KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1204
- Karar No
- 2025/626
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Av.
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla yukarıda belirtilen icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini, Borçlu, süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, Borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, 29/08/2024 tarihli fatura nolu 42.000TL lik faturanın 22.000 TL lik kısmını 29/08/2024 tarihinde müvekkiline ödediğini ancak kalan 20.000 TL lik bakiyeyi ödemediğini, Arabulucuya başvurulduğunu ancak sonuçta alınamadığını, borçlunun itirazı yerinde olmadığını, Yargılama aşamasında bilirkişi incelemesi ile incelenecek defter kayıtları ile bu durum ortaya çıkacaktır. Borçlunun haksız itirazının iptali davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizde açılan işbu dava başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de;
“iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ...
Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan değildir.
Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. Bu hususun tespiti amacı ile mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevabında davacının işletme hesabı usule göre defter tuttuğu belirtilerek davacının vergi kayıtları mahkememize gönderilmiştir.
Davacının vergi kayıtları incelendiğinde VUK 177 maddesinde hadleri aşmadığı dolayısı ile tacir sıfatını haiz olmadığı bu bağlamda davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.
Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1204, K. 2025/626, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama