... ili olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının son muamele merkezinin ... ili ... ilçesi olması, ... Ticaret Sicilinde kayıtlı olması göz önüne alındığında mahkememizin yetkisizliği ile ... (Batı) Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/727, K. 2024/624, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama