KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1181
- Karar No
- 2025/957
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- Av.
Karar Metni
1.306 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
: 2- 3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 01/08/2023 tarihinde davalılardan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç seyir halinde iken ışıklarda bekleyen davacı sürücü ...'a ait ... plaka saylı araca arka kısından çarptığı ve bu şekilde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza neticesinde aracında ortaya çıkan zararın giderilmesi için ... Sigorta Anonim Şirketi nezdindeki kasko poliçesi üzerinden ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ...
Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen eksper raporuna göre davacının aracında meydana gelen hasarın onarım maliyetinin 168.787.23 TL olarak tespit edildiğini ve kasko şirketi tarafından karşılandığını, davalıların davacının aracında oluşan değer kaybı tazminatından sorumlu olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
... Katılım Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalının kazaya karışan ... plakalı aracının ... sorgusundan da görüleceği üzere kaza tarihi itibariyle ... Sigorta Şirketinde trafik sigortası ile sigortalı olduğu, davanın ... Sigorta Şirketine yöneltilmesi gerektiğini, dilekçe ekinde KTT ve ...
Sigorta A.Ş' nin konu dosya için yapmış olduğu ödeme kayıtlarının mevcut olduğu, davalı şirket nezdinde tanzim edilen herhangi bir sigorta poliçesi olmadığından huzurdaki davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, ... kayıtlarında ve kaza tespit tutanağında kazaya karışan aracın ... plakalı araç olduğunun sabit olduğu, bu halde davacının kazaya karışan aracın diğer ... plakalı araç olduğu yönündeki iddiasını ispat etmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER
... Merkezi ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müzekkere cevaplarının geldiği görüldü. Dava konusu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti ve davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin belirlenmesi amacıyla bir adli trafikçi bilirkişi bir makine mühendisi bilirkişiden rapor aldırıldığı görüldü.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/06/2025 tarihli raporda özetle; '' ... Plakalı Çekici Sürücüsü ...'ın.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 56/e maddesinde düzenlenen. Madde 56 — Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. Araçlar arasındaki mesafe:Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.
Maddesini ihlal ettiğinden meydana gelen bu kazanın oluşumunda %100 (Yüzde Yüz) oranında tek asli kusurlu olduğu Karayolları Trafik Yönetmeliği: araçlar Arasındaki Mesafe Madde 107- Sürücüler, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli Bu mesafe, kendi araçlarının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metredir. Takip mesafesi, takip eden aracın 2 saniyede katedeceği yol uzunluğu kadar da olabilir.
Kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) araç kullananlarda araçları arasında, kendilerini sollayıp geçmek isteyen araçların gerektiğinde güvenle girebilecekleri kadar açıklıklar bulundurmak zorundadırlar. Bu açıklıklar, kol veya gruba dahil araçların azami hızlarına göre takip mesafesinden az olmayacaktır. Tehlikeli madde taşıyan araç sürücüleri, yerleşim birimleri dışındaki karayollarında diğer araçları, en az 50 metre mesafeden takip etmek zorundadırlar. ...
Plakalı Otomobil Sürücüsü ...'un ise; meydana gelen bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı;Dava konusu araç satılmak amacıyla pazara götürüldüğünde emsallerine göre 135.000.00 TL ( yüz otuz beş binTürk Lirası ) değer kaybedebileceği '' şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından sunulan 24/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 50,00 TL olan değer kaybı bedeli talebini 134,950,00 TL arttırarak toplam 135.000,00 TL'ye yükselttiği ve tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan değer kaybı talebine yöneliktir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile, davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde 01/08/2023 tarihli davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davaya konu kaza neticesinde davacının aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek değer kaybı bedelinin tüm davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan 10/06/2025 tarihli heyet raporlarında ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ...'ın: KTK md. 56 takip mesafesini koruma maddesini ihlal ettiğinde kazanın meydana gelmesinde tam (%100) kusurlu, davacı sürücü ...'un ise kusursuz olduğu, yine davacının maliki olduğu araçta 135.000,00-TL değer kaybı zararının oluştuğu belirtilmiştir.
Bu haliyle, alınan rapordaki kusur oranı saptaması, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve araçlardaki hasar durumu dikkate alındığında kaza ile uyumlu olduğu, raporda kazanın oluşumunu tüm etkenlerle irdelediği ve doğru sonuçlara vardığı anlaşıldığından davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu mahkememizce de kabul edilmiştir.
Değer kaybı belirlemesinde, denetime açık emsal satış ilanları da gözetilerek aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile kaza tarihindeki hasarlı ikinci el değeri tespit edilerek değer kaybının belirlendiği, yine değer kaybı olarak belirlenen bedelin hasarın niteliği, meydana gelen zarar, kaza tarihindeki rayiç değer göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü anlaşıldığından 10/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmıştır.
O halde, ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının 135.000,00-TL değer kaybı yönünden alacaklı olduğu ve davacı vekili tarafından sunulan 24/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacının davasının kabulü ile, 135.000,00-TL değer kaybı bedelinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 04/10/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketine 15 gün süre verildiği, bu tarihten itibaren 15 gün sonrasına tekabül eden tarihin 14/10/2024 olduğu anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden bu tarihten itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren - kazaya karşıdan davalı aracın da kullanım amacının ticari olması dikkate alındığında- avans faize hükmedilmiştir. Son olarak ise, ...
4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır.
Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1181, K. 2025/957, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama